Uyarlama ajan

"Yeni nesil ajan". XXX (Vin Diesel), bu spot cümlede gayet net ortaya koyulduğu üzere, kendini 007 James Bond üzerinden tanımlıyor.
Haber: YEŞİM TABAK / Arşivi

"Yeni nesil ajan". XXX (Vin Diesel), bu spot cümlede gayet net ortaya koyulduğu üzere, kendini 007 James Bond üzerinden tanımlıyor. Bir şeyin yeni olma iddiası bu denli vurgulanma ihtiyacı hissedildiğinde, eskisinin alanında bir boşluk oluşmaya başladığını, sona ermeye yüz tuttuğunu varsayabiliriz. Bond için bunun geçerli olmadığı açık. Hele de serinin son filmi Die Another Day her zamanki Bond süksesiyle gösterime girmek üzere ve Pierce Brosnan da Sean Connery'den sonra en sevilen 007 olarak popülaritesini korumaktayken. Elbette XXX ekibi de bunun farkında. Sadece bir popüler kültür ürünü olarak, konumunu yer aldığı kategorinin tepe noktasına bakarak belirliyor. Bu da filmin kendisi gibi, adeta bir şaka düzeyinde.
Her ne kadar XXX, ilk bakışta Bond serisinin yerine oynuyor gibi görünse de, aslen en hasından bir Bond hayranı. Sinema tarihinin bu en uzun soluklu serisinin taklit edildiği sayısız filmle karşılaşmışızdır ama, Rob Cohen'in filmi kadar birebir iz sürenini çok az görmüşüzdür. Kötü adamların abartılı, neredeyse fantastik planından ana üslerinin tasarımına, serüvenin devri alem yapışından noktalanış biçimine kadar, her yer Bond. Ajanımızın becerilerinin fizik kurallarına meydan (lanet) okuyuşu ve kullandığı alet edevat, aksiyonel oyuncakları da aynen.
XXX, kopyalanıp yapıştırıldıktan sonra hem yazı karakteri değiştirilen hem de puntosu büyütülen bir word dökümanı gibi. Yahut bir 'cover' müzik parçası. Cohen, edepsizliği de, asiliği de şık ve zarif görüntüsünün altına sinmiş İngiliz centilmeni yerine, extreme sporlar üstadı, sistem karşıtı ve kas zengini bir Amerikalı'yı koymuş. Jartiyerine küçük bir tabanca sıkıştırmış 'kara melek' Bond kızlarının karşılığı olarak da, gözaltları kararmış, daha vahşi bir güzel düşünülmüş. Monte Carlo gibi 'jet sosyete' mekanlarındaki şık davetlerin XXX versiyonunda ise, progresif metal ve techno çalan underground partiler var. Bir karakter olarak Bond'u tersyüz etmeye girişince de, sarkastik replikler savurmaktan ziyade dosdoğruluğu tercih eden bir tip yaratılmış.
Çok yaratıcı olduğu iddia edilemeyecek, anca sevmek ya da sevmemek noktasından bakabileceğimiz tüm bu değişiklikler, İngiliz James Bond'a Amerikalı'nın cevabı veya üst sınıfa tezgah açmış bir kahramana karşı daha protest yepyeni bir öneri mi? Sanmıyorum. Böyle bir niyetin, Bond klişelerinin üzerinden bu kadar belirgin ayak izleriyle yürüyerek sonuçlanması fazla abes olurdu. Austin Powers misali, ama daha inceden çalışan bir parodi? Tam olarak o da sayılmaz. Çünkü XXX'in, Bond serisine özgü durumları ti'ye alası değil, daha çok seve seve kullanası gelmiş. Abartıyı bir parodi düzeyine çıkarmıyor. Cohen ve Diesel ikilisi, Fast and the Furious / Hızlı ve Öfkeli'de baş koydukları extreme'li, sporlu, daha ve daha fazla aksiyonlu, ciddiyeti zevkle reddeden yola bu kez bir ajanı sürmüşler sadece. XXX, Bond saltanatına karşı ciddi bir öneriden çok, eğlenceli bir çeşitleme. Bence daha da eğlencelisi, şu 'extreme' aksiyonlar meselesini bir adım öteye taşıyarak, Jackass kahramanlarından ajan yapmak olabilir. Ajan Knoxville veya ajan Steve - O mesela!