Üniversiteliler evlenirken mezhep ve din gözetmiyor

Üniversite öğrencileri arasında yapılan bir araştırmada, öğrencilerin büyük oranının çiftler arasındaki etnik ve mezhep farklılığı ile siyasal görüş ayrılığının çiftlerin evlenmesine engel olarak görmediği belirlendi.


Cumhuriyet Üniversitesi (CÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Metin Erol, Hacettepe Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Fırat Üniversitesi ile Cumhuriyet Üniversitesinde 1 ve 4. sınıflarda öğrenim gören 3 bin 309 öğrenci arasında, "Üniversite öğrencileri arasında dayanışma ve ötekileştirme eğilimleri" konulu araştırma yaptı.
Doç. Dr. Metin Erol, AA muhabirine yaptığı açıklamada, araştırmalarında üç önemli taraftarlık ya da ötekileştirme alanının olduğunun görüldüğünü belirterek, bunların, dini, etnik ve siyasal alandaki kutuplaşmalar olduğunu söyledi.
Bu gruplar arasındaki kutuplaşma ya da ötekileştirme eğilimlerinin, eş seçme ölçütü kullanılarak saptanmaya çalışıldığını ifade eden Erol, "Çünkü bir şahsın, başka bir şahısla evlenebileceğini düşünmesi, o şahısla ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda her zaman samimi, içten ve gönüllü olarak ortak çalışma yapabileceğini gösterir" dedi.
"Grup dinamiği açısından Türkiye’de ötekileştirme eğilimleri" adlı kitap haline de getirilen araştırmada, öğrencilerin yüzde 79.1’inin çekirdek aile, yüzde 11.6’sının geniş aile, yüzde 6.8’inin eksik aile, yüzde 2.5’inin ise parçalanmış aileden geldikleri saptandı.
Öğrencilerin yüzde 54.8’inin 1-2 kardeşli olduğunun belirlendiği araştırmada, 3-4 kardeşi olanların oranının yüzde 25.9, 5 ve daha fazla kardeşi olanların oranının ise yüzde 15 olduğu ortaya çıktı.
"İnsanları birbirine bağlayan en önemli bağ hangisidir?" şeklindeki soruyu öğrencilerin yüzde 35.4’ü kan bağı, akrabalık, yüzde 22.6’sı insanlık bağı, yüzde 17.7’si din bağı, yüzde 11.9’u ideolojik bağ, yüzde 8.2’si ise hemşehrilik bağı olarak yanıtladı.

EVLİLİKTE ÖTEKİLEŞTİRME EĞİLİMLERİ 

"Farklı mezhepten biriyle evlenebilirim" şeklindeki görüşe öğrencilerin yüzde 45.2’sinin katılıyorum, yüzde 23.8’inin kısmen katılıyorum, yüzde 31’inin ise katılmıyorum şeklinde yanıt verdiği tespit edildi.
Mezhep farklılığının sosyal mesafe nedeni olarak algılanmasının kız ve erkek öğrenciler arasında farklılıklar gösterdiğinin de saptandığı araştırmada, farklı mezhepten birisiyle evlenebileceğini belirten kızların oranının yüzde 37.4 iken erkeklerin oranının yüzde 52.5 olduğu belirlendi.
Mezhep farklılığının evlenmeye engel olmadığını düşünenlerin oranın yüzde 53.8 olarak belirlendiği araştırmada, bu soruya öğrencilerin yüzde 27.8’i ’kısmen katılıyorum’, yüzde 18.4’ü ise ’katılmıyorum’ olarak yanıt verdi.

SİYASAL FARKLILIKLAR VE EVLİLİK

Siyasal farklılıkların sosyal mesafe üzerindeki etkisi hakkında da saptamalarda bulunulan araştırmada, "siyasal farklılık evlenmeye engel değildir" şeklindeki görüşe, öğrencilerin yüzde 57.8’i ’katılıyorum’, yüzde 27.4’ü ’kısmen katılıyorum’, yüzde 14.8’i ise ’katılmıyorum’ yanıtını verdi.
Araştırmadaki "siyasal görüşleri farklı olanlar evlenmemelidir" şeklindeki görüşe de, öğrencilerin yüzde 10.8’i katılıyorum, yüzde 19.4’ü kısmen katılıyorum, yüzde 69.8’i de katılmıyorum şeklinde yanıtladı.
Öğrencilerin yüzde 48.3’ü siyasal görüşleri farklı olanların evlenirlerse anlaşamayacağı yönündeki görüşe katılmadığını belirtirken yüzde 37’si kısmen katıldığını, yüzde 14.7’si ise bu görüşe katıldığını söyledi.
Araştırmaya katılanların yüzde 49.6’sı siyasal görüşü farklı olan biriyle evlenebileceğini söylerken yüzde 22.3’ü ise evlenmeyeceğini belirtti.

ETNİK FARKLILIK EVLENMEYE ENGEL Mİ?

"Etnik farklılık evlenmeye engel değildir" görüşüne öğrencilerin yüzde 61.7’sinin katıldığının saptandığı araştırmada, yüzde 23.5’i kısmen katılıyorum, yüzde 14.8’i ise katılmıyorum şeklinde yanıt verdi.
Öğrencilerin yüzde 47.4’ünün "farklı ırktan biriyle evlenebilirim" şeklindeki görüşe katıldığını belirttiği araştırmada, yüzde 25.6’sı kısmen katıldığını, yüzde 27.1’i ise katılmadığını ifade etti.
Öğrencilerin diğer kültür gruplarına ilişkin kanaatlerinin oluşmasında yüzde 65.6’sının kendi deneyimlerinin etkili olduğunun saptandığı araştırmada, yüzde 15.9’unun aile ve akrabalardan öğrendiği bilgiler, yüzde 9’unun medyadan, yüzde 6.9’unun arkadaşlarından öğrendiği bilgilerin etkili olduğu ortaya çıktı.