Türkiye'nin en ücra köşelere dahi giden Müzebüs!

Türkiye'nin en ücra köşelere dahi giden Müzebüs!
Türkiye'nin en ücra köşelere dahi giden Müzebüs!
Türkiye'nin ulaşım, iletişim ve endüstri tarihini gözler önüne seren Rahmi M. Koç Müzesi, 2003 yılında hayata geçirilen Müzebüs projesiyle müze koleksiyonundan seçilmiş buhar makinesi, telgraf, gramofon, teleskop, radyometre, güneş saati, güneş pilli araba gibi 70 objeyi Türkiye'nin her yerindeki öğrencilere ulaştırıyor. Bugüne kadar 1738 okul gezen ve 460 binden fazla öğrenciye ulaşan Müzebüs'ü müzenin eğitim danışmanı Emine Bayram anlattı.

Müzebüs projesi nasıl ortaya çıktı?
Bildiğiniz gibi Rahmi M. Koç Müzesi Türkiye ’de ulaşım, iletişim ve endüstri tarihine adanmış ilk müzedir. Zengin koleksiyonumuza yeni yeni objelerin katılımını sağlıyor. Her yıl 200 bini aşkın ziyaretçiyi ağırlayan müzemize en çok rağbeti okullar ve öğrenciler gösteriyor. Öğrenciler laboratuarlarında göremeyecekleri objeleri müzede gerçek boyutlarında görüyorlar. Bazılarının çalışır hallerini izleme fırsatını yakalıyorlar. Çocuklarımızın ve gençlerimizin müzelerden bir eğitim kurumu olarak yararlanabilmeleri için müze eğitimi almaları gerektiğine inanıyoruz. Fakat bu noktada İstanbul ’a gelmekte maddi veya coğrafi olanaksızlıklar yaşayan öğrenciler olduğunun farkındayız. Bu yüzden diğer illerdeki okulların ayağına bizzat biz gitmeye karar verdik. Bir eğitimcimiz ve yardımcısıyla müze koleksiyonundan seçilmiş objelerden oluşturduğumuz ‘Gezici Müzemiz’ il il istisnasız, kış, kar, köy, kasaba demeden tüm Türkiye’yi dolaşıyor. Müzebüs zor koşullar altında en ücra noktalara dahi ulaşıyor. Öğrencilerin isteklerine ve hayallerine kulak veriyoruz. Amacımız, çocuklara çağdaş anlamda müzeciliği tanıtmak, müze eğitiminin temel ilkelerini kavratmak, müze koleksiyonunu eğitim amaçlı kullanmak, ilk ve ortaokulların programlarındaki ünitelerle bağlantılı müze objelerinden yararlanarak müzeye gelemeyen okullara uygulamalı eğitim imkânı sağlamak, teknolojinin gelişim süreci hakkında öğrencileri bilgilendirmek, tarihi eserleri koruma bilincini geliştirmektir. Objeler üzerinden verdiğimiz eğitim sayesinde hem derslerini hem de hayatı çok daha iyi kavrayabiliyorlar.


Müzebüs’ün içinde hangi objeler yer alıyor?
Müzebüs’te ulaşım, iletişim, kuvvet-hareket ve çevre bilinciyle ilgili teknolojik gelişimi gösteren 70 obje sergileniyor. Bu objeler arasında buhar makinesi, kronometre, radyometre, telgraf, güneş saati, güneş pilli araba, dişli çarklar, çapraz çubuk, oktant, sekstant, mors telgrafı, semafor bayrakları, gramofon, lokomotif-otomobil-gemi modelleri, teleskop, pusula, papirüs kağıdı bulunuyor.

