Türk filmleri, tekmili birden

Yazla birlikte film setleri de ısınır. Türkiye'nin muhtelif yerlerinde setler kurulur; yönetmenler, oyuncular, set ekibi hummalı bir çalışmaya koyulur.
Haber: OLKAN ÖZYURT / Arşivi

Yazla birlikte film setleri de ısınır. Türkiye'nin muhtelif yerlerinde setler kurulur; yönetmenler, oyuncular, set ekibi hummalı bir çalışmaya koyulur. Bu yıl da setler hayli hareketli. Sinan Çetin, Mustafa Altıoklar, Ziya Öztan, Ahmet Küçükkayalı, Bülent Pelit, Gani Rüzgar Şavata, Sibel Tunç şu sıralar yeni filmlerinin çekimleriyle ya da montajıyla meşgul. Bugün yarın çekimlere başlayacak yönetmenlerin sayısı da hiç az değil. Biz de setlerdeki bu hareketliliği fırsat bilerek eylülde başlayacak yeni sezonun arifesinde bir toparlama yaptık: Kim, hangi filmi çekiyor (ya da çekti), kimler oynuyor (ya da oynadı), konusu nedir...
Ulaşabildiğimiz bilgiler doğrultusunda yeni sezonda izleyeceklerimiz arasında ilk filmlerin sayısı oldukça fazla. İlk uzun metrajlı filmlerini çeken Hakan Haksun ile Ercan Durmuş, (Kolay Para Kazanma Kılavuzu), Ümit Cin Güven ile Aydın Sayman (Sır Çocukları), Sibel Tunç (İki Dünya Arasında), Ahmet Küçükkayalı (İçerdeki), Erdal Murat Aktaş (Mumya Firarda), Ahmet Uluçay'ın (Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak) adını önümüzdeki sezonda sıkça duyacağız. Bunlara Martılar Açken'in yönetmeni Bülent Pelit'i de sokabiliriz. Çünkü Martılar Açken, Pelit'in ikinci filmi olmasına rağmen ilk filmi bir kaza sonucu seyirciyle buluşamamış.
Sinan Çetin'in Romantik'i ve Yavuz Özkan'ın Hayal Kurma Dersleri biraz gecikmeli de olsa bu sezonda izleyeceğimiz filmlerden. Bunun yanı sıra Nuri Bilge Ceylan, kar altındaki
İstanbul'u fon olarak kullandığı Uzak'la, Mustafa Altıoklar, Tuzla Piyade Okulu'nda çekimleri süren O Şimdi Asker'le, Gani Şavata Azad ve Çek Çek'le, Sinan Çetin The Bank(a)'yla, Locarno'da Türkiye'yi temsil eden Ümit Ünal 9'la, Tayfun Pirselimoğlu Hiçbir Yerde'yle ve Ziya Öztan Meşrutiyet-Abdülhamit Düşerken'le yeni sezonda seyirci karşısına çıkacak.
Bu filmlerin bir kısmı sadece gişede değil Antalya Altın Portakal Film Festivali'nin yarışma bölümünde kıyasıya kapışacak: Kolay Para Kazanma Kılavuzu, Martılar Açken, İki Dünya Arasında, Azad, İçerdeki, Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak ve Uzak.
Filmlerin planlanan vizyon tarihleri sonbahara odaklanmış durumda. Elimizdeki bilgilere baktığımızda eylül, ekim, kasım ve aralıkta bolca Türk filmi izleyeceğiz. Ama bu tarihlerin kesin olmadığını da belirtmekte fayda var.
Yönetmenler yeni sezonda korku, drama, komedi, psikolojik gerilim gibi çeşitli türlerdeki filmlerle seyircinin karşısına çıkacak. Bunun yanı sıra proje aşamasında olan filmler de yok değil. Kartal Tibet bu ayın 19'unda Hababam Sınıfı'nı çekmeye başlayacak. Tunca Yönder, Aynalı Lokanta Sokağı adlı bir filmin yanı sıra Rıdvan Akar'ın Bir Irkçının İhaneti romanını çekmeyi planlıyor. Uğur Yücel, Karadeniz'de geçen bir aşk öyküsünü anlatacağı projesi için eylülde motor diyecek. Derviş Zaim, Kutluğ Ataman ve Ömer Kavur yeni filmlerinin ön hazırlığına başladılar. Kavur; Lale Mansur, Uğur Polat ve Çetin Tekindor'un rol alacağı film için şu aralar mekân araştırması yapıyor. Çekimlere ekimde başlayacak. Yılmaz Erdoğan da Vizontele 2'yi çekecekmiş. Cem Yılmaz'ın da bir film hazırlığı içinde olduğunu ise duymayan kalmadı zaten.



