Türkan Şoray: 'Gözlerimle oynamayı Lütfi Akad'dan öğrendim'

Türkan Şoray: 'Gözlerimle oynamayı Lütfi Akad'dan öğrendim'
Türkan Şoray: 'Gözlerimle oynamayı Lütfi Akad'dan öğrendim'
Türk sinemasının en önemli klasiklerinden biri olan 'Vesikalı Yarim'in yenilenmiş kopyası İstanbul Film Festivali kapsamında seyirciyle buluştu. Başrol oyuncuları Türkan Şoray ve İzzet Günay da gecedeydi
Haber: BAHAR ÇUHADAR - bahar.cuhadar@radikal.com.tr / Arşivi

Türk sineması klasiklerinden, Lütfi Akad imzalı 'Vesikalı Yarim', yenilenmiş kopyasıyla dün İstanbul Film Festivali kapsamında düzenlenen özel bir gösterimle seyirciyle buluştu. Başrollerini Türkan Şoray, İzzet Günay ve Ayfer Feray'ın paylaştığı 1968 yapımı film, Groupama'nın bu yıl altıncısı gerçekleşen 'Türk Klasikleri Yeniden' projesiyle onarıldı. 'Vesikalı Yarim'in senaryosunu, Sait Faik Abasıyanık'ın 'Menekşeli Vadi' adlı öyküsünden esinlenerek Safa Önal tarafından yazılmıştı. Filmin 45 yıllık, yıpranmış haldeki negatifi, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Prof. Sami Şekeroğlu Sinema -Televizyon Merkezi'nde görev yapan uzmanlar tarafından 35 günlük bir çalışmayla yenilendi.

Sahneye gelen, 'Vesikalı Yarim'in yapımcısı Şerafettin Gür, senarist Safa Önal ve oyuncular İzzet Günay ve Türkan Şoray filmden önce söz alarak duygularını paylaştı, Lütfi Akad'ı andılar.

TÜRKAN ŞORAY GÖZYAŞLARI İÇİNDE

Türkan Şoray konuşmasının sonuna doğru gözyaşları içinde kalarak, hislerini şu sözlerle paylaştı: "Bu akşam bir kere daha yüreğimden hissettim, iyi ki sinemacıyım. Burada sizler o yıllardaki çevrilmiş bir filmi önemseyerek buradasınız. Türk sinemasından çok uzun yıllar inanılmaz zor şartlarda filmler çektik, sansür vardı, para sorunu vardı. Hiçbir zaman istediklerimizin tümünü yapamıyorduk, bu yüzden birbirinin benzeri filmler çektik. Bunlara rağmen bu filmler yapıldı. Yıllarca bir kısım gerici küçümsedi. Gerçekten ticari amaçlı filmler de yapıldı ama bir 'Yılanların Öcü', bir 'Hudutların Kanunu' gibi çok güzel filmler de yapıldı. Yeşilçam mensubu olmaktan büyük gurur duyuyorum. 'Vesikalı Yarim' o zamanlar belki o kadar önemsenmedi ama siz bugün bu film için buradasınız. Benim kariyerimde çok önemli bir yerde duruyor. Türk sinemasının yeri çok zor doldurulacak bir yönetmen olan Lütfi Akad'la çalışmış olmak benim için çok mucizevi bir şeydir. 'Türkan, gözlerinle oynayacaksın' diyordu bana. Gözlerimle oynamayı Lütfi Akad öğretti bana.

İZZET GÜNAY: KEŞKE LÜTFİ AĞABEYLE ÇALIŞMAYA ÇOK DAHA ERKEN BAŞLASAYDIM

İzzet Günay da 'Vesikalı Yarim'in hayatında ilk başta saydığı film olduğunu vurguladı ve Lütfi Akad'ı andı. Günay şöyle devam etti:

"İlk çağrıldığım gün Lütfi Ağabey beni karşıladı, senaryoyu verdi. 'Ben size iki, üç kelimeyle senaryoyu anlatayım' dedi. Manav Halil var. Bir gün arkadaşlarıyla Beyoğlu'nda bir pavyona çıkar' dedi, durdu. 'Evet' dedim, 'Bu kadar' dedi... Keşke Lütfi Ağabeyle çalışmaya çok daha erken başlasaydım."

Safa Önal, "Bundan 42 yıl önce bir sabah Emek Sineması'nda birbirimizden habersiz üç kişiydik. Film bitti baktım bir tarafta Türkan Şoray, bir tarafta İzzet Günay, bir tarafta ben varız. Filmi üç kişi izlemiştik. Aklıma gelmezdi, 40 yıl sonra burada buluşacağımız" diye konuştu.

Gecede söz alan Prof. Sami Şekeroğlu ise filmlerin yenilenme sürecini özetledi: "Şu anda 10 bin film var, bu salonun altında. Filmleri toplayıp korumak bir şey ifade etmiyor, onları gelecek kuşaklara aktarmak gerekiyor. Çok büyük bir şans eseri, Planlama Teşkilatı önerimi kabul etti, şimdi dünyanın en iyi restorasyon teşkilatı var, öğrenciler çalışıyor. Ama bütün bunları kullanıp para da bulduğunuz zaman Türk sinemasını kurtarmak için 250 yıl lazım. Bu bakımdan Groupama'nın destek olması çok takdir edilesi bir faaliyet. İstanbul Film Festivali, Groupama ve Mimar Sinan Üniversitesi'nin birleşmesi sürersse, ben de biraz daha yaşarsam bu işi sürdüreceğim. Çok acil kurtarmamız gereken -bunlar nitrat, yanan filmler- 50, 60 film var."

İstanbul Film Festivali direktörü Azize Tan da "Biliyorsunuz dün bir kültür kurumumuzu korumak için yürüyüş yaptık. Emek Sineması'nı koruyabildik mi bilmiyorum ama bugün bir filmimizi korumuş durumdayız" şeklinde konuştu.