Türkiye sineması Rotterdam'da 'gezi'ye çıktı

Türkiye sineması Rotterdam'da 'gezi'ye çıktı
Türkiye sineması Rotterdam'da 'gezi'ye çıktı
Rotterdam'da düzenlenen Kırmızı Lale Film Festivali, Türkiye sinemasını Hollanda'ya taşıdı. Festivalin yarışma bölümünde en iyi yönetmen ve film ödülü Emin Alper'in 'Tepenin Ardı' filmine gitti.
Haber: ŞENAY AYDEMİR - senay.aydemir@radikal.com.tr / Arşivi

İstanbul ’da hareketli birkaç günü geride bıraktıktan ve kalbimiz ‘Gezi’de kaldıktan sonra Hollanda’nın Rotterdam şehrinde ilk kez düzenlenecek Kırmızı Lale Film Festivali’ne gidiyoruz. Amsterdam Havaalanı’nda pasaport polisi bildik sıkıntıları yaratıyor ama bu sefer kaygıları her zamankinden farklı. İstanbul’daki isyanın ardından acaba bu ülkeye sığınmak isteyen ‘mülteciler’ olabilir miyiz? Başta açılış töreninde onur ödülü alan, festival kapsamında bir de masterclass gerçekleştiren Erden Kıral olmak üzere birçok kişi dakikalarca sorguya çekiliyor.
Bu sorun aşılmaya çalışılırken, bir yandan da “Söz verdiğimiz için buradayız” yoksa Türkiye çok güzel bu arada” geyikleri yapılıyordu.
Kırmız Lale Film Festivali, çarşamba akşamı yapılan açılış töreni ile başladı. Erden Kıral’ın yönettiği ‘Yük’ filmiyle açılan festivale filmin oyuncuları Tansu Biçer ve Tülin Özen de katıldı. Açılışta ayrıca Demet Akbağ’a da ‘Yaşam Boyu Başarı Ödülü’ takdim edildi. Hükümet Kadın ’ın devam filmini çekecekleri Mardin yolculuğu öncesi festivale katılan Demet Akbağ, ‘ayağının uğurlu olduğunu ve festivalin uzun yıllar devam edeceğine inandığını’ söyledi.
Festival organizatörlerinin amacı da bu. Uzun soluklu ve giderek uluslararası bir boyut kazanan bir festivale dönüştürmek istiyorlar Kırmızı Lale’yi önümüzdeki yıllarda.
Hollanda Türkiye Kültür Vakfı tarafından düzenlenen, Kültür Bakanlığı ve Rotterdam Belediyesi tarafından da desteklenen festivalin ulusal yarışma bölümünde gülen film ise Emin Alper’in yönettiği ‘Tepenin Ardı’ oldu.
Chris Keulemans, Ronald Simons, İclal Akçay ve Gülçin Santırcıoğlu’ndan oluşan jüri,
Urart En İyi Yönetmen Ödülü’ne Emin Alper’i değer bulurken; Af Madia En İyi Film Ödülü de ‘Tepe’nin Ardı’nın oldu. Festivale katılamayan Emin Alper’in ödülünü, kendisine iletmek üzere alan yönetmen Hüseyin Karabey, Alper’in Gezi Parkı’nda somutlaşan barış mesajlarını da festivalimiz aracılığıyla Rotterdam’a taşıdı.
Bu bölümde Derviş Zaim’in ‘Devir’, Ahmet Sönmez’in ‘Elveda Katya’, Çiğdem Vitrinel’in ‘Geriye Kalan’, Pelin Esmer’in ‘Gözetleme Kulesi’, Reis Çelik’in ‘Lal Gece’ ve Emin Alper’in ‘Tepenin Ardı’ filmleri yarışıyordu.
Festival yönetimi de hem açılış gecesinde hem de ödül töreninde Gezi Parkı simgesinin sanatçılar tarafından sık sık gündeme getirildiği festivalde boyunca demokratik yaşama katkıda bulunmayı sürdüreceklerinin altını çizdiler...
Bu yıl ilki yapılan festivalde, uzun metraj, belgesel ve kısa filmlerden oluşan 26 filmlik bir seçki Hollandalı ve bu ülkede yaşayan Türkiyeli sinemaseverlerin beğenisine sunuldu.
Cumartesi günü gerçekleştirilen ödül töreni gecesinin sunumunu F Tipi filminin oyuncularından Gizem Soysaldı ile Hollanda Türkiye Kültür Vakfı Yönetim Kurulu üyelerinden Ali Keleş yaptı.
Geceye T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtma Müşaviri Enis Tataroğlu ve Lahey Büyükelçilik Müşaviri Rifat Kahyaoğlu katıldılar.

En iyileri seçtik

Yönetim kurulu Mehmet Emin Alkanlar, Sevinç Baloğlu, Ahmet Hızarcı, Ali Keleş, Turgut Oktay Morkoç, Gönen Orhan ve Kemal Öktem’ten oluşan Hollanda Türkiye Kültür Vakfı, iki ülke arasındaki kültürel işbirliğini arttırmayı amaçlıyor. Sevinç Baloğlu, Türkiye sinemasının uluslararası arenada yakaladığı başarıların, uluslararası bir seyirci doğurduğunu belirterek, festivalin bu ihtiyaçtan kaynaklandığını ifade ediyor. Bu ihtiyacın ardından vakfın kurulduğunu ve ilk iş olarak bu festivalin yapıldığını belirten Baloğlu, ilk yıl olmasının sıkıntılarını yaşadıklarını, yoğun bir tanıtım gerçekleştirildiğini ama bazı talihsizliklerin yaşandığını aktardı. Baloğlu, programı oluştururken, seçkinin uzun metraj, belgesel ve kısa film bölümlerinde Türkiye sinemasında son dönemin en iyilerini bir araya getirmeye çalıştıklarını ifade etti. Baloğlu, “Biz olmasak da bu festivalin ilerleyen zamanlarda da devam etmesini istiyoruz” dedi.