O Şimdi Asker
Yönetmen: Mustafa Altıoklar
Oyuncular: Özcan Deniz,Mehmet Günsur, Pelin Batu, Ata Demirer, küçük iskender, Ercan Saatçi, Yavuz Bingöl, Özlem Tekin, Sezen Aksu, Ali Poyrazoğlu
Son Durum:Çekimleri 26 Temmuz'da Tuzla Piyade Okulu'nda başladı. Çekimler için Genelkurmay'dan özel izin alındı. Filmin tamamına yakını askerde geçecek.
Konusu: Dünyanın farklı coğrafyalarında hayatlarını sürdürmekte olan, çeşitli nedenlerle bakaya ve kaçak durumuna düşmüş birçok orta yaşlı erkeğin Çanakkale'deki bedelli askerlikleri sırasında yaşanan bir hikâye. Kahramanlarımızın terhislerine kısa bir süre kala Yunanistan'la Türkiye arasında Kardak Krizi'ne benzer bir anlaşmazlık çıkar, terhisler durdurulur. Ve savaş hazırlıkları başlar...
Sır Çocukları
Yönetmen: Ümit Cin Güven, Aydın Sayman
Oyuncular:Nur Sürer, Mustafa Uğurlu, Serdar Orçin, Mehmet Ali Alabora, Menderes Samancılar
Son Durum: Çekimleri ve montajı bitti. Gösterim için hazır. Antalya Altın Portakal Film Festivali'ne katılacak. Ümit Cin Güven'in ve Aydın Sayman'ın ilk filmleri.
Konusu: Sır Çocukları hem sokak çocuklarının yaşamına odaklanıyor hem de büyük şehirde yaşayan insanların maruz kaldığı şiddeti ele alıyor. Filmde üvey babasının baskıları sonucu evden kaçıp
İstanbul'da sokak çocuklarıyla yaşamaya başlayan Cemil'in ve onu arayan annesinin öyküsü anlatılıyor.
İçerdeki
Yönetmen: Ahmet Küçükkayalı
Oyuncular: Pelin Batu, Tan Sağtürk, Şemsi İnkaya, Toprak Sergen
Son Durum: Dört ay önce başlayan çekimleri maddi nedenler yüzünden ertelendi. Şu sıralar çekimi sürüyor. Altın Portakal'a yetişmesi planlanıyor. Psikolojik gerilim türündeki İçerdeki'nin ekim sonunda vizyona girmesi planlanıyor.
Konusu: Film, Fransız bir ressamın iki çocuğuyla birlikte Türkiye'de bir köye yerleşmesi sonrası yaşananları konu alıyor. Ressamın gelişiyle birlikte köyde birtakım cinayetler işlenmeye başlar.
Meşrutiyet-Abdülhamit Düşerken
Yönetmen: Ziya Öztan
Oyuncular: Halil Ergün, Meltem Cumbul, Tarık Akan, Mehmet Ali Alabora, Mehmet Kurtuluş, Haluk Kurtoğlu, Nur Sürer, Müjdat Gezen, Ali Poyrazoğlu, Fikret Kuşkan, Güven Kıraç, Serdar Orçin, Savaş Dinçel,
İsmet Ay, Nedim Saban, Oktay Kaynarca, Kaan Girgin
Son Durum: Nahid Sırrı Örik'in romanından uyarlanan ve TRT için çekilen filmin haziranda başlayan çekimleri sürüyor. 2003'ün başında vizyona girmesi planlanıyor. Ziya Öztan'ın yakın tarihimizi konu alan üçlemesinin (Kurtuluş, Cumhuriyet) sonuncusu...
