Ustalık gösterisi gibi oyun

Ustalık gösterisi gibi oyun
Ustalık gösterisi gibi oyun
Sumru Yavrucuk'un transseksüel Umut'u canlandırdığı 'Kimsenin Ölmediği Bir Günün Ertesiydi' tek kişilik bir oyun nasıl olmalıdır sorusuna verilen mükemmel bir cevap...
Haber: ZEYNEP AKSOY / Arşivi

Umut, çok özlediği annesini 10 yıldır görmüyor çünkü o toplumun dışladıkları arasında en önde gelenlerden. O, kendini karşı cinsten hissettiği için evinden kaçmış ve seks işçisi olarak çalışmak zorunda olan, çarka çıkan, gecelerini kötü otel odalarında taksi şoföründen işadamına türlü çeşit “toplum” insanlarıyla geçirerek ekmeğini kazanan bir transseksüel.
Ebru Nihan Celkan’ın oyunu ‘Kimsenin Ölmediği Bir Günün Ertesiydi’, İstanbul ’da yaşayan seks işçisi transseksüel Umut’un (Sumru Yavrucuk) hayatından bir kesit sunuyor bize. “Gullüm”leri, hayalleri, mutlulukları, hayal kırıklıkları, yaşadığı türlü çeşit aşağılanmalar ve acılarla yaşam deneyimi ve duygular yelpazesini bir uçtan diğerine kat eden, hem politik hem kişisel, iyi yazılmış, gerçekçi bir metin.
Fakat bu metne sahnede hayat bulduran, onu eti kemiğe büründürüp tam bir saat boyunca bir an bile dikkati dağıtmadan izlettiren, Sumru Yavrucuk’un müthiş oyunculuğu. Yavrucuk, transseksüel Umut rolünde tam anlamıyla döktürüyor. Beden dili ve kullanımından duygu değişimlerine, arada büründüğü farklı karakterlerin geçişlerinden oyuna kendi kattığı spontan esprilere, bir saat boyunca tempoyu hiç düşürmeden, mimiklerin detayına kadar her türlü nüansın hakkını vererek, kâh güldürüp kâh gözleri doldurtarak tam bir virtüözite sergiliyor.
Tek kişilik oyun oynamanın zorluğuna bir kadının bir transseksüeli oynamasının zorluğu eklendiğinde ne kadar kırılgan, ne kadar her türlü hataya müsait bir işin altından başarıyla kalktığı daha da iyi anlaşılabilir. Yönetmen Sumru Yavrucuk da, mekan kullanımı, mizansenler, sahne geçişleri konusunda son derece başarılı bir çıkarmış. Işık (İsmail Sağır), mekân tasarımı (Başak Özdoğan) ve müzik-ses tasarımı da seks işçisi bir transseksüelin yaşam alanlarını oluşturan atmosferin yaratılmasında çok etkililer. Bir bütün olarak çok başarılı bir iş olmuş ‘Kimsenin Ölmediği Bir Günün Ertesiydi’, tek kişilik oyun nasıl olmalıdır sorusuna mükemmel bir cevap.


    ETİKETLER:

    İstanbul

    ,

    hayat

    ,

    Otel

    ,

    Müzik

    ,

    Oyun

    ,

    Yaşam

    ,

    Seks

    ,

    Mekan

    ,

    toplum

    ,

    politik

    ,

    ,

    derece

    ,

    Karşı