Türkiye arkeolojisinin sıradışı öncüsü Halet Çambel

Türkiye arkeolojisinin sıradışı öncüsü Halet Çambel
Türkiye arkeolojisinin sıradışı öncüsü Halet Çambel
Halet Çambel, Türkiye'de tarihöncesi arkeolojisinin uluslararası standartlarda kurulup gelişmesi, eğitimde bilimsel metodolojinin, kazılarda modern tekniklerin kullanılmasında çok önemli yeri olan bir bilim insanıydı.
Haber: NEZİH BAŞGELEN * / Arşivi

12 Ocak 2014’te 98 yaşında aramızdan ayrılan Prof. Halet Çambel, ülkemizde tarihöncesi arkeolojisinin uluslararası standartlar çerçevesinde kurulup gelişmesi, eğitimde bilimsel metodolojinin, kazılarda modern tekniklerin, prehistorya laboratuvarının, TÜBİTAK’a bağlı Arkeometri Ünitesi’nin kurulmasında, özellikle tarihöncesi alanda genç kuşakların yetişmesinde çok önemli yeri olan bilim insanlarımızdandır. Güneydoğu Anadolu Tarihöncesi Araştırmaları Karma Projesi (Çayönü Kazıları), Keban Bölgesi Tarihi Eserleri Kurtarma ve Değerlendirme Projesi ile Aşağı Fırat Kurtarma Kazıları projesinin hayata geçirilmesinde büyük emeği bulunur.
Halet Çambel, Hasan Cemil Çambel (1879-1967) ve Ayşe Remziye Çambel’in kızı olarak 1916’da Berlin’de doğdu. O dönemde Osmanlı’nın Berlin Büyükelçisi, Çambel’in anne dedesi, Darülfünun’un devletler hukuku müderrisi, sadrazam, eski Roma Büyükelçisi İbrahim Hakkı Paşa’dır (1862-1918). Babası Hasan Cemil Bey, Atatürk dönemi Bolu milletvekili ve Türk Tarih Kurumu Başkanı’dır. İlköğrenimini Almanya’da, ortaöğrenimini 1927-1935 tarihleri arasında İstanbul Arnavutköy Amerikan Kız Koleji’nde yapmış, Devlet Olgunluk Sınavı’nı da 1935 yılında, Galatasaray Lisesi’nde vermişti.
1935-39 arasında, Fransa bursuyla Paris’te, Sorbonne’da okuyan Halet Çambel, 1938’de diplomasını almıştı. ‘École Pratique des Hautes Études, Institut (Université) Catholique’ ve ‘École du Louvre’daki eğitimini de tamamlayarak 1938-39’da doktora çalışmasına başlamış, ancak II. Dünya Savaşı nedeniyle Türkiye ’ye dönmek zorunda kalmıştır. Paris’te okurken 1936 Berlin Olimpiyatı’na eskrim takımında ilk Türk kadın sporcularından biri olarak katılmıştı.
1938’de L. Delaporte’un Malatya-Arslantepe, 1939’da E.Haspels’in Yazılıkaya (Midas) kazılarına katılmış; 1940 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde Prof. H.Th. Bossert’in asistanı olmuş, aynı yıl Nail Çakırhan’la (1910-2008) evlenmiştir. 1943 yılında doktora çalışmasına bağlı olarak TTK adına Kırşehir’deki Hashöyük’te bir kontrol kazısı yapmış, doktorasını 1944’te, doçentliğini ise 1947 yılında vermişti.
1946’da H.Th. Bossert ve Adana Müzesi Müdürü Naci Kum ile birlikte Kadirli yakınlarındaki Karatepe-Aslantaş’ı buldular. Çambel, 1947’den itibaren Toroslar’ın o dönemde ulaşılması zor, Karatepe-Aslantaş görkemli Geç Hitit merkezinde yapılan kazıları Th. Bossert ve U. Bahadır Alkım ile birlikte yürütmüş, 1952’den 2010 sonuna kadar bu azim dolu emeğin ve ilginin sonunda kazılarda bulunan binlerce parça halindeki eşsiz kabartma ve heykel onarılabilmiş ve ortaya çıkan eserlerle ülkemizin kendi türündeki ilk açık hava müzesi kurulabilmişti. Bunun yanı sıra ören yerini çevreleyen ormanlık alan milli park ilan edilerek koruma altına alınmıştı.