Konusu: Film bir İttihatçı subayla, Abdülhamit'in paşalarından birinin kızı arasındaki aşk öyküsü çerçevesinde 1908 ve 1909 yıllarındaki dönemin önemli olaylarını konu ediyor.
Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak
Yönetmen: Ahmet Uluçay
Oyuncular:İsmail Hakkı Taslak, Kadir Kaymaz, Gülayşe Erkoç, Boncuk Yılmaz
Son Durum: Çekimleri geçen yıl eylül ayında bitti.
Antalya'ya katılıyor. Kasımda vizyonda. Çektiği kısa filmlerle festivallerde birçok ödül kazanan Uluçay'ın ilk uzun metrajlı filmi. İFR'nin prodüksiyon desteğinde bulunduğu filmin tamamı dijital kamerayla çekildi.
Konusu: 1960'lı yıllarda sinemaya tutkun iki çocuğun, kendi imkânlarıyla bir 35 mm'lik film projeksiyon makinesi
yapmasıyla gelişen olayları konu alıyor.
Kolay Para Kazanma Kılavuzu
Yönetmen: Hakan Haksun, Ercan Durmuş
Oyuncular: Mustafa Uğurlu, Emre Altuğ, Okan Yalabık, Şebnem Dönmez, Erkan Taşdöğen, İdil Fırat, Peker Açıkalın, Özcan Deniz
Son Durum: Ekimde gösterime girmesi planlanan film, Altın Portakal Film Festivali'ne de katılacak. Hakan Haksun'un senaryosunu yazıp Ercan Durmuş'la birlikte yönettiği film, her ikisinin de ilk yönetmenlik deneyimi.
Konusu: Filmde arabesk kültürü, eğitim sistemini, para dışında hiçbir şeye inanamayan apolitik gençliğin hayat karşısında kaybedişlerini izleyeceğiz. Para kazanmak uğruna olmadık işlere bulaşan üç üniversite öğrencisinin başına gelen olaylar... Komedi.
Eğreti Gelin
Yönetmen: Atıf Yılmaz
Oyuncular: Deniz Akkaya, Deniz Türkali, Berke Üzürek, Rutkay Aziz, Emre Kınay
Son durum: Çekimleri ekimde başlayacak. 2003'de gösterime girecek.
Konusu:1930'larda Denizli'de 15-16 yaşlarındaki erkek çocuklarını, evliliğe hazırlayan 'eğreti gelin'ler varmış. Akkaya, eğreti gelin.
Ayna
Yönetmen:Hakan Şahin
Oyuncular: Uğur Polat, Ljubo Bakic, Travis Vanbill
Son durumu: İstanbul Film Festivali'ne katılan film, Kanada'da yaşayan Hakan Şahin'in ilk filmi. Kanada'da çekildi. Türkiye'de gösterime girip girmeyeceği şimdilik belli değil.
Konusu: Kanada'da öğrencilik yapmaya giden ve buradaki masraflarını karşılamak için küçük bir köyde iş bulan gencin öyküsü.
Uzak
Yönetmen: Nuri Bilge Ceylan
Oyuncular: Muzaffer Özdemir ve Mehmet Emin Toprak
Son Durum: Altın Portakal'da yarışacak filmin aralık gibi gösterime girmesi planlanıyor.
Konusu: Yaşamakta olduğu hayatla idealleri arasındaki uçurumun giderek büyüdüğünü kaygı içinde duyumsayıp 'uzak'lara
gitmek isteyen bir adamla, hayallerini gerçekleştirmek için İstanbul'a gelen bir gencin (Mayıs Sıkıntısı'ndan tanıdığımız gencin) hikâyesi.
Mumya Firarda
Yönetmen: Erdal Murat Aktaş
Oyuncular: Teoman, Nurgül Yeşilçay, Nurseli İdiz, Tarık Papuçcuoğlu, Tuba Ünsal, Dilek Türker, Şebnem Dönmez, Selami Şahin
Son Durum: Montajda. Antalya'ya katılmıyor. Türk-Mısır ortak yapımı.
Konusu:Mısır'dan Türkiye'ye kaçırılan bir mumyanın ve kaçakçıların komik öyküsü.
