Uzay Kanat Heparı: Oyunculuğun kolay olacağını düşünmüştüm

Uzay Kanat Heparı: Oyunculuğun kolay olacağını düşünmüştüm
Uzay Kanat Heparı: Oyunculuğun kolay olacağını düşünmüştüm
Tam ismi Uzay Kanat Heparı. Yetenekli bir müzisyenin, 1994'te geçirdiği motosiklet kazasında hayatını kaybeden Uzay Heparı'nın oğlu. Ancak babasının isminin gölgesinde kalacak birisine benzemiyor. Çok kararlı görünüyor. Zeki. Esprili. Kendi gibi, doğal. Ve açık sözlü. Şu sıralar Kanal D'nin sevilen dizisi "Güneşin Kızları"nda üstlendiği Mert rolüyle karşımıza çıkan Kanat Heparı, Elle Man dergisine konuştu.

Amerika’da okudunuz, öyle değil mi?
- Bir arkadaşım, ailesiyle Amerika’ya yerleşti. “Ben de gideceğim” dedim. Sınava girdim. Bir sürü okuldan kabul geldi. New York yakınlarındaki bir okula gittim. O üç sene beni epey zorladı. Hatta üzücüydü diyebilirim. Karlı bir ocak günü gittim, herkes çoktan tanışıp kaynaşmıştı. Zaten sınıftakiler de pek dost canlısı değildi. Ondan sonra Macaristan’a geçtim.


Neden Macaristan?
- Avrupa’da okumayı çok istedim. İlk tercihim Almanya’ydı ama Macaristan oldu. Orası da kötüydü. Devamında buraya dönüp Bilgi Üniversitesi’ne başladım. Televizyon Haberciliği ve Programcılığı’nda üçüncü senemdeyim.


Uzay Heparı gibi önemli bir müzisyenin oğlusunuz, sormamak olmaz; müzik hayatınızın neresinde?
- 4-5 yaşımdan beri piyano çalıyorum. Zaten bütün aile müzisyen. Büyük halam konservatuvarda baş öğretmendi, babamı o yetiştirmiş. Beni de klasik müzik eğitiminden geçirmeye çalıştı ama ben hep kulaktan çaldım. Resmi eğitimden kaçtım. 15 gün halama gider Bach’ları, Chopin’leri çalışır, sonra bir ay radyodan duyduğum parçaları çıkartırdım. Son dönemlerde halamın kapısını tekrar çaldım. O eğitime girmeye hazırım.

OYUNCULUĞUN DAHA KOLAY OLACAĞINI DÜŞÜNMÜŞTÜM

Ya oyunculuk, o nasıl başladı?
- Hep istediğim bir şeydi. Lisede tiyatroyla ilgiliydim.


Bu konuda kendinize bir yol çizdiniz mi?
- Bunu biraz utanarak söylüyorum ama oyunculuğun daha kolay olacağını düşünmüştüm.


Nesi zor geldi?
- Keşke bu işe daha fazla eğitim alarak kalkışsaydım. Zaten ilk performanslarımda bu çok belli. Kameraya alışık olmamam, oyunculukla ilgili teknik bilgimin azlığı... Başlarda işin ağırlığını kavrayamadım. Bana oyun gibi geldi.


Eleştirilere açık mısınız?
- Geçen gün taksiye bindim, şoför bana “Abi ben senin oyunculuğunu beğenmiyorum. Çok yapmacık ve emanet duruyorsun” dedi. Önce bozuldum. Ama adamın dürüstlüğünü takdir ettim. “Çok iyisin, kralsın” da diyebilirdi. Doğru söyledi. Akşam eve gidip, “İyi oynamadım, kendimi geliştirmem gerek” demezsen, ister 20 ister 50 yaşında ol, bu işi beceremezsin.

ANNEM GEÇİNİLMESİ ZOR BİR KARAKTER

Babanızın kopyası gibisiniz. Anneniz Zeynep Tunuslu’nun veya diğer aile üyelerinin “bu huyun tıpkı baban” dediği şeyler var mı?
- Dedem ve babaannem bu konuda çok yorum yapıyor. Mesela sık sık “Ha oldu!” derim. Konuşma tarzım, tepkilerim babama benziyormuş. Halam çok şaşırıyor, “Rüyalarında babanla mı konuşuyorsun, aynı lafları ediyorsun” diyor. Babam çok neşeli bir insanmış...


Babanızı size en çok kim anlattı?
- Dedem. Dedemle çok yakınız, benim için baba gibi. Çok esprili bir adam. Hatta o konuda babamdan çok dedeme benziyor olabilirim.


Anneniz modacı... Kıyafetlerinize yorum yapıyor mu?
- Bu bana çok soruluyor ama annem hayatımın hiçbir safhasında “şunu giy, bunu giy” gibi şeyler söylemedi. Ben ona çok güvendiğim için bazen “Bir kızla buluşacağım, şunu mu giysem?” diye soruyorum.


Her şeyi konuşuyor musunuz?
- Annemle her şeyi konuşabiliyorum. Türk kültüründeki klasik annelerden değil. Zor bir hayatı oldu. O yüzden geçinmesi zor bir karakter. Alanına girilmesine müsaade etmiyor. Ama onu anlıyorum....


Flörtöz müsünüz?
- Flörtöz, çapkının daha kibarı mı? Bundan önce daha çapkın gibiydim. Artık anlamlı bir ilişki bekliyorum. Önceki ilişkilerim kısa flörtler şeklindeydi. Şimdi bir kız var gibi... İşlerin eskisi kadar hızlı gitmemesi hoşuma gidiyor. Bazı şeyler daha anlamlı, daha güzel böyle...

HIZLI HAYATI SEVİYORUM

Set dışında nasıl vakit geçirirsiniz?
- At binmeyi seviyorum. Hızlı hayatı seviyorum.


Hızlı bir hayat derken?
- Aksiyon işleri! Ok atmak, dövüş sporları... Doğada olmak da hoşuma gidiyor. 


En büyük hayaliniz?
- Dünyayı dolaşmak istiyorum. Trenle yol almak... Bir başka hayalim de büyük bir aktör olmak. 


Müzik?
- Müzik konusunda çok büyük iddiam yok. Olursa olur... Çok başarılı olmalıyım gibi hırslar taşımıyorum. İçinizde varsa, o ortaya çıkar zaten...

Kanat Heparı: Babamla bir gün geçirmeyi çok isterdim