Tuncel Kurtiz hayatını kaybetti

Tuncel Kurtiz hayatını kaybetti
Tuncel Kurtiz hayatını kaybetti
Tiyatro ve sinemanın duayen oyuncusu Tuncel Kurtiz sabah sporunu yaptıktan sonra geldiği Etiler'deki evinde yaşamını yitirdi. Kurtiz için yarın Harbiye Muhsin Ertuğrul sahnesinde saat 11.00'de anma töreni yapılacak.

Birçok sinema filmi ve televizyon dizisinde yer olan usta oyuncu en son Muhteşem Yüzyıl dizisi kadrosunda yer alıyordu. Kurtiz, oynadığı 70 filmle çok sayıda "En İyi Yardımcı Oyuncu" ödülü aldı. Yılmaz Güney'in Umut, Sürü, Duvar gibi unutulmaz filmlerinde vazgeçemediği oyuncu olan Kurtiz, oynadığı karakterle bütünleşerek gerçekçilik hissini en güçlü yansıtan sanatçılardan birisiydi. 

EVİNDE VEFAT ETTİ

Ünlü sanatçı Tuncel Kurtiz hayatını kaybetti. Kurtiz 77 yaşındaydı. Haberin ardından Tuncel Kurtiz’in Etiler’deki evine giden muhabirimiz Ece Çelik’in aldığı bilgiye göre, sanatçı bu sabah sporunu yaptıktan sonra eve geldi ve eşi Menend Kurtiz’in hazırladığı kahvaltı sofrasına oturdu. Oturduğu sandalyeden yere düşmesi üzerine sesi duyup eşinin yanına gelen Menend Kurtiz, Tuncel Kurtiz’i baygın halde yerde görünce evin yakınındaki Boğaziçi Pastanesi’ndekilerden yardım istedi. Ve Kurtiz’in yaşamını yitirdiği anlaşıldı.

Tuncel Kurtiz'in ölümü sosyal medyada böyle yankılandı


EVİNE SANATÇI AKINI

Haberin duyulmasıyla Kurtiz’in sanatçı dostları, yakınları ve kalabalık bir gazeteci topluluğu evinin önünde toplandı. Kurtiz’le çok sayıda filmde rol alan Tarık Akan’ın içeri girmekte zorlanıp bir köşede ağlarken öğle saatlerinde eve gelen isimler arasında şu isimler yer aldı: Cansu Dere, Ozan Güven, Meltem Cumbul, Berrak Tüzünataç, Bergüzar Korel, Halit Ergenç, Güven Kıraç, Ceyda Düvenci, Rıza Kocaoğlu, yapımcı Timur Savcı ve Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal ve Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül.  

'Ölümü gömdüm geliyorum'

HERKESİ SEVGİLİSİYDİ

Ünlü sanatçının karısı Menend Kurtiz evin dışında toplananlara "Sadece benim değil, herkesin sevgilisiydi. Başımız sağolsun" dedi.

ANMA TÖRENİ 

Kurtiz için yarın Harbiye Muhsin Ertuğrul sahnesinde saat 11.00'de anma töreni yapılacak. Turtiz'in cenazesi Balıkesir'in Güre kasabasına bağlı Tahtakışla köyünde defnedilecek.





 

 