Çek Çek
Yönetmen:Gani Rüzgar Şavata
Oyuncular:Tuncel Kurtiz, Gani Rüzgar Şavata, Mori, Ali Şir, Tuncer Necmioğlu
Son Durum:Çekimleri ağustos ayı içinde başlayacak. Türk-İran ortak yapımı.
Konusu:Kızılay'dan aldığı test edilmemiş kandan AIDS kapan Siverekli Işıkgöz ailesinin dramı.
İki Dünya Arasında
Yönetmen:Sibel Tunç
Oyuncular:Mahir Günşiray, Pınar Yünören, Ecem Berna Şahin
Son Durum:Sibel Tunç'un ilk filmi. Çekimleri geçen hafta başladı. Yetişirse Altın Portakal'da yarışacak. Aralıkta gösterime girecek. Filmin korku türünde olacağını belirtelim.
Konusu:Din değiştirip Müslüman olmak isteyen bir ihtiyar, karar müftü tarafından onaylanmadan ölür. İhtiyarın kızı bu ölümden kısa bir süre sonra doğum yapar. Torun hiç tanımadığı dedesinin hayaletini görmeye başlar.
Azad
Yönetmen:Gani Rüzgar Şavata
Oyuncular:Gani Rüzgar Şavata, Mori, Gülgün Rüzgar, Fatih Polat, Ali Şir, Murat Özlük, Sırrı Evitaş
Son Durum:Çekimleri bitti. Altın Portakal'a katılacak. Türk-İran ortak yapımı olan Azad, festival sonrası, aynı tarihte hem İran'da hem de Türkiye'de gösterime girecek.
Konusu: 24 yıla mahkûm olan bir tutuklu, geçirdiği ağır hastalık nedeniyle 12 gün izin alır ve köyüne gelir. Köydeki aşiretin ileri gelenleri onu nişanlısıyla
İran'a kaçırmanın yollarını arar.
Güney Çarpması
Yönetmen: Erden Kıral
Oyuncular:Henüz belli değil
Son Durum:Senaryosu Oğuz Makal tarafından yazılıyor. Bir 'kış filmi' olacak ve çekimlerine de ocakta başlanacak.
Konusu:Erden Kıral, konuyla ilgili sadece "Film malzemesini kendi içimde aramaya karar verdim ve buldum," açıklamasını yapıyor.
Martılar Açken
Yönetmen:Bülent Pelit
Oyuncular:Meral Oğuz, Umut Ulaş, Ümit Belen, Murat Şen, Haldun Boysan, İstemi Betil
Son durum:Filmin 16 Temmuz'da başlayan çekimleri tamamlandı. İstanbul ve Yozgat'ta çekildi. Hatta Yozgat'ta çekilen ilk film olduğu belirtiliyor. Muhtemelen Antalya'ya yetişecek, ekimde de vizyona girecek.
Konusu:Filmde yıllarca genelevde çalıştıktan sonra bütün varlığını dostuna kaptıran Meral ve onun sara hastası oğlu Akın'ın, onların çevresindeki insanların yaşam karşısında verdikleri mücadele anlatılıyor.
Hayal Kurma Dersleri
Yönetmen:Yavuz Özkan
Oyuncular:Tarık Akan, Serap Aksoy, Ayşegül Aldinç, Kayran Şenocak, Pelin Batu, Mert Gür, Mehmet Günsur, Mümtaz Sevinç ve Musa Uzunlar
Son Durum:Çekimleri iki yıl önce biten ama birtakım laboratuvar sorunları yaşayan film muhtemelen ekimde gösterime girecek.
Konusu:Anne ve babası arasındaki sorunlu ilişkiyle ve hayat karşındaki sorunlarla baş etmeye çalışan iki kardeşin öyküsü... Ailenin kızı baş edemediği sorunlardan hayal kurma oyunuyla sıyrılmaya çalışırken erkek kardeş küçük yaşına rağmen içinde sürekli öfke biriktirmektedir.
Gönderilmemiş Mektuplar
Yönetmen:Yusuf Kurçenli
Oyuncular:Türkan Şoray, Kadir İnanır
Son Durum: Türk sinemasının iki büyük starını buluşturan filmin çekimleri ekimde başlayacak. 2003'ün martında gösterime girecek.
