Türk dizilerinin 'kültürel istila' yaptığı iddiasını çürüten araştırma

Türk dizilerinin 'kültürel istila' yaptığı iddiasını çürüten araştırma
Türk dizilerinin 'kültürel istila' yaptığı iddiasını çürüten araştırma

Arap ülkelerinde Kıvanç Tatlıtuğ'u idol haline getiren dizi: Gümüş.

Türk ve Arap kökenli akademisyenler, Arap dünyasında Türk dizilerinin yakaladığı popüleritenin nedenlerini araştırdı. Araştırmada ortaya çıkan genel eğilim, Arap izleyicilerin Türk dizilerini hayranlıkla izlediği halde dizilerdeki farklı kültürel temsillere eleştirel yaklaştığı yönünde.

Arap dünyasında Türk dizilerinin yakaladığı popüleritenin nedenlerini yerinde dizilerin izleyicileriyle birlikte ilk kez ele alan Türk ve Arap kökenli iki akademisyenin, Eylem Yanardağoğlu ile Imad N. Karam'ın ortak çalışmasının sonuçları geçen günlerde İngiltere’de çıkan ‘Identities’ adlı akademik dergide yayımlandı. İstanbul Kadir Has Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyesi Eylem Yanardağoğlu ve Filistin kökenli İngiliz akademisyen Imad Karam’ın Arap baharını izleyen dönemde Mısır ve Filistin’de yürüttüğü araştırmada, Türk dizileri için Arap kamoyunun muhafazakâr kesimlerince sık sık dile getirilen ‘kültür emperyalizmi’ savının izleyiciler tarafından desteklenmediği ortaya çıktı.

2006’dan bu yana Arap uydu kanallarından yayımlanan Türk dizilerinin Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgesinde yurtdışı kaynaklı yayınların yüzde 60’ından fazlasını oluşturması, Arap kamuoyunda Arap kültürünü olumsuz yönde etkileyen farktörlerden biri olarak eleştiriliyordu. Türkiye kaynaklı dizilerin izleyici uydu kanalları sayesinde Arapça konuşulan coğrafyanın tümüne ulaşması, Arap televizyonları için de yerli Arapça yapımların gelişimine bir tehdit olarak görülüyordu. Mısır ve Filistin’de Türk dizilerini izleyen, farklı yaş, ekonomik ve eğitim düzeyine sahip 38 kadın ve erkek izleyici ve dizi yapım ve dağıtım sirket temsilcileriyle yapılan derinlemesine mülakatlar sonucu Türk dizilerinin Arap kamuoyundaki baskın söylemin aksine Arap kültürünü bozan ‘kültürel istila’ güçleri olarak algılanmadığını ortaya koydu. Araştırmada ortaya çıkan genel eğilim, Arap izleyicilerin Türk dizilerini hayranlıkla izlediği halde dizilerdeki farklı kültürel temsillere eleştirel yaklaştığı yönünde.

Arapların Türk dizileri sevmesinin dört temel nedeni

Arap kamuoyunda Türk dizilerine karşı oluşan oluşan negatif bakışın izleyiciler düzeyinde nasıl değerlendirildiğini anlamak üzere yola çıkan ve 2011 sonunda yapılan çalışmada Türk dizilerini takip eden Arap’ların farklı motivasyonları olduğunu ve sanıldığının aksine pasif birer popüler kültür tüketicisi olmadıklarını ortaya çıktı. Araştırmaya göre Türk dizilerinin Arap izleyiciler tarafından tercih edilmesinin dört temel sebebi bulunuyor. Öncelikle Türk dizilerinde son yıllarda gözlemlenen profesyonelleşme ve gelişen prodüksiyon teknikleri. Türk dizilerinin teknik kalitesinin yüksek olması televizyon pazarları gelişmekte olan Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Balkanlar gibi bölgelerde yerli yapımlar yerine tecih edilmelerini sağlıyor. İkinci faktör, Türkiye’nin değişen dış politikasıyla birlikte kendi doğusu ve Arap ülkeleriyle olan diplomatik ilişkilerini geliştirme çabası. Çalışmada, ATV gibi televizyon kanallarının pazarlama bölümlerindeki yetkililer, TIMS gibi yapımcı veya Calinos gibi dağıtımcı şirketlerle yapılan mülakatlarda yetkililer, yeni dış politikanın dizilerin popüleritesinin besleyen yönüne, hatta dizilerin bazen siyaseti ve diplomatik ilişkileri kolaylaştıran bir etken olduğuna dikkat çekiyor.

Üçüncü faktör, tarihsel bağlar ve kültürel yakınlık. Arap izleyiciler Türk dizilerini yemek, müzik, çeşitli gelenek ve görenekler açısından benzer buluyor, kültürel yakınlık hissetiklerini ifade ediyor. Dizileri hem bir cazibe merkezi hem de kültürel ve dinsel değerler için bir tehdit olarak görenleri birleştiren son etken Arap dünyasının Türkiye’deki modernlik üzerine algıları oluşturuyor. İzleyiciler Türk dizilerinin bir çoğunda kadın-erkek arasındaki romantik ilişkilerin yaşanma biçiminin, kadınların giyinme tarzının, erkeklerle kurduğu sosyal ilişkilerin kendi yaşam biçimlerinden farklı olduğunu görüyor. “Türkler bize göre daha az tutucu” ve “Daha Batılı” diye açıkladıkları bu farkılılık karşısındaki tutumları, Arap kamuoyundaki olumsuz söylemden ayrılışıyor. Kadın izleyiciler Türk dizilerinde gördükleri romantizm kendi hayatlarında da olmasını istediklerini belirtirken, açık-seçik buldukları bazı giyim tarzını ve evlilik dışı ilişkileri eleştiriyor. Ancak, araştırma kapsamında konuşulan kadın izleyiciler izlediklerinin birer kurgu olduğunun farkında. Bu yüzden de korkutucu fetvaların aksine bu poüler dizilerin kendi kültürel kimliklerine bir saldırı olarak görmüyor.