Müzebüs’ün öğrencilere katkılarından bahseder misiniz?
Eğitim ve öğrenim çok yönlü sosyal ve kültürel çevreler içinde, onlardan etkilenerek oluşur. Sosyal ve kültürel gelişimin bir parçası olan müzeler de yaptıkları faaliyetlerle çocukların sosyal, duygusal, zihinsel, bedensel, dil gelişim ve becerilerine katkıda bulunmalı, hayal güçlerini ve yaratıcılıklarını geliştirmeli. Müzemiz de eğitim hizmetlerini ve öğrencileri çok önemsemekte ve bu hedefleri gerçekleştirebilmek için 2003 yılından beri sistemli şekilde Müzebüs ve diğer eğitim faaliyetlerini düzenlemekte. Maddi olanaksızlıklar, zaman bulamama veya uzaklık sebebiyle müzemizi ziyaret edemeyen öğrenciler için başlattığımız Müzebüs, kısıtlı imkânları olan çocuklara müzenin sunduğu imkânları tattırmak, farklı ve yaratıcı araç ve yöntemlerle eğitim alma şansını vermek için seyahat ediyor. Bu amacı gerçekleştirmek üzere Müzemiz projenin işletme masraflarının sponsoru olması konusunda Ford Otosan, Opet ve Arçelik A.Ş. ile anlaşma yaptı. Bu girişim sayesinde ülkemizin dört bir yanındaki binlerce çocuk iki özel şansı yakalıyor: Birincisi müzeciliği ve müzelerin koleksiyonlarının çapını ve kalitesini tanıyor, ikinci olarak da daha önce hiç görmedikleri objeler ve etkinlikler sayesinde unutamayacakları bir derse katılmış oluyorlar. Çocuklarımıza başka bir dünyanın kapılarını açarak eğitim hayatları sırasında, ufuklarının genişlemesine ve potansiyellerinin ortaya çıkmasına yardımcı olmayı hedefliyor ve ileride sadece bizim müzemizi değil, diğer müzeleri de ziyaret etme alışkanlığı edinmelerini, hatta aile ve dostlarına da bu alışkanlığı aşılamalarını sağlamaya çalışıyoruz.


2003 yılından beri toplamda kaç il, kaç okul gezildi? Ne kadar öğrenciye ulaşıldı?
Müzebüs yola çıktığı günden bu yana toplamda 1738 okul gezdi, 362 bin 460 öğrenciye ulaştı. Her yıl en az 30 il, 130 okul ziyaret ediyor ve 30 bin öğrenciye ulaşmayı hedefliyoruz.

Müzebüs’ün gideceği okulları nasıl belirliyorsunuz?
Öğretmenlerden gelen istekler doğrultusunda bir sonraki eğitim ve öğretim yılının programını hazırlıyoruz. Her yıl Milli Eğitim Bakanlığı’ndan onay alıyoruz. Gideceğimiz illerin, İl Milli Eğitim Müdürlükleri’ne resmi bir yazı ile bilgi veriyoruz ve gidebileceğimiz okulların isimlerini, telefon ve adres bilgilerini alıyoruz.


ÜCRA KÖYDEKİ GÖRME ENGELLİ ÖĞRENCİNİN YÜZÜNDEKİ MUTLU İFADE...

12 yıldır il ilk Türkiye’yi dolaşan Müzebüs öğretmeni Rafet Özgün Gök, kendisini çok etkileyen bir anısını Radikal’le paylaştı:
"Geçen sene Güneydoğu illerimizin bir köyünde hiç unutamayacağım ve beni derinden etkileyen bir olay yaşadım. Gitmiş olduğumuz okul 4 derslikli küçük bir köy okuluydu. Okulun her yönden eksikleri vardı ve öğrenciler çok zor şartlarda eğitim alıyorlardı. Bu okuldaki öğrencilerin hiç biri müze görmemişlerdi. Müze ile ilgili bilgileri öğretmenlerinin derslerde anlattığı kadardı. Okula gittiğimizde öğrenciler bizi sevinçle karşıladılar. Daha sonra sergimizi açtık ve onlara müzemizden getirmiş olduğumuz objeleri anlattık. Ancak aralarındaki bir öğrenci görme engelliydi. Diğer öğrenciler en azından bu objeleri görüp anlayabiliyorlardı. Ama bu öğrencimiz bu imkândan bile yoksun kalıyordu. Onun için biz de dersimizin sonunda onunla özel olarak, birebir objelere dokundurarak anlatım yaptık. Örneğin teleskobu incelediğinde veya gramofona dokuduğunda ve dinlediğinde hayalinde kurduğundan daha farklı olduğunu söyledi. Her bir objeyi incelerken yüzündeki şaşkın ve mutlu ifade bizi çok duygulandırdı. O an onun mutluluğuyla biz de mutlu oluyorduk ve gerçekleştirdiğimiz bu hizmetin önemini bir kez daha kavrıyorduk. Binlerce öğrencinin yüreğine dokunuyorduk."