Konusu:12 Eylül nedeniyle yurtdışına kaçan bir adamla onun öldüğünü düşünüp evlenen sevgilisinin 20 yıl sonra tekrar buluşmaları anlatılıyor.
Hiçbir Yerde
Yönetmen:Tayfun Pirselimoğlu
Oyuncular:Zuhal Olcay, Parkan Özturan, Meral Okay, Ruhi Sarı
Son Durum:27 Eylül'de gösterime girecek. İstanbul Film Festivali'nde Radikal Halk Ödülü'nün yanı sıra Zuhal Olcay'a da En İyi Kadın Oyuncu Ödülü kazandıran film, İstanbul'a katıldığı için Antalya'da yarışma dışı gösterilecek.
Konusu:Kürt asıllı kocası politik olaylara karıştığı için çok acı çeken Şükran, oğlu Veysel'i bu tür olaylardan uzak tutmaya çalışır. Ama bir gün Veysel ortadan kaybolur. Şükran da oğlunu aramaya başlar.
Karşıdaki Pencere
Yönetmen:Ferzan Özpetek
Oyuncular:Giovanna Mezzogiorno, Serra Yılmaz
Son durum:Erkek oyuncu belli değil ama ünlü Fransız aktör Michel Piccoli ile konuşuluyor. Çekimleri eylül sonunda başlıyor.
Konusu:1943 yılında İtalya'da bütün Musevilerin toplatılıp kamplara götürülmesinden günümüze, İtalya'nın durumu anlatılıyor.
9
Yönetmen:Ümit Ünal
Oyuncular:Ali Poyrazoğlu, Cezmi Baskın, Serra Yılmaz, Fikret Kuşkan, Ozan Güven
Son Durum:İstanbul'a katıldığı için Antalya'da yarışamıyor. Dijital
kamerayla çekilip 35 mm'ye aktarılan filmin
ekim ya da kasım gibi gösterime girmesi planlanıyor.
Film, halen devam eden Locarno Film Festivali'nde yarışıyor.
Konusu: Evsiz bir genç kızın öldürülmesi üzerine polis mahalleden altı kişiyi gözaltına alır. Polis sorgusu cinayetin çok ötesine gider; yıllanmış sırlar, mahallenin gizli tarihini ortaya çıkarır.
Romantik
Yönetmen:Sinan Çetin
Oyuncular:Teoman, Yasemin Kozanoğlu, Semih Sergen, Toprak Sergen
Son durum:Sinan Çetin'in bir türlü
'bitmeyen' filmi. Çekimleri üç yıl önce başlamıştı. Aralıkta gösterime girmesi planlanıyor. Antalya'ya katılmıyor.
Konusu:Çocukluğundan beri baskıyla yetişen Gökhan kendi halinde, içine kapanık biridir. Babasının tüm baskıları onun içinde fırtınalar koparsa bile sesini çıkartmaz. Kardeşi Yasemin istemediği halde başka bir mafya patronu Sadık'la evlendirilince Gökhan isyan bayraklarını açar ve düğünü basar.
The Bank(a)
Yönetmen:Sinan Çetin
Oyuncular:Sinan Çetin, Slvia Kristel, Darly Hannah, Teoman, Ragga Oktay, Ali Sürmeli
Son Durum:Filmin geçen ay Fethiye'de başlayan çekimleri sürüyor.
Konusu:Amerikalı eşinden ayrılan fotoğrafçı Yunus, Türkiye'ye dönüp Fethiye'ye yerleşir. Burada bir restoran açan Yunus, turist Jane'le tanışır. İkili birbirlerine âşık olur. Ama kötü kaymakam, Yunus'u kıskanır ve restoranını kapatır.


Dünyanın ikinci kurtarılışı
Kült seviyesi giderek katmerlenen Dünyayı Kurtaran Adam'a büyük bütçeli, ancak yine B -film tadında bir devam filmi geliyor. Bu yıl yirminci yaşına basan ilk filmden Çetin
İnanç, Cüneyt Arkın ve Aytekin Akkaya da işin içinde.
