UFO bizi gözetliyor!

9 Mayıs Çarşamba günü Washington DC, Ulusal Basın Klübü'nde tarihi bir basın toplantısı yapıldı.Amerikan askeri yetkilileri, gizli istihbarat servisi yetkilileri, hükümet görevlileri ve bilim adamları, UFO'ların bağlı bulundukları kurumlar tarafından uzun zamandır bilindiğini...

İSTANBUL- 9 Mayıs Çarşamba günü Washington DC, Ulusal Basın Klübü'nde tarihi bir basın toplantısı yapıldı. Amerikan askeri yetkilileri, gizli istihbarat servisi yetkilileri, hükümet görevlileri ve bilim adamları, UFO'ların bağlı bulundukları kurumlar tarafından uzun zamandır bilindiğini, gözlendiğini, dünya dışı zeki yaşama ait kanıtların bulunduğunu açıkladılar.
Sonuçta yine ben haklı çıktım. Çünkü dünya dışı zeki varlıkların aramızda dolaştığını çok iyi biliyordum. Kendimden de şüpheleniyordum ama yaşamım boyunca Demirel ve Ecevit gibi liderlerin performanslarına, Mustafa Topaloğlu'nun konu üzerindeki çalışmalarına şahit olunca üstün varlığın (!) ne anlama geldiğini gördüm.
Sirius UFO Uzay Bilimleri Araştırma Merkezi Başkanı Haktan Akdoğan, mart ayında San Marino'da yapılan Dünya UFO Kongresi'nde de UFO'ların varlığının dünyada ilk kez resmi kanallar tarafından da kabul edildiğini söylüyor. Dr. Steven Greer beyin başında bulunduğu ve sekiz yıldır bu konuda hazırlanan 'Gerçeği Ortaya Çıkarma Projesi'nin ilk adımıymış bu. Hayırlısı. Tüm bu açıklamalar çok ilgimi çekti doğrusu.
Çünküm, yaşamımın bundan sonraki bölümünü pekâlâ da başka bir gezegende sürdürebilirim diye düşünürdüm. Şöyle krizsiz, savaşsız, trafiksiz temiz bir gezegen. Havası çam kokan, denizlerinde yüzülen, derelerinden su
içilen bir gezegen. Maddi çıkarlarından çok paylaşmaya önem veren insanlar filan. Böyle bir yolculuk mümkünse, hemen bir cam kenarı rica edeceğim.
Haktan bey, bu global dünya size kalsın, benim buradan tüymem mümkün mü sizce?
Şimdi uzaylıların açık açık gelip, isteyeni gezegenlerine götürecek diye bir kavram yok henüz. Bizim evrenimize direkt müdahale etmek gibi bir dertleri yok. Bu zaten, onlara göre barbarlık.
Ancak bizim onlarla açık temas yapabilecek düzeye gelmemiz için, hem teknolojimizin da-
ha ilerlemesi, hem barışı, sevgi-yi, birliği sağlamamız gerekiyor. Şimdi ülkeler savaş halinde olduğu için, sürekli nükleer, biyolojik silahlar üreten ilkel bir ırk olduğumuz için, onlarla açık temas yapabilecek bir düzeyde değiliz.
Bizi nasıl değerlendiriyor bu uzaylılar?
Özellikle insanların atom silahlarını keşfettikten sonra bu ziyaretlerin çoğaldığını görüyoruz. Çünkü dünya insanı evreninde yok edici bir süreci başlattı. Atmosfer bozuluyor, radyasyon uzaya yayılıyor. Bu kozmik komşulara bir tehlike arz ediyor tabii. Çünkü onlar kâinatı bir bütün olarak görüyor. Bizim gibi böyle savaşan bir ırkın, böyle yok edici silahlarla uzaya yayıldığını düşünün, ne kadar tehlikeli. O yüzden bizi endişeyle izliyorlar.
Uzaylılar dünyayı kirlettiğimiz için, 'Allah müstahakınızı versin mahvettiniz lan dünyayı' diye bozuluyorlar mıdır?