Karatepe’nin yanı sıra yörenin tarihi ve doğal değerleriyle de ilgilenmiş, 1961’de, antik adı Flaviopolis olan Kadirli’deki, Alacami olarak bilinen Geç Antik Çağ bazilikasında, bir asistan-öğrenci kazısı gerçekleştirerek mozaik döşemelerin ortaya çıkarılmasını, yapının etrafında geniş bir alanın gecekondulardan arındırılarak bir çevre (ihata) duvarı içine alınmasını, 1967’de ise acil onarım işlerinin yapılmasını sağlamıştı.
Bölgede Arslantaş Barajı’nın yapımı gündeme geldiğinde Baraj alanının taranması, tarihi ve doğal değerlerin saptanması, resimlendirilmesi, fişlenmesi ve 1/25.000’lik haritalara geçirilmesini sağlamıştı. Baraj gölünün suları altında kalacağı anlaşılınca, Haçlılar’a ait Kumkale’nin kurtarma kazısını gerçekleştirmiş ve fotogrametrik rölövesinin yapılmasına önayak olmuştur.
Bu yoğun çalışmaların yanı sıra, yörenin zengin folkloru ve etnografyasıyla da yakından ilgilenmiş, saha çalışmaları için pek çok uzman dostunu Karatepe’ye davet etmişti. Folklor araştırmaları için Prof. Pertev Naili Boratav’ın ilgi ve desteğini sağlamış, Halet Hoca tarafından derlenmiş pek çok veri Boratav tarafından folklorik açıdan değerlendirilmişti.
Üniversitedeki yaşamında uzun yıllar Ord. Prof. Kurt Bittel ile birlikte çalışmış, 1960’ta profesör olmuş, 1962-1963’te misafir profesör olarak Almanya’ya, Saarbrücken Üniversitesi’ne gitmiş ve konuk öğretim üyesi olarak görev yapmıştır. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, Prehistorya semineri 1964 yılında Prof.Dr. Halet Çambel tarafından, oluşturulan Prehistorya ve Arkeoloji Bölümü içinde müstakil bir kürsü haline getirilmişti.
Prof. Çambel’in 1963’te, Chicago Üniversitesi Doğu Bilimleri Enstitüsü ile geliştirdiği işbirliği sonunda kurulan İstanbul-Chicago Üniversiteleri Güneydoğu Anadolu Tarihöncesi Araştırmaları Karma Projesi çerçevesinde önce Siirt-Diyarbakır-Urfa illerinde öğrenci ekipleriyle büyük ve kapsamlı bir yüzey araştırması gerçekleştirilmişti.
Ülkemizde yaşamış olan tarihöncesi insan topluluklarının avcılık ve toplayıcılıktan besin üretimine dayalı yerleşik düzene geçişini araştırmayı amaçlayan projenin merkezini oluşturan Ergani-Çayönü Tepesi’ndeki arkeolojik kazılar 1964’te başlamış, belirli bir süre için projeye katılan Karlsruhe Üniversitesi Technische Hochschule’nin de katılımıyla devam etmiş, 1991’den itibaren de kazı çalışmalarına ara verilerek ağırlık yayın çalışmalarına kaydırılmıştı. Aynı proje kapsamında 1964’te Urfa-Bozova’da, 1968’de Biris Mezarlığı ve Söğüt Tarlası’nda, 1970’te ise Diyarbakır-Girikihacıyan’da kazılar yapılmıştı.