YEŞİM TABAK
Dünyayı Kurtaran Adam 2, aslında bu haftaki kapak konumuza tam olarak dahil değil. Çünkü diğerlerinden de çok 'proje aşamasında'. Fakat gerçek. Orijinal Dünyayı Kurtaran Adam'ın ekibinin en önemli isimleri de bu işe dahil olmuş durumda. Filmde Cüneyt Arkın'la birlikte dünyayı kurtaran Aytekin Akkaya, "Bence başarabilirsek, düşünülenler yapılabilirse iyi olur, neden olmasın yani. Cüneyt abiyle de konuştuk. Bakalım ikinci Dünyayı Kurtaran Adam ne yapacak, birincisi yapacağını yaptı," diyor. İkinci film için ısınma turları, ancak 2003'te başlayacak. Projenin arkasında Metin Demirhan ve Cem Koçak var. Bu film gerçekten sağ salim çekilebilirse, sadece Çetin
İnanç'ın yönettiği ilk filmin ardındaki onca hayranla bile, çok iyi bir gişe yapacağına şüphe yok. (Tüm sponsorluklara açıklar!) Filmin her geçen gün irili ufaklı değişime uğrayan senaryosu, kadınların topluca terk edip gittiği, erkeklerinse kendilerini klonlayarak çoğalttığı bir dünyada geçiyor.
Ciddi misiniz?
Metin Demirhan: Hadi ben neyse de, bu adama bak. Türkiye'nin Peter Jackson'ı. Ciddiyiz yani.
Cem Koçak: Olay artık bizim ciddiliğimizden çıktı. Yani bunun arkasında oluşan öyle bir ekip var ki, biz dursak bile bizi itelemekteler.
Bu proje tamamen sizden mi çıktı, yoksa ortada dolanıyordu da, başka adayların arasından mı sıyrıldınız?
MD: Tamamen bizden. Aslında Cem'le konuşmadan önce de kafamda vardı. Bunun devamını çekmek, en azından Çetin İnanç'ın çekmesine önayak olmak istiyorum diye düşünürken, fikir Çetin İnanç'ın kulağına gitti. Bir gün gelip bu dükkanın kapısında dikildi. "Beni arıyormuşsun, filmin devamını yapacakmışsın. Sen varsan, ben de varım," dedi.
Sizin için parlak bir projeden fazlası olsa gerek. Çünkü ilk filmin en büyük hayranlarındansınız.
MD: Seve seve ezberledim ben o filmi. Çetin İnanç benim için çok önemli. Onun sinemasının hastasıyım. İnsanlar bir - iki filmiyle belki onu ele alıp kötü yönetmen falan diyebiliyorlar. Kimi üniversitelerde
filmleri "Utanarak sunuyoruz," falan diye gösteriliyor ama biraz daha gizli kalmış filmleri var. Onları seyreteseler ne kadar önemli bir yönetmen olduğunu görecekler, en azından B sinemasında.
"Biz sadece dinamitiz"
Filmi birlikte mi yöneteceksiniz?
MD: Çetin İnanç'la konuştuğum zaman bu benim kendi projemdi. Şimdi Cem de dahil oldu. Birçok şeyi kolektif yapacağız. Henüz tam bir işbölümü yapmadık. Birkaç departman kuracağız. Orada seçmeler olacak, başka insanlar da gelecek. Biz sadece dinamitleriz.
Fitili yakacak olanlar başkaları.
Eski ekipten kimler olacak?
CK: Çetin İnanç var. Doğal olarak da Cüneyt Arkın ve Aytekin Akkaya.
Peki onları nasıl ikna ettiniz?
MD: Aytekin Akkaya sürekli gelip gider buraya. Zaten bizimle çalışmak istediği için, kafadan kabul etti. O da bizi itti biraz. Bizim için er ya da geç gerçekleşmesi gereken bir projeydi. Fakat Aytekin Akkaya'nın buna çok sıcak bakması bizi bir adım daha ileriye itti ve biraz da mecbur kaldık. Cüneyt Arkın hep benim kafamı kurcalayıp durdu. Çünkü onunla konuşmak çok zor. Birkaç kez bazı röportajlar için evine gitmiştim. Fakat başka şeylerin konuşulduğu bir ortamda bunu teklif edemedim. Bir gün Fransız televizyoncularla burada, Atlas Pasajı'nda bir çekim için anlaşmış. Geldiğinde, "Arkadaşlarımla bu filmin devamını yapmayı düşünüyorum, var mısınız?" dedim. Şöyle bir baktı, "Siz bütçeyi, detayları ayarlayın, varım. Bu benim işim zaten," dedi. Daha fazla konuşmadım. Benim için, bu lafın onun ağzından çıkmış olması bile çok süper bir şey.