ERMAN ATAUNCU DERLEDİ: KURTİZ'İN PORTRESİ


Türkiye oyunculuk tarihinin en saygın isimlerinden Tuncel Kurtiz, 77 yaşında Etiler’deki evinde hayata veda etti. Yılmaz Güney’in Türkiye sinemasına kazandırdığı uluslararası değerlerden biri olan, tiyatrodaki performansları akıllardan çıkmayan ve Peter Brook’tan Can Yücel kadar bir çok ismin de yer aldığı hayat hikayesiyle Kurtiz, Türkiye sanatının en renkli isimlerinden biriydi. Tuncel Kurtiz, 1 Şubat 1936’da İzmit’in Bahçecik nahiyesinde doğdu. Bürokrat babasının görevi gereği ilkokulu sekiz farklı şehirde bitiren Kurtiz, ilk sahne deneyimini de Edremit’te bir ortaokulda okurken yaşadı. Cumhuriyet’ten Esra Açıkgöz’le yaptığı söyleşide pamuktan yaptığı sakalla sahneye çıktığını ve alkışları ilk kez böyle duyduğunu söyleyen Kurtiz, her ne kadar bu deneyimden zevk alsa da en başta yazar olma hayalleri kurdu. Yine farklı şehirlerde devam ettiği lise hayatını Haydarpaşa Lisesi’nde sonlandırdı. İlk önce babası tarafından hukuk fakültesine yazdırılan Kurtiz,15 gün sonra bu bölümü bıraktı ve İngiliz filolojisi bölümüne geçti, kendi ifadesiyle felsefe, sanat tarihi ve sanat tarihi bölümlerine “biraz baktı”. 

İLK İŞİ İETT MEMURLUĞU 

İlk işi, İETT’de ışık kontrolörlüğü olan Kurtiz, İETT’de çalışan ünlülerin hikâyesinin anlatıldığı ‘İlk Durak’ belgeselinde o günleri şöyle anlatıyor: ‘‘Edebiyat Fakültesi`nde okuyordum. Yazı da yazıyordum. Orhan Hançerlioğlu, üniversitelilere part time görevler veriyordu. Gittim iş istedim. O da bana lambalara bakma görevi verdi. Bebek`ten Arnavutköy`e lambalara bakıyordum. Yanmayan lambaları Talimhane`ye bildiriyordum. Ben bu yüzden hep yukarılara bakarak dolaşırım. Benim için de güzel bir dönem olmuştur.’

Profesyonel sahne hayatına 1959’da Dormen Tiyatrosu’nda başlayan Kurtiz, tiyatro kariyerine ABD, İsveç, Danimarka, Hollanda, Almanya gibi ülkelerde devam etti. Haldun Taner, Özdemir Asaf, Münir Özkul, Can Yücel gibi isimlerle dostluk kuran Kurtiz, aynı zamanda sahne amiri olarak görev aldı, edebiyat matineleri sahneye koydu. ‘Keşanlı Ali Destanı’, ‘Devr-i Süleyman’ gibi oyunlarda rol aldı. Ancak tiyatroda en çok ‘Şeyh Bedrettin Destanı’yla akıllarda kaldı. Tiyatroda bu oyunla en güzel eleştirilerini Viyana’da aldığını söyleyen oyuncu, Bedrettin’in hikâyesini sinemaya da taşımak istiyordu. 

İLK FİLMİ 'ŞEYTANIN UŞAKLARI'YDI

Kurtiz’in ilk sinema filmi ise 1964’te Orhan Günşıray’ın yönettiği ‘Şeytanın Uşakları’ydı. Sonrasında sinemadan hiç kopmayan Kurtiz, röportajlarında buna Yılmaz Güney’in vesile olduğunu söyler. Üniversiteden beri arkadaşı olan Güney, Kurtiz’e film çevirmeye devam etmesinde ısrarcı olur. 1967’ye kadar 30 filmde rol alan Kurtiz, Yılmaz Güney’in senaryosunu yazıp başrolünü oynadığı ‘Konyakçı’, ‘Krallar Kralı’ gibi filmlerde oynar. Vedat Türkali’nin yazıp yönettiği ‘Sokakta Kan Vardı’da da yine Yılmaz Güney’le beraber kamera karşısına geçer. 1966 yapımı ‘At, Avrat, Silah’ta ilk kez Yılmaz Güney tarafından yönetilen Kurtiz, efsane sinemacıyla beraber 1970’de ‘Umut’u çeker ve Türk sinema tarihinin köşetaşlarından biri ortaya çıkar. Kurtiz, 2008’de Radikal Genç’te yayımlanan söyleşisinde Pınar Aydın’a filmin olaylı çekim hikayesini anlatır: “Yılmaz bana ‘‘Umut’u yapıyoruz gel’ dedi. Yedek subayım o zaman. ‘Umut’u çekebilmek için çok samimi bir doktor arkadaşım, sen zaten delisin diyerek bana rapor aldı. 15 gün yattım ve 15 gün boyunca beni tedavi etti. Filmi bitirdik ve tayinimi Kuştepe’ye yaptılar. Terhis olduğumda filmi de bitirdik. Umut, babasının hikâyesiydi. Babası evlerinin temellerine kadar kazmış define arıyor.”

