'Türk tiyatrosunda kendi rengini yaratmıştı'

'Türk tiyatrosunda kendi rengini yaratmıştı'
'Türk tiyatrosunda kendi rengini yaratmıştı'

Erkan Can: Erol Günaydın hepimizin ustasıydı. Son ustalardan birisiydi. Türk tiyatrosu için büyük bir kayıp. Ondan çok şey öğrendik. Özel hayatında da çok babacan, hayat dolu bir insandı. Onunla geçirdiğim her dakikam bir anıdır. Yıllar önce bir çocuk oyunu yönetmişti, orada yer alıyordum. Prova günlerini unutamam. Çok komik bir adamdı. Muhteşem bir insandı, çocuk gibiydi. Herkesin yaşına inebilen bir insandı, gençlerle vakit geçirmeyi, onlardan enerji almayı çok severdi. Ezgi Mola: Biz Erol Ağabey ile ‘Hırsız Polis’ dizisinde çalışmıştık. Başlarda sahnelerimiz gereği birlikte olamıyorduk. Sonra sahnelerimiz aynı ev içinde olmaya başlayınca birlikte olma şansımız olmuştu. Hem oyuncu, hem insan olarak çok kıymetli biridir. Onunla her sahnem ders gibiydi.
Mert Fırat: Yakınen tanışma fırsatı bulduğum biriydi. Paylaşan usta olmanın belki de anlamı budur; bildiğini paylaşırken ego gösterisi yapmadan aktarabilmek... Çevresindekileri geliştirir, bildiğini öğretir, sırrı kulağına fısıldar... Büyük bir kayıp... Derya Baykal: Yıllarca birlikte çalıştık, ustamdı, oynadığım bir oyunda bana “Ferhan Şensoy kavukluysa sen de kavukiyesin” demiş ve bana bir kavuk hediye etmişti. Ondan bana kalan çok büyük bir hatıra bu. Onunla oynamanın insana çok şey kazandırdığını düşünüyorum. Çok büyük bir kayıp...
Ali Poyrazoğlu: Çok önemli bir oyuncu ve yazardı. Türk tiyatrosunda kendi rengini yaratmış, ayakları yere sağlam basan, aydın ve aydılık bir insandı. Sağken kendisiyle fazla ilgilenilmedi şimdi arkasından ağıtlar yakılıyor. Her ölüp gidenin arkasından “Hay Allah onun değerini nasıl anlarız?” diye soruyor, “Genç kuşaklara onun önemini nasıl aktarabiliriz” diye düşünüyorlar. Ama gençlerin bunlarla ilgilendiği pek söylenemez. Yıllarca birlikte çalıştık, yedik, içtik, ağabeyimdi. Çok üzgünüm… Hülya Koçyiğit: Çok hastaydı fakat yaşam dolu, hayatla barışık, insan seven biriydi. Dünyaya güzellikleri görmek için bakan sıcacık gözleri vardı. Benim çok çok sevdiğim bir dostumdu. Hep insanları güldürür sevgisini onlarla paylaşırdı, sevgisini paylaşmaktan haz alırdı. Son zamanlarda sağlığı çok bozulmuştu. Kalbindeki sevgi onu yaşatıyordu. Hepimizin başı sağolsun.
Kerem Alışık: Sinemanın, tiyatronun bir çınarını daha kaybetmenin derin üzüntüsü var içimde. Son zamanlarına kadar sanatın içinde olan dev bir isim daha aramızdan ayrıldı. Hepimizin başı sağolsun. Perihan Savaş: Birlikte çalışma fırsatımız olmadı ama çok kez bir araya geldik. Saygı duyduğum önemli isimlerden birisiydi. Hepimizin başı sağolsun.
Mahsun Kırmızıgül: ‘Beyaz Melek’ filmini yönetmem için bana yol gösterip ışık olan babamı kaybettim. Mekanın cennet olsun, nur içinde yat. Gupse Özay: Erol Günaydın... İnsana mutluluk veren gülüşünü hep hatırlayacağım.
Ahmet Mümtaz Taylan: Erol Günaydın usta da paydos dedi. Şimdi yükümüz daha ağır...

 

16 Nisan 1933’te Akçaabat, Trabzon’da doğdu. Babası nakliyatçı, annesi ev hanımıydı. İlköğreniminin ardından Galatasaray Lisesi’ne kaydoldu.
Lise yıllarında İsmail Dümbüllü ile tanıştı. Sahneye ilk kez Tevfik Fikret Salonu’nda çıktı. 1955’te Haldun Dormen Cep Tiyatrosu’nda ‘Papaz Kaçtı’ ile profesyonel aktörlük yılları başladı.
1956-57’de Ankara Devlet Tiyatrosu, Küçük Tiyatro Sahnesi’nde ‘Kleopatra’nın Mezarı’ isimli oyununda rol aldı. Ardından Haldun Dormen’in ekibine katılıp İstanbul Küçük Sahne’de oynamaya başladı. 1960’larda Tuncel Kurtiz ve birkaç arkadaşı ile kendi tiyatrolarını kurdu.
Beyazperdedeki ilk rolü 1960’ta ‘Yeşil Kurbağalar’ adlı film ile oldu. ‘Güzel Bir Gün İçin’ adlı filmin senaryosunu yazdı. Haldun Dormen’in yönettiği 1965 tarihli yapımda Belgin Doruk ve Haldun Dormen ile rol aldı.
Kenterler, Engin Cezzar, Muhsin Ertuğrul, Mahir Canova, Cüneyt Gökçer, Ergin Orbey ve Ali Poyrazoğlu gibi isimlerle tiyatro yaptı. Seslendirmeler (Ayı Yogi) yaptı, müzik kliplerinde oynadı.
‘Çiçek Taksi’, ‘Tatlı Kaçıklar’, ‘Hırsız Polis’ gibi unutulmaz dizilerde önemli rollerle karşımıza çıktı. Son dönemde rol aldığı sinema filmleri arasında ‘7 Kocalı Hürmüz’, ‘Pardon’, ‘Kanal-i-zasyon’, ‘Beyaz Melek’, ‘Güneşi Gördüm’ var.

79 yaşındaki Günaydın, 6 Eylül 2012 tarihinde Bodrum’da KOAH alevlenmesine bağlı gelişen solunum yetmezliği nedeniyle tedavi altına alınmasının ardından 22 Eylül’de İstanbul’a sevk edilerek yoğun bakım ünitesine alınmıştı. Günaydın, yarın 13.30’da Ses Sahnesi’nde (Ortaoyuncular Tiyatrosu) düzenlenecek tören ve ikindi namazını müteakip Teşvikiye Camii’nden uğurlanacak. Günaydın, Feriköy Mezarlığı’na, eşinin yanına defnedilecek.

 

Ustaya veda yarın...

 

 

Lise yıllarından beri sahnedeydi