Tiyatronun en tatlı cadısını kaybettik

Tiyatronun en tatlı cadısını kaybettik
Tiyatronun en tatlı cadısını kaybettik
Türk tiyatrosunun dev isimlerinden biriydi, ömrünü sahnelere adamış, tiyatroyu her şeyin üstüne koyan bir kadın... Bir süredir tedavi görmekte olan Macide Tanır, 91 yaşında veda etti.

Tiyatroya giden yolu, babasının, Erenköy Kız Lisesi’ni birincilikle bitirdiği vakit kurduğu “Bu memleketin mektepli sanatçıya ihtiyacı var, olabiliyorsanız olunuz” cümlesiyle açılan bir isim, Macide Tanır... 1922 doğumlu sanatçı, Galatasaray Lisesi’ndeki sınavı kazanır, Ankara ’da konservatuvar yılları başlar. Devlet Konservatuvarı Tiyatro ve Opera Bölümünü’nden üç yılda mezun olur ve 1943’te Devlet Tiyatrosu oyuncusu olarak sahneye çıkar. Tanır’ın hayatını şekillendiren; yeteneği kadar, disiplinli kişiliği de olmuştur. Kendisini eleştirmekten sakınmayan, oyunları kapalı gişe oynarken dahi başrole kendisini değil tiyatronun kendisini koyan bir genç kadındır...
Tanır, 1985’e kadar sahnelerde kaldı. Sanat yaşamı boyunca sayısı 50’yi aşan eserde başrol oynadı. Tiyatro seyircisi onu en çok ‘Ağaçlar Ayakta Ölür’ ile TV izleyicisi ise ‘Şehnaz Tango’ dizisinden tanır. 1991’de aldığı Devlet Sanatçısı Ödülü ve 1997’de aldığı Afife Tiyatro Ödülü başta olmak üzere çok sayıda ödülün sahibidir.
1985’te Devlet Tiyatrosu sanatçılığından yasa nedeniyle mecburen emekli olduğunda hislerini “Bana artık tiyatro yapma diyorlar, bana artık nefes alma diyorlar” sözleriyle dile getirmişti Tanır. DT’nin ardından sahne hayatı Nedim Saban’ın davetiyle Tiyatro Kare’de devam etti.
Sanat serüvenini anlatan ‘Tiyatronun Cadısı’ adlı anı kitabında toplamıştı. Onu sinemada ‘Yer Demir Gök Bakır’, ‘Yengeç Sepeti’, ‘Cumhuriyet’ gibi filmlerde seyrettik. Tanır, bir ömre yayılan sanat serüvenini ‘Tiyatronun Cadısı’ adlı kitabında toplamıştı. Son günlerini hasta yatağında geçirmişti, tiyatro severler için ise ‘ağaçlar gibi’ ayakta veda etti...
‘Artık çok az kişi kaldık’

 Genco Erkal:Türk tiyatrosu efsane oyuncularından birini kaybetti. Macide Tanır’ı büyük rollerinden birinde bir kez seyretmiş olan onu unutamaz. Hayattaki duruşuyla hep örnek bir sanatçı oldu. Çağdaş Türkiye ’nin gurur duyacağı bir Cumhuriyet kızıydı. Onun gibi insanlara çok rastlanmıyor artık. Güle güle sevgili dost.
Şebnem Bozoklu: Bir ikondu. Hakkında anlatılanlar efsane gibi bir üst jenerasyona iletilir. Yaşamı ve oynadığı karakterler unutulmayacak.
Ayşenil Şamlıoğlu: Ustamdı, dostumdu. Ömrü boyunca mesleki yaşamda nasıl durulması gerektiğinin dersini verdi. Kendisiyle kurmuş olduğum dostluktan, onun beni yaşdaşı kabul edip kurduğu diyaloglardan o kadar çok beslendim ki ömrümün sonuna kadar onun bana verdikleri benimle birlikte gelecek. Meslekte doğru yolda olduğumun işaretiydi.
Orhan Alkaya: DT ekolünün sembol oyuncularının başındaydı. Çok büyük bir oyuncuydu. Kaybı son derece üzücü…
Işıl Kasapoğlu: Artık çok az kişi kaldık. Büyük insanlar gidiyor yerine yenileri yetişmiyor. O da büyük oyunculardandı. Çok büyük bir oyuncuyu kaybettik ve görüyorum ki yakın sürede gerçek oyuncu kalmayacak.