Yani üzülüyorlar. Dünya da canlı bir organizma onu yok ederek kendimizi yok ediyoruz. Bu gobal ısınmalar, mevsim değişiklikleri, depremlerin artması hep bizim doğaya verdiğimiz zazarlardan ötürü oluyor. İnsanların artık uyanması gerekiyor.
Bunlar iyi mi, bizi ele geçirmek istiyor olamazlar mı?
Olumsuz bir amaçları olsa dünyayı beş dakikada ele geçirebilecek teknolojileri var. 'Independent Day' deki gibi anında ele geçirirler. Amaçları bu değil. Bu gezegeni ele geçirip, bizi köle gibi kullanmayı isteselerdi bunu zaten tarihin birçok sürecinde yaparlardı. Barışçılar mı? Bunu tam olarak bilemeyiz tabii. Artı ve eksi kâinatta da her zaman vardır. Bire bir temaslarda gözlenen ve negatif motivasyon içinde olan varlıklar da var. Nasıl ki, pozitifler dünyanın evrimine müdahale etmiyorsa negatifler de etmiyor. O yüzden müdahaleler olmuyor.
Yetkililer bugüne kadar neden bunu gizliyordu?
Bir kere politikacılara ve askerlere güven kalmayacak. Dünyada şu anda kurulmuş olan bütün ekonomik, politik, dinsel bütün kavramların çökeceğine inanıyorlar. Bu da onların işine gelmiyor. Çünkü dünyayı yöneten güçler bu sistem içinde, halkı kontrol etme amaçlarından fedakârlık etmek zorunda kalacaklar. Bunun için gizli tutuyorlar. Ama emekli olan üst düzey yetkililer vicdanen rahatsız olup, bu konularda açıkça konuşuyor.
Bunlar evvelden halka yalan söylemişler. UFO, mufo yok demişler. Şimdi de yalan söylemedikleri ne malum?
Hepsi yalan makinesine girmeye hazırlar. Zaten insanların sözlerinden çok bizim için fiziki kanıtlar önemli. Dünyanın çeşitli bölgelerinde düşen uçan daire enkazları var. Son elli yılda bu tip bir düzine olay oldu. Kanıtlar var.
O kadar gelişmiş araçları var, neden düşüyorlar?
Bu UFO konusunda sürekli tartışılan bir konu. Bazı tezler var. Mesela Rooswelt'de düşen uçan dairenin içinden çıkan dört uzaylı da tıpatıp birbirine benzer, sanki fabrikadan çıkmış varlıklar. Benim düşünceme göre bunlar android. Etten yapılmış robotlar. Roosvelt'te düşen gemi iki gön sonra bulunmuş.
Atmosfere girmeyip yörüngede bekleyen ana gemiden çıkan bu küçük keşif gemisini, isteseler ışınlayıp çekerlerdi. Dünyada birtakım kanıtlar olsun' diye düşünmüşler. Bu düşen uzay gemisinin yapımında kullanılan elementin dünyada var olmadığı kanıtlandı mesela.
Acaba diyorum bu uzaylılar Kemal Derviş gibi gelip, bizim ekonomik krize müdahale edebilirler mi?
Onlar gelip bir şey düzeltmeyecekler. Bizim kendimizi düzeltmemizi bekliyorlar. Barış, birlik sevgi ortamı sağlanmadığı sürece gelmeyecekler. Şimdi bekliyorlar.
Çok bekleyecekler o zaman. Haktan bey, bunları nereden biliyorsunuz? Sanki uzaylılarla muhtelif görüşmeleriniz olmuş gibi konuşuyorsunuz.
Bire bir görüşme kayıtlarından, çeşitli araştırmalardan, belgelerden ve somut kanıtlardan biliyorum. Sonuçta tüm bunlar, barışı ve ülkelerin birbirleriyle kaynaşmasını hızlandıracak. Kaynaklar birleşecek, dünya devleti olma yolunda bir adım atmış olacağız. Evrende tek olmadığımız, başka uygarlıkların olduğu idrakine varınca, bilincimiz açılacak. Yaşama ve varoluşa daha büyük bir perspektiften bakacağız. Bu on yıl içinde gerçekleşecek. 'Dünya çok küçükmüş' diyeceğiz.