Yurtdışına çıkması yasaklanan film, ‘Çiçek’ Arif ve Tuncel Kurtiz tarafından bavulla Fransa’ya götürülür, Cannes’da gösterilip büyük ilgi görür. Kurtiz “İyi ki gitmişim. Çünkü ben gitmeseydim film gösterilemeyecekti. Bobinler karmakarışık sarılıp bavula konulmuştu. Filmi bilen tek insan bendim orada. Doğru sıralamayı yapana kadar canımız çıktı. Ama yetiştirdik filmi. Yılmaz, o sırada filmi kaçırmaktan içeri alındı. Ben dönmedim, nereye dönüyorsun. Ne diyeceğim ben kaçırmadım mı diyeceğim. Arif mi kaçırdı diyeceğim filmi” der. 

VE SÜRÜ ZAMANI...

Türkiye sinema tarihinin diğer klasiklerinden Tunç Okan filmi ‘Otobüs’, Erden Kıral imzalı ‘Kanal’ gibi filmlerde rol alır. 1978’te ise ‘Sürü’ gelir. Yılmaz Güney’in senaryosundan Zeki Ökten'in çektiği ve Berlin’de Protestan Film Jürisi ödülünü alan, SİYAD tarafından yılın filmi seçilen, Locarno’da en iyi film ödülünü kazanan filmi ‘Sürü’, Tuncel Kurtiz’in kariyerinde de önemli bir yere oturur. Oyuncuya Antalya Film Şenliği’nde en iyi yardımcı ödülü getiren ‘Sürü’yü izleyen tiyatro yönetmeni Peter Brook, o sırada New York’ta olan Kurtiz’in peşine düşer. Ve ikili, 2.5 sene boyunca dünyayı dolaşır. Yine ‘Sürü’yü 1986’da İsrail’de seyreden Shimon Dotan, Kurtiz’e ‘Hiuch HaGdi’ filminde rol teklif eder. Kurtiz, hiç bilmediği bir dil olan Arapça oynadığı bu rolle Berlin Film Festivali’nden erkek oyuncu ödülü kazanır. Erden Kıral’ın 28 yıl sonra Türkiye’de gösterim izni alabilen ve senaryosu da Orhan Kemal’in hikâyesinden Tuncel Kurtiz tarafından uyarlanan ‘Bereketli Topraklar Üzerinde’si, Yılmaz Güney’in son filmi ‘Duvar’, oyuncunun filmografisindeki diğer klasiklerden bazıları.

Senaryosunu yazıp yönettiği ve oynadığı ‘Gül Hasan’la En İyi Senaryo Altın Portakalı’nı da ödülleri arasına katar. Kurtiz, Türkiye sinemasında üretimin yavaşladığı 90’larda da çalışmayı sürdürür. Tunca Yönder’in ‘Ağrı’ya Dönüş’ü, Reis Çelik’in ‘Işıklar Sönmesin’i, Derviş Zaim filmi ‘Tabutta Rövaşata’ ve Barış Pirhasan filmi ‘Usta Beni Öldürsene’de oynar. Fatih Akın’ın ‘Yaşamın Kıyısı’nda filmiyle övgüler almaya devam etti.

Son yıllarında ‘Ezel’deki Ramiz karakteri ve ‘Muhteşem Yüzyıl’daki Ebu Suud karakterleriyle televizyon izleyicisi tarafından da tanındı. Edremit’in Çamlıbel kasabasında işlettiği butik otelden NTV için ‘Tuncel Kurtiz ve Dostları’ başlıklı bir program sundu, BBC’nin ‘Hayat’ adındaki belgeselini seslendirdi. 2011’de de Altın Portakal’da Yaşam Boyu Başarı ödülü aldı.