Topkapı'dan kız kaçırma

Topkapı'dan kız kaçırma
Topkapı'dan kız kaçırma
Topkapı Sarayı'ndan 'kız kaçırmanın' tadı yine yerinde...
Haber: ZEYNEP AKSOY / Arşivi

İstanbul Opera Festivali’nin bu haftaki yıldızı Mozart’ın ‘Saraydan Kız Kaçırma’sı. ‘Kız Kaçırma’ aslında bu yıl 4’üncüsü gerçekleşen festivalden çok önceden beri yazları İstanbul’da çeşitli mekânlarda, özellikle de Topkapı Sarayı’nda sahnelenirdi ve İstanbul yazlarının hem şehir halkı hem de yabancılar için, en ilgi çeken kültürel etkinliklerinden biriydi. Nedenine gelince... Mozart’ın orta-erken dönem operalarından olan, Viyana’nın Türk kuşatması tehditlerinden kurtulduğu ama Türk kültürü ve etkisinin hâlâ sürdüğü bir dönemde, 1782’de prömiyer yapan ‘Saraydan Kız Kaçırma’, İstanbul’da Selim Paşa’nın konağında geçer. ‘Turquerie’ akımından ve oryantalizmden izler taşıyan eser, aryaları, düetleri ve dörtlüleriyle kulaklar için tam bir şenlik.
İspanyol soylusu Belmonte’nin uşağı Pedrillo’yla bir olup Selim Paşa’nın konağında esir sevgilisi Konstanze’yi kaçırma çabalarına dayanan basit konusu, ‘ötekileştirmeye’ dair bütün postmodern eleştirilere karşın oryantalist, daha doğrusu ‘turquerieist’ akımın egzotizmden, bilinmeyenin büyüsünden aldığı bütün cazibeye sahip; sırf Batılılar için değil, zaman olarak uzağında olduğumuz için, o kültürden gelen bizler için bile...
Yekta Kara’nın rejisi, çok iyi bir fikri ve buluşu içinde barındırıyor: Aslında bir singspiel ‘Saraydan Kız Kaçırma’, yani bir şarkılı oyun . Dolayısıyla aralarda resitatifler değil konuşmalar var ve bu konuşmalar geleneksel olarak her oynanan ülkenin kendi dilinde yapılır. Yekta Kara, rejisinde, her milleti kendi dilinde konuşturuyor. Bu da rejinin dayandığı “bu insanlar farklı dünyalardan geldikleri için birbirlerini anlamıyorlar” konseptinin altını çiziyor. Özellikle Osman ve Constanze için opera tarihinde yazılmış en zor aryaları barındıran ‘Saraydan Kız Kaçırma’ keyifli ve zeki rejisi, Samsun DOB’nin başarılı orkestra ve korosu, insanı 18’inci yüzyıl İstanbulu’na ışınlayan kostümü ve elbette Topkapı Sarayı’nın muhteşem doğal dekor/atmosferiyle bu haftanın kesinlikle kaçırılmaması gereken sahne olaylarından.