Önemli bir ücret talep etti mi?
MD: Şu an hiçbir şey konuşmadık. Bu filmde sadece Cüneyt Arkın'ın değil, herkesin önemli ücret almasını istiyoruz.
Filmde, kadınların kötü olduğu bir dünya söz konusu, bu kesin değil mi?
MD: Kadınlar kötüler, fakat kesinlikle haklılar. Çok çektirecekler erkeklere. Cem başta çok idealist yaklaştı olaya, bir sürü karakter yarattı. Fakat unuttuğu bir şey vardı. Biz bir Cüneyt Arkın ve Aytekin Akkaya filmi yapıyoruz. İkisinin yaptığı kozmik kung-fu'yu ve kadınlarla olan her türlü iletişimini konu alacağız.
"Klişeleri kullanacağız"
Uzaydan intikam için gelen düşman kadınlar falan... Çok tanıdık B - film motifleri olan bir öykü. Belli klişeleri mutlaka kullanmak istiyor musunuz?
MD: Tamamen kullanacağız, fakat dalga geçmek için değil. B - film klişelerinden yola çıkılarak yapılmış bir film olacaksa da, çok da düşük bütçeli bir şey tasarlamıyoruz. Teknik açıdan çok uğraşılacak. İlk film bir kült elbette. Ancak onun gibi yapılamamaktan güldüren bir film olsun istemiyoruz. Tabii ki içinde mizah var. Cüneyt Arkın'ın eldivenler sayesinde ölümsüzleşmesi ve alkolik olup damarlarında bir damla kan kalmamış olması komik bence. Ölmüyor yani adam.
Çetin İnançlar o zaman B - film yaptıklarının farkındalardı belki ama siz daha da çok kendinizin farkındasınız. Yüksek prodüksiyon şartlarıyla B - film yapmak daha ince bir ayar gerektiriyor sanki.
CK: Kesinlikle öyle. İlk filmdekinin bilmem kaç katı kadar bir kadro ve teknolojiyi kullanmak söz konusu. Bir sürü eksikliğin, aksaklığın sakil bir şekilde tekrarlanması ya da parodiye dönüştürülmesi değil. Ama ilk filmdeki ruh halini verebilmek için, gerçekten çok yoğun bir çalışma yapılacak.
Çekimlere ne zaman başlayacaksınız?
MD: Tamamen sponsorları, yüksek imkanı sağladığımız anda. Çetin İnanç'a, "Abi bu filmi yaparken yapmak istediğin başka şeyler vardı da yapamadın mı?" diye sorduğumda,
"Çok şey var," demişti. İmkansızlıklar yüzünden ilk filmde yapamadığı şeyleri bu filmde yapsın istiyorum. Bu tarz filme kalkışacak olan insanların elinde artık bilgisayar programları var, işler biraz kolaylaştı. Sorun oynayacak oyuncu bulmak, star bulmak. Geri kalan her şey boktan olsa bile bizim iki tane starımız var. Bir üçüncüsünün olması için çalışıyoruz. Baş kadın oyuncuyu bulmak için.
Kafanızda belli bir isim var mı?
MD: Banu Alkan'ı düşünüyoruz ama olmayabilir de. Çünkü filmi Akkaya ve Arkın üzerine kurmak istiyoruz. İyi ama bütün o B absürdlüğü içinde bir film olmasına çalışacağız.
Çekim mekanlarını düşündünüz mü? Ürgüp yine olacak herhalde.
CK: Ürgüp olmak zorunda. Ama filmin en az yüzde sekseni 'blue box' çekimlerden oluşacak.