1965-1966 yıllarında İller Bankası-Adana Nazım Planı yarışma hazırlıkları sırasında kendisine başvurulması üzerine, Prof. Halet Çambel Adana kentinin taranarak sivil mimari ve arkeolojik değerlerin saptanması, resimlerinin çekilmesi, kent haritalarına işlenmesi işlerini oluşturduğu bir öğrenci ekibiyle yapmış, böylece bu değerlerin Nazım Plan yoluyla korunmasını sağlamıştı.
Aynı dönemde (1966-1971 yılları), Prof. Halet Çambel Devlet Planlama Teşkilatı ve İmar İskan Bakanlığı Çukurova Bölge Planlama Projesi Müdürlüğü ile geliştirdiği işbirliği çerçevesinde oluşturduğu öğrenci ekipleri ile Adana, Hatay ve İçel illerinde kapsamlı bir eski eser taraması yapmış, fotoğraf, plan ve bilimsel raporlarını hazırlamış, özellikle Mersin-Anamur sahil şeridindeki ören yerlerini (koruma zonunu da gözeterek) 1/25.000’lik haritalara işleyerek eski eser alanlarının bakanlıkça belediyelerin ‘mücavir sahası’ ilan ettirilmesini ve bu suretle koruma önlemlerinin alınabilmesini sağlamıştı.
1966 yılında, Keban Barajı’nın yapımı sürecinde Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün baraj alanının ‘taranması’ için başvurusu üzerine, Prof. Çambel, Michigan University Museum aracılığıyla sağladığı kaynakların yardımı ve Prehistorya Kürsüsü elemanlarının işbirliğiyle bu yüzey araştırmasını gerçekleştirmişti.
ODTÜ, Çukurova ve Hacettepe üniversitelerinde görevli bazı fizikçi ve kimyacılarla işbirliği yaparak İstanbul, İstanbul Teknik ve Boğaziçi üniversitelerindeki ilgili uzmanların da katılımıyla 1976’da TÜBİTAK’a bağlı bir Arkeometri Ünitesi’nin kurulmasını sağlamıştı. Prof. Halet Çambel, 1954’ten beri Union Internationale des Sciences Préhistoriques et Protohistoriques (CIPSH) Conseil Permanent’in Türkiye üyesi ve 1964’ten beri de Alman Arkeoloji Enstitüsü’nün asli üyesiydi. 1979 yılında, American Philosophical Society’e ilk Türk üye olarak seçilen Halet Çambel, 1986 yılında da İtalyan Adelaide Ristori ödülünü almıştı.
1984 yılında, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü Prehistorya Anabilim Dalı Başkanlığı’ndan yaş haddi nedeniyle emekliye ayrılmıştır. Karatepe’deki çalışmaları emekli olduğundan bugüne kadar kesintisiz bir şekilde sürdürülmektedir. 2005’te insan ile insanın kültür mirası arasındaki karşılıklı ilişki olanaklarını geliştirmeye adanmış bilim insanlığı ve bundaki eşsiz rolü nedeniyle Hollanda Kraliyeti Prens Claus ödülünü almıştı.
Anadolu Halk Bilimleri ve Kültür Derneği tarafından bu alanda ömürboyu yürüttüğü çalışmaları nedeniyle 2008’de Özgür İnsan Ödülü’ne layık görülmüştü. Aynı yıl son anına kadar birlikte olduğu eşi Nail Çakırhan’ı kaybetmişti. ‘Arkeoloji alanında yaptıkları çalışmalar ve arkeoloji bilimine üstün katkılarından dolayı’ 2010 yılı Kültür-Sanat Büyük Ödülü’ne Prof. Nimet Özgüç’le birlikte layık görülmüştür. Halet Çambel’in belki de en önemli başarısı, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi bünyesinde kurduğu Prehistorya Anabilim Dalı’dır. Sıradışı yaşamının en iyi ve en güzel anlatımı, Osmaniye eski valisi İsa Küçük’ün kaleme aldığı, Arkeoloji ve Sanat’ın yayımladığı ‘Halet Abla Destanı’yla ölümsüzleştirilmişti.
*Arkeolog-Editör/ Arkeoloji ve Sanat Yayınları