'Usta'nın Safiye Ayla ve Zeki Müren üzüntüsü

'Usta'nın Safiye Ayla ve Zeki Müren üzüntüsü
'Usta'nın Safiye Ayla ve Zeki Müren üzüntüsü
Yedirenk Vakfı tarafından Ustanın Günü etkinliğinde ağırlanan şef Gürer Aykal, ödülünü torunlarının elinden aldı. Aykal, meslek hayatı boyunca üzüldüğü iki olayın Safiye Ayla ve Zeki Müren'le ilgili olduğunu söyledi.


Yedirenk Sanat Vakfı’nın sanatın dilini en iyi kullanan isimlere adadığı Ustanın Günü etkinliği, klasik müziğin büyük ustası şef Gürer Aykal’ı ağırladı. Önceki akşam Beşiktaş Four Seasons Hotel’de gerçekleşen gecede Aykal’a ailesinin yanı sıra İKSV Başkanı işadamı Bülent Eczacıbaşı, müzisyen İlhan İrem, gazeteci Hıncal Uluç, sinema sanatçısı Tarık Akan, tiyatro sanatçısı Yıldız Kenter, müzik yazarı Evin İlyasoğlu, opera sanatçısı Mesut İktu, büyük keman virtüözü Ayla Erduran başta olmak üzere sanat, basın dünyasından önemli isimler eşlik etti.
Ustanın Günü’nün organizasyonu usta şef Aykal’ın istekleri doğrultusunda şekillendi. Program yemek ikramı ile başladı. Ardından dünya birinciliği bulunan Borusan Quartet mini konserle misafirleri selamladı.
Gecede bir konuşma yapan Yedirenk Sanat Vakfı Başkanı Ali Tokul, “Kuruluş amacına uygun olarak sanatının zirvesindeki ustalara ödül vermekten gurur duyuyoruz” dedi ve ekledi: “Gürer Aykal ile ilgili baş döndüren hikâyeyi öğrenmeye başladığımızda bizi en derinden etkileyen olay Aykal’ın hocası Adnan Saygun’la ilişkisi oldu. Sırf hocası istedi diye bir daha şekerli kahve içmemiş, onun yanında bacak bacak üstüne atmamış.”
Gürer Aykal gecenin sonunda onur ödülünü Yedirenk Sanat Vakfı Başkanı ile birlikte torunlarının elinden aldı ve o da torunlarına birer hediye verdi. Her şeyi torunları ile paylaşmak istediğini belirten Aykal, onları sahneye davet ederek kucakladı ve “Torunlarımıza ne verirsek, onlarla ne paylaşırsak geleceğimize o kalacaktır” dedi.
Mini konserin ardından Şef Gürer Aykal’ın kendisini anlattığı kısa film gösterildi. Filmde Aykal, özel ve sanat hayatıyla ilgili önemli bilgiler aktardı. Yeteneğinin keşfedilip geliştirilmesinde bir öğretmen olan babasının ve o dönemde görev yapan müzik müfettişlerinin gayretlerinin önemine dikkat çeken Gürer Aykal günümüzde devletin sanata yaklaşımına da eleştiriler getirdi. Atatürk ’ün müzik devriminin yılmaz bir askeri olduğunu belirten büyük Usta, Cumhuriyetin ve çok sesli müziğin çağdaşlaşma adına vazgeçilmez olduğunu, bu anlamda önemli besteciler yetiştirmiş olmakla beraber onları dünyaya iyi tanıtamadığımızı savundu.

Safiye Ayla ve Zeki Müren üzüntüsü

Meslek hayatı boyuncu üzüldüğü iki olay olduğunu da öğrendiğimiz belgeselde Aykal şunları dile getiriyor: Üzüldüğüm bir şey Safiye Ayla ile ilgilidir. Safiye Ayla İzmir Devlet Senfoni Orkestrası ile beraber 4 parça söyleyecekti. Kadının yeterince parası olmadığı için bu orkestrasyon yapılamadı ve ben bu konseri yapamadım. Müzikle uğraşanların o olağanüstü kadının bu isteğinin ne anlama geldiğini düşünmeleri gerekir.
İkincisi de Zeki Müren’le ilgili idi. O da “Ayşem” operetini yapmak istiyordu. Kariyerimin hemen başında olduğum günlerdi. Ben de onun orkestrasyonunu ve şefliğini yapacaktım. Sanırım yönetmenimle anlaşamadı ve ben böyle bir dâhiyle sahneyi paylaşamadım. Üzüntüm budur.