Üstümüzde mükemmel albüm baskısı var

Üstümüzde mükemmel albüm baskısı var
Üstümüzde mükemmel albüm baskısı var
Yumuşak indie rock ezgileriyle dikkat çeken Londralı genç grup Yuck, cumartesi akşamı Salon İKSV'de. Grubun solisti Max Bloom, "Müzikte inanılmaz rekabetçi ortam var. Gruplar dikkati kendilerine çekmek için birbiriyle savaşıyor" diyor.
Haber: ASYA ROBINS / Arşivi

Müzik tarzınızla ilgili sorulara nasıl cevap veriyorsunuz?Bu soru çok sık soruluyor ve hiçbir zaman nasıl cevaplayacağımı bilmiyorum, kategorize etmekte zorlanıyorum. Kafa karışıklığı olmasın diye indie-rock diyorum ama bu ne kadar doğru bilmiyorum.
İlk albümünüzün ‘yapboz’ gibi şekillendiğini söylüyorsunuz. Geçen yıl çıkan ikinci albümünüz ‘Glow&Behold’la bu değişti mi?
İkinci albümümüz için baştan sona, bitmeyen bir akış yaratmak istedim. Ben bu tür albümleri dinlemeyi hep çok sevdim. Benim için bir şema oldu onlar. Bir de iki albüm arasındaki iki yılda biz de çok değiştik, olgunlaştık. Müzik yapma konusundaki bakış açılarımız hâlâ şekilleniyor.
Daniel Blumberg ile çalışırken ailenizin evinde kayıt yapıyordunuz. Şimdi profesyonel bir stüdyodasınız. Nasıl oldu bu değişim?Her anlamda çok değişik oldu. Ben gerçek bir stüdyoda çalışarak çok şey öğrendim. İlk albüm gibi bir kayıt yapmak istemediğimi biliyordum. Stüdyo ortamında bu albümü yaratmak istiyordum. Fakat her albüm için farklı şeyler deneyebiliriz.
YouTube gibi müzikal mecraların varolduğu günümüzde müzik yapmak nasıl bir şey?
İnanılmaz rekabetçi bir ortam mevcut. Dikkati kendilerine çekmek için gruplar birbiriyle savaşıyor resmen ve bu bazen kontrolden çıkabiliyor. Aynı zamanda grupların üzerinde mükemmel albümler çıkarmak için büyük baskı var. Birkaç sene kafana göre takılıp içine kapanarak tuhaf albümler yapma şansın yok. Sanırım kendini etrafında olan bitene tamamen kapatıp müziğine odaklanman gerekiyor.
Daniel Blumberg’in gruptan ayrılışını dinleyiciler nasıl karşıladı?İnsanların tepkisi çok olumlu, herkes çok destek oldu.
Eskiden Daniel şarkı sözlerini yazardı. Şimdi tüm grup mu yazıyor?Ben yazıyorum ama grup olarak çalışma şeklimiz değişmeye başladı, ortak bir katılım söz konusu.
Sizin için bir anda gitardan vokale geçmek nasıl oldu?Başta zorlayıcı olsa da sonradan rahatlayıp kendimi kaptırdım, keyif almaya başladım. Gitarcıyken gölgede durup geri planda bırakabiliyorsun kendini ama ben ilgi odağı olmayı da seviyormuşum! Oldukça eğlenceli.
Kimleri dinliyorsunuz şu sıralar?
Bu aralar en çok The Thermals, Superchunk, Sugar, Midlake, Spoon, Cocteau Twins, Jeff Buckley, Pale Saints, The Replacements...
Zamanla müzik zevkiniz değişti mi?
Eskiden dinlediğimden çok daha fazla müzik dinliyorum artık. Biraz dengesizim bu konuda, bir şeyi takıntı haline getirip daha sonra hiç ilgilenmeyebiliyorum.
En sevdiğiniz müzisyenlerden oluşan beş kişilik bir müzik grubu kurabilseydiniz, kimler olurdu?
Süper soru! Davuldu mutlaka Grandaddy grubundan Aaron Burtch olurdu, ritminin sağlam basitliği beni hep çok etkiledi. Basgitar için de Smiths grubundan Andy Rourke’u seçiyorum, dâhice çalıyor çünkü. Klavyede Magazine’den Dave Formula. Gitarda My Bloody Valentine’dan Kevin Shields ve vokalde Elisabeth Fraser. Ben de tek filan çalardım herhalde!
İstanbul ’un müzik ortamını takip edebiliyor musunuz?Maalesef pek bilmiyorum. Daha önce bir kere Türkiye ’de çaldık, o da bir festivaldeydi. Gelmişken bir şeyler öğrenirim diye düşünüyorum.
Yuck, 22 Mart Cumartesi akşamı 22.30’da Salon İKSV’de.