TV sohbetlerinde son moda diziler

TV sohbetlerinde son moda diziler
TV sohbetlerinde son moda diziler

Master of Sex

İnternet sayesinde dizi dünyasında seçeneklerin arttığı, 'Downton Abbey'i, 'Game of Thrones'u ezbere bilmenin bile bu âleme hâkim olmaya yetmediği günlerdeyiz. Artık bildik örneklerin dışındaki dizilere bakmak da farz. Arkadaş meclislerini yokladık, şu aralar hangi diziler revaçta diye bakındık.
Haber: ERMAN ATA UNCU - erman.uncu@radikal.com.tr / Arşivi

Masters of Sex


‘Mad Men’ sonrası 1960’ları layıkıyla temsil etmenin, bu çığır açıcı dönemden yeni ve ilginç hikâyeler çıkartabilmenin eşiği iyice yukarılara çıktı derken ABD televizyonları seyircisini şaşırtmaya devam ediyor. Yeni Showtime harikası ‘Masters of Sex’, 1950’lerin sonu 60’ların başında sekse bilimsel bakış getirerek tabu yıkan Dr. William Masters ile Virgina Johnson’ın gerçek hikâyesinden uzun soluklu bir dizi çıkartıyor. İşin ironisi, Dr. Masters’ın kadınların orgazm taklidi yaptığını duyacak kadar durumdan bihaber olması, sekse sadece bilim insanı soğukluğunda yaklaşması. Virginia Johnson ise aktif cinsel yaşamını bilimsel merakla birleştiren, TV tarihinin en güçlü kadın karakterlerinden biri. Gerçek hayat rollerini canlandırmaktaki ustalığını defalarca gösteren Michael Sheen, Dr. Masters’ı; Lizzy Kaplan ise Virginia Johnson’ı canlandırıyor.

Moone Boy


Chris O’Dowd’u nerede görseniz yüzünde bir gülümseme, rahatlama belirenlerden misiniz? Judd Apatow şürekâsının filmleri (‘Nedimeler’, ‘This is 40’), TV’nin ‘hipster’ fenomeni ‘The Girls’ ya da ‘Thor: Karanlık Dünya ’ gibi gişe devleri fark etmez, İrlandalı O’Dowd her göründüğünde insana güven veren oyuncular kategorisine çoktan alındı. Artık başrolde olduğu bir dizinin de vakti gelmişti. Üstelik O’Dowd, ‘Moone Boy’un başrolüyle de yetinmiyor, dizinin hem yaratıcısı hem de senaristlerinden biri. Haliyle 80’ler İrlandası’nda geçen dizide otobiyografik unsurlar da faaliyette. Türlü mücadele içindeki küçük bir çocukla (David Rawle) hayal arkadaşının (Chris O’Dowd) ilişkisini konu alan dizi, bu tür hikâyelerin şahı ‘Calvin & Hobbes’ hayranı bir arkadaşımızın da favorileri arasında. Söylemeden geçmeyelim.

Breathless


Yine 60 başları... Ve yine jinekoloji departmanı... Ama bu sefer istikamet Britanya. Jack Davenport’u ‘Coupling’de doğum anını ‘Alien’ın malum sahnesine benzetirken hatırlayanlar, onu ülkenin en önde gelen jinekologlarından biri olarak seyredince çok şaşıracaklar. Henüz doğum kontrol haplarının “koca iznine” bağlı, kürtajın da yasak olduğu 60’lar başında Londra’daki bir hastanenin jinekoloji departmanında yaşananlar, tabii ki işinin ehli Britanyalı televizyoncular için bulunmaz bir maden. Dönemin seksist iş ortamına ve diğer yanda yavaş yavaş filizlenen cinsel devrimine aynı anda bakış mümkün. Eleştiriler ‘Breathless’ın da bu fırsatı kaçırmadığı yönünde. Bir de dönemin dört başı mamur, gücüyle her şeye kadir erkek tipolojisini tarumar etme, kusursuz yüzeyin altındaki çatışmaları açığa çıkartma fırsatı var ki, bu da ‘Mad Men’den hatırlanacağı üzere işini iyi yapan diziler için eşine az rastlanır zenginlikte bir maden.

Wilfred


Televizyonun kariyeri inişte birçok sinema yıldızının önünde yeni ufuklar açtığı, TV tarihine az çok vâkıf herkesin malumu... Ancak Elijah Wood ve ‘Wilfred’in durumu farklı. ‘Balık balık’ bakışları imzası yerine geçen Elijah Wood’un sinema kariyerinin düşüşe geçtiği falan yok. Ama Peter Jackson tarafından Hobbit’liğe mahkûm edilip gidecek derken Avustralya’dan ithal edilen hınzır sitcom ‘Wilfred’le çıkageldi. Wood, yine saf, yine alabildiğine masum ama insan-köpek arkadaşı ‘Wilfred’ sağ olsun kendini sürekli olmadık durumlar içinde buluyor ve bu noktalarda içine düştüğü ahlaki ikilemler, yüzüğü takıp çıkarmaktan çok daha uğraştırıcı. Ot içen, bencil, Avustralya aksanıyla yapmadık ‘pislik’ bırakmayan, sadece sahibi Ryan’ın (Wood) konuşabildiği ‘Wilfred’in (Jason Gann) maceraları ABD prömiyerini 2011’de yaptı. Ama yine de inisiyatifi alıp bu seçkiye eklemeden edemedik.

Family Tree


Yine bir Chris O’Dowd işi... Ancak bu sefer işin içinde bir başka fenomen daha var: Christopher Guest... 1984’te kurmaca bir hard-rock grubunun inişlerini çıkışlarını konu alan sahte belgesel (aslında güya belgesel diye nitelendirilmesi daha doğru olacak ‘mockumentary’) ‘This is Spinal Tab’i yazıp oynayan Guest’in televizyona yine bu türden bir işle dönmesi kuşkusuz en çok izleyicinin yararına. Christopher Guest ve Jim Piddock’ın yaratıcı hanesinde yer aldığı dizi, boşandıktan sonra aile ağacının ABD’deki dallarını araştırmaya başlayan 30’larındaki İrlandalı / İngiliz Tom Chadwick’in (Chris O’Dowd) hikâyesini anlatıyor. Tabii işin içinde böyle bir ekip olunca aile de pek normlara uyan cinsten değil. Düşüncelerini bir el kuklasıyla dillendirmeyi tercih eden kız kardeş, İç Savaş temsilcileri, komplo teorisyenleri vs. Chadwick aile üyelerinden sadece birkaçı.