'Turkeywood'un keşfi

Yeşilçam'ın fantastik Hollywood filmlerini birebir kopyalamak için giriştiği trajik çaba, uzun sayılabilecek bir süre önce...

Yeşilçam'ın fantastik Hollywood filmlerini birebir kopyalamak için giriştiği trajik çaba, uzun sayılabilecek bir süre önce ecnebilerce keşfedilmişti. Film Threat, Hollywood's Indie Voice sitesi (http://www.filmthreat.com) The Turkish Star Wars adıyla lanse ettiği, kültlerin kültü filmimiz
Dünyayı Kurtaran Adam'ın dünya tanıtımını hayretler içerisinde yapmaktaydı. Öteki beriki derken, keşif üstüne keşif sonucu, nihayet bir süre önce site sinemamızın bu tür yapıtlarına özel bir bölüm ayırdı: Turkeywood. Sitenin ana sayfasında baş köşelerden birini tutuyor ve şimdilik beş filmi kapsıyor. Dünyayı Kurtaran Adam (Turkish Star Wars), Ayşecik ve Sihirli Cüceler Rüyalar Ülkesinde (The Turkish Wizard of Oz), Badi (Turkish E.T.), Şeytan (Turkish Exorcist), Turist Ömer Uzay Yolunda (The Turkish Star Trek) ve Süpermen Dönüyor'un (Turkish Superman) İngilizce eleştirilerini, Film Threat'te okumak mümkün. En büyük şaşkınlığı, Dünyayı Kurtaran
Adam'da yaşamış gözüküyorlar. Nedendir bilinmez, yazılara sarkastik bir hava hâkim. Yani tutumları alenen heves kırıcı. Bir daha da bilim kurgu - milim kurgu çekilmesin o zaman bu ülkede. Madem bu kadar mesele oluyo!
Evrensel bir dil!
Alıntı yapmak suretiyle, Turkeywood için neler yazıldığına bakalım. Öncelik, bütçesi kabaca, bir kebap salonunda öğle yemeğine eşit olarak tanımlanan Dünyayı Kurtaran Adam'ın. "Film, George Lucas'ın damgasının sahne sahne yeniden çevrimi değil tam olarak.
Yine de 1977 yapımı orijinal filmin özel efektli kısımlarını utanmazca alarak, selüloit akıl hastalığının kâbusuna ekliyor ki, bu da sadece çılgın sinemacıların neler yapabileceğini kanıtlamak için bile olsa görülmeli. Kendinizi hazırlayın. Çünkü Turkish Star Wars'un hakkını verebilmenin tek yolu, öyküyü takip etmek." Öykü akışını ezbere biliyoruz. Kafasında ambulans ışığı bulunan robotlara ve diğerlerine fena halde aşinayız. Dünyayı Kurtaran Adam'da insafa gelmişler aslında. Ayşecik ve Sihirli Cüceler
Rüyalar Ülkesinde'ye gelince, hiçten acıma sergilenmemiş. "Turkish Wizard of Oz, tartışmasız biçimde, sinema tarihinin en aptal yapımı" (Tunç Başaran duymasın!)
"...ve aynı zamanda en eğlencelisi" diye devam ediyor yazı. Beyin hücrelerini öldürdüğü de kaydedildikten sonra, gömülü bir hazine olduğuna işaret edilmiş ki, karşı çıkmanın mümkünü yok. Shocking Videos tarafından piyasaya sürülen video kopyasında altyazı olmamasından bile şikayet edilmiyor. "Turkish Wizard of Oz, salaklığın evrensel dilini konuşuyor."
Tarif gerek
E.T.'nin yirminci yıldönümünde gösterime girmesiyle birlikte bizim de sayfalarımızda yer verdiğimiz Badi'nin performansı yeterli bulunmamış. Haklılar, çünkü Badi gerçekten, ucuzluk ve ötesinde Yeşilçam'da üst sıralardan birini tutamaz. Bu yüzden Badi yazısında biraz baygınlık sezilmekle birlikte, kalpten çok beyin erittiği konusuna
temas ediliyor. Keza Süpermen Dönüyor da, aynı şekilde biraz can sıkıntısına yol açmış. Bu noktada 'çok kötü işte, sadece o kadar' tavrı hâkim. Ve Şeytan... Üzerinde en çok durulan filmlerden biri. Aynı zamanda
'en edepsiz'i olarak yorumlanmış ve özel bir muameleye tabi tutularak, Turkish Exorcist'i izlemek için en iyi beş neden sıralanmış.
İşte biri: "Yeşil kusmuk sahnesi basit bir hardal tükürmeyle değiştirilmiş. Filmi yapanlar şöyle düşünmüş olmalı: Şey, ezilmiş bezelye çorbasını cidden kullanmamalıyız, çünkü bu çok fazla The Exorcist gibi olur."
Turist Ömer Uzay Yolunda'nın nemenem bir film olduğunu ise, altyazı olmadan tam olarak çözememişler elbette. Diğerlerine tarif gerekmez ama, bu filme gelince altyazı bile kurtarmaz. Turist Ömer'in ağzından dökülenleri bu topraklarda büyümüş birinin bakış açısıyla duysalar, göründüğünden daha da komik olduğunu, hatta diğer örneklerden farklı olarak bunun dibine kadar farkında olunduğunu da saptayabilirlerdi.
Herneyse. Film Threat ve Shocking Videos'un ülkemiz sineması için hiçbir ücret talep etmeden gerçekleştirdiği bu tanıtımı, bilenler biliyordu bir süredir. Turkeywood'un ulaştığı şöhreti yeni keşfedenlerin ise, siteye girip yazıları bizzat okumalarını tavsiye ediyoruz. Ancak şu var ki, Turkeywood yazılarını okumanın tek eğlenceli yanı, bu Amerikano seyircilerin
sinemamıza tamamen hazırlıksız yakalanmış olması. Yani Ed Wood bile bu işlevi görmüş olamaz. Diyeceğimiz o ki, hepimiz, senelerce karşımıza çıka çıka içimizde bir tuhaf yer eden fantastik sinemamızla ilgili geyiklerin sınırlarını zorladık ve aştık elbette zamanında. Yabancı arkadaşlar da vakit ayırıp
izlemişler; milletimizi anlamaya çalışmışlar;
kült filmler listelerine tepeden sokmuşlar. Bu da paylaşılası bir durum neresinden baksanız.