'Varsa bir kültürel miras, o hepimizin'

'Varsa bir kültürel miras, o hepimizin'
'Varsa bir kültürel miras, o hepimizin'
Türk ve Alman öğrenciler, Anadolu Kültür'ün 'Dünya Mirasıyla Buluşmak' projesinde bir araya geldi. Projenin sergisi Almanya Essen'deki Zeche Zollverein'da.
Haber: İPEK İZCİ - ipek.izci@radikal.com.tr / Arşivi

Ekrandaki görüntülerin sesini duymak için kulaklık taktığımdan, onu duyamıyorum. Bunu fark edince, videonun sol üst köşesini eliyle daire içine alıyor: “Gördün mü? Bizim İstanbul ’a gelişimiz sizin ‘hareket’e denk geldi. Gaz o!”


Amen, Almanya’nın Essen kentinde yaşayan bir üniversite öğrencisi. Essen’den Zollverein, Weimar’dan Klassik Weimar Vakfı ile İstanbul’dan Anadolu Kültür ortaklığında yürütülen ‘ Dünya Mirasıyla Buluşmak’ projesi için Beşiktaş Abbasağa Parkı’nda çektiği videoyu izlettirirken, “İyi ki dahil olmuşum bu projeye de buraya gelmişim” diyor.
Ocak ayında başlayan; gençlerin, kentlerinin tarihi ve kültürel mirasına sahip çıkmaları ve uluslararası değerdeki miras alanlarına dair duyarlılıklarını arttırmayı hedefleyen proje nihayet tamamlandı. Fotoğraflar ve video görüntüleriyle projenin geçirdiği aşamaların sunulduğu sergi ise Essen’de 2001’den bu yana UNESCO’nun Dünya Kültür Mirası’na alınan eski maden ocağı Zeche Zollverein’da açıldı.

Öğrencilerin kültürel miras konusunu tartışmasını, araştırmasını, kültürel miras alanlarına ziyaretler yapmasını ve ilgi duydukları sanat yöntemleriyle kültürel miras konusuyla ilgili üretmelerini amaçlayan projeye Weimar, Essen ve İstanbul’dan açık çağrı yoluyla seçilen 36 lise öğrencisi ile yine her üç kentten seçilen ikişer üniversite öğrencisi dahil oldu. Martta Weimar ve Essen’de, haziranda ise İstanbul’da kültürel miras konusunda atölyeler yapıldı. Darüşşafaka Lisesi’nden 12 öğrencinin katılımıyla gerçekleştirilen atölyelerden biri tarihi yarımadaya yapılan ziyaretti örneğin. Diğer altı atölye ise kültürel miras konulu yaratıcı sanat çalışmalarına ayrılmıştı.

Sergide ne var?

Bir çalışmada Weimar, Essen ve İstanbul’da çekilