Tiyatro Festivali sahnede

Siz de krizden payınızı aldınız, Tiyatro Festivali iki senede bir düzenleniyor.
Haber: MELİS DANİŞMEND / Arşivi

Siz de krizden payınızı aldınız, Tiyatro Festivali iki senede bir düzenleniyor.
Geçen sene maalesef Tiyatro Festivali'ni yapamadık. Ekonomik kriz, tam festivalin orta yerinde ve beklenenden daha çabuk patladı. Bütün uğraşlarımıza rağmen, mart ortalarına kadar hiçbir sponsor bulamadık. Onun için de çok üzülerek Tiyatro Festivali'ni erteleme kararı aldık. Festivalin prodüksiyon masrafları çok yüksek. Grupların gelmesi, provaların yapılması, sahnenin kurulması, dekorun taşınması... Diğer festivaller kadar kolay sponsor bulamıyoruz. Düzeyimizi düşürmemek için festivali iki yılda bir yapmanın daha sağlıklı olacağına karar verdik.
Vakfın düzenlediği festivaller içinde, Tiyatro Festivali'ne gösterilen ilginin daha az olduğunu düşünüyor musunuz?
Düşünmüyorum. Çünkü Tiyatro Festivali'nin iyi bir seyirci kapasitesi var. 13 yıllık bir festival. Özellikle son yıllarda atağa geçti, çok önemli topluluklar ve yönetmenler getirmeye başladı. Çıtasını yükselttiği için de öbür festivallerin gerisinde kaldığını kabul etmiyorum. Hepsinin çizgisi farklı. Ayrıca festivalin Türk tiyatrosuna katkıları olduğunu da düşünüyorum.
Peki Türk tiyatrosunun yaşadığı sorunlar festivale yansıyor mu?
Tabii kaçınılmaz olarak yansıyor. Tiyatro daima ekonomik kriz içinde. Hoş, Türkiye hiçbir zaman ekonomik krizden başını kaldırmış değil. Tiyatro soluk alamıyor, dolayısıyla da çok iddialı şeyler yapılamıyor. Devlet desteğine bakıyoruz, komik rakamlar veriliyor. Altyapı ve yazar sorunu yaşıyoruz. Bu yıl ne olur bilmiyorum fakat geçen yıllarda seyircinin festivale büyük bir ilgisi vardı. Sanıyorum ki, güzel ve iyi şeyler sunduğunuz zaman seyirci görüyor.
Oyunları nasıl seçiyorsunuz?
Festivalleri izliyoruz. Yabancı topluluklarla, sanatçılarla, prodüktörlerle kurduğumuz çok sağlam ilişkiler var. Onlarla temas halindeyiz. Bu iletişim ağı kurulduktan
sonra olaylar kendiliğinden gelişiyor.
Bu sene Türk tiyatroları ağırlıkta...
Belki evvelki seneye nazaran daha fazla Türk tiyatrosu var ama bu sene proje çok. Türk tiyatrolarının fazlalığı bence hoş bir olay.
Festivalin favorileri hangileri?
Benim için hepsi favori. Tabii ilkler, yeniler var. İlk derken, Türkiye'ye ilk defa gelen Amerikalı The Wooster Group var. O herhalde epey tartışmalara yol açacak. Dans tiyatrosu alanında çok sert bir dili olan Bedenler var. Bizde hiç oynanmamış olan Sarah Kane var. Bizim ortak yapımcı olarak katıldığımız Oidipus Nerede? var. Muazzam bir sokak tiyatromuz var: Kuşların Dili. Sanıyorum ki herkes çok eğlenecek. Bir de tabii açılışta Nâzım'a Armağan var. Genco Erkal, Yıldız Kenter, Ayla Algan, Zeliha Berksoy, Jülide Kural, Zuhal Olcay, Tilbe Saran, Sema, Zeynep Tanbay ve Işık Yenersu'nun gösterisi. '98'den beri hep ortak yapımcı olarak bir takım çalışmaların altına imza attık. Bu sene kendi yapımımızla,
Nâzım'a Armağan ile perde açıyoruz. Hepsi çok özenle seçilmiş oyunlar. Umuyoruz seyirci de aynı zevkle izleyecektir.
Sizin tiyatroya ilginiz ne zaman başladı?
Tiyatro, benim okul yıllarından beri merak duyduğum bir sanat dalı. Arnavutköy Amerikan Kız Koleji'nden sonra tiyatro okumak istedim ve Amerika'ya gittim. Tiyatro üzerine master yaptım. Ondan sonra tiyatro doktorası yapmak istedim ve çok fazla dışarılarda bulunduğum için özellikle Türkiye'ye geldim. Ankara'da Dil Tarih'te doktoramı yaptım. Yani benim tiyatroya ilgim hep kuramsal alanda oldu. Uzun süredir eleştiri yazıyorum. Bir süre Kim, May, Yön gibi dergilerde ve Dünya Gazetesi'nde yazdım. '82'de Cumhuriyet'te yazmaya başladım. Şimdi de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tiyatro Bölümü başkanıyım.
Tiyatronun bazıları tarafından "modası geçmiş bir sanat" olarak tanımlanmasına ne diyorsunuz?
Çok yanlış. Tiyatro hiçbir zaman modası
geçmiş bir sanat değil; insanlıkla
var olmuş bir sanat.
Bir sonraki festival için çalışmalara başladınız mı?
Tabii aklımızdan geçenler var ama ondan önce, 2003 yılında çok önemli, özel bir projemiz var. Onun hazırlıklarına başladık. Pina Bausch, İstanbul için özel bir proje yapıyor. Kendisi belli kentleri seçiyor. Festival biter bitmez, ağustosta ekibiyle buraya gelip provalara başlayacak. Üç hafta burada kalacak. 2003 Mayısı'nda ise İstanbul projesiyle geri gelecek. Bunun yanı sıra 2002 sonunda büyük bir olasılıkla, Dionysos için Yunanistan'dan Melina Mercouri Vakfı'yla
ortak olarak bir sahne sergisi yapacağız. Bu sergide dünya üzerindeki antik tiyatroların maketleri, önemli masklar ve kostümler sergilenecek.