İlk filmden aşina olduğumuz yaratıkları görecek miyiz? Kırmızı peluşluları mesela?
CK: Kırmızı peluş çok özel bir şey. Olacak tabii. Star Wars'taki parlak, güzel gemileri bilgisayarda yapmak kolay bir şey aslında. Önemli olan, hani bizim dolmuşların her tarafında bir çökük falan vardır. Bizim gemilere onu yerleştirebilmemiz. Bu Türk bilimkurgusu. O yüzden tamponu çökük olmalı uzay gemisinin.
"Güzel olmazsa erteleriz"
Dünyayı Kurtaran Adam yurtdışında da epey tanınan bir film. Devam filmini yurtdışına pazarlamayı düşünüyor musunuz?
CK: Şu anda böyle bağlantılar var.
MD: Asıl şu var, bu film olacak ve güzel olacak. Güzel olmayan bir film olduğunu hissettiğimiz anda zaten çekimi erteleriz.
Nasıl bir tepki bekliyorsunuz? "İlki çok komikti, çünkü çok kötüydü," diye düşünenler bu yeni filmi yeterince kötü olmamakla itham edebilir mi?
MD: Hayranlara biraz bahsettiğimiz, bir parmak bal çaldığımız anda sadece katkılarının olup olamayacağını soruyorlar. Mesela Cem Yılmaz da geldiğinde bahsettim.
"Senaryoyu bana da göndersenize, ben de oynarım," dedi. Ben onun o kel kafasını bu filmde görmek isterim.
Peki bunu duyan insanlar gelip size başvurabilir mi?
MD: Başvurabilir ama şu aşamada biraz erken. Daha departmanlar kurulacak. Hangi konuda nereye başvuracaklarını bilemeyecekleri için biz daha şimdiden yardımcı olamayabiliriz.
* * *
'Kurtarıcılar'
Metin Demirhan aslen bir çizer. Fakat bir süredir bu camiadan uzak. İtinayla oluşturduğu dev film ve afiş koleksiyonunu, Atlas Pasajı'ndaki dükkanı Atılgan'da ticaret ve sohbete çeviriyor yıllardır. Bunun dışında, Giovanni Scognamillo'yla birlikte, Fantastik Türk Sineması ve Erotik Türk Sineması adlı kitapların yazarlarından biri.
Cem Koçak'ın asıl mesleği ise doktorluk. Ne var ki, bilgisayarlara sardırdığı son on yıldır doktorluk yapmıyor. Şu anda bir şirketin bilgi işlem departmanında müdür yardımcısı. Yazdığı bilimkurgu öyküleri ve montaj, efekt, senaryo üzerine çalışmışlığı var. Şimdilik tek filmi, sayısız filmden görüntüyü montajlayarak yaptığı, Demirhan'ın deyimiyle "60 dakikalık bir delilik," olan Dünyayı Kurtaran Adam 1,5.
* * *
B-film şirketi
Cem Koçak ve Metin Demirhan'ın asıl projesi, bir B - film şirketi kurmak. Yeşilçam'la birlikte, buralarda B - film piyasası diye bir şeyin de kalmadığı malum. Tasarladıkları şirket, yurtdışındaki benzerlerine epey yakın bir mantıkta. Şirketin bünyesinde yapılacak her filmi ille de vizyona sokmak gibi bir amaçları yok. Daha çok DVD ve VHS piyasasına yönelmeyi, çok küçük video filmleri de yapmayı düşünüyorlar. Şirketin adı henüz belli değil. Fakat içinde Yeşilçam kelimesinin bir şekilde mutlaka geçmesini istiyorlar. Çünkü Yeşilçam'ın birtakım geleneklerini sürdürmenin derdindeler. Ayrıca da şirketi, B - film üretmek isteyenler için bir nevi merkez haline getirmenin. Dünyayı Kurtaran Adam dışında, Yılmaz Atadeniz'in Kilink serisine, Fikret Uçak'ın 3 Dev Adam'ına birer halka eklemek gibi başka projeleri de var (Gerçi Uçak'ı bir türlü ikna edemiyorlarmış). Özgün öykülerine gelince, orada katil köftecilerden zombilere uzanan bir tip skalası ortaya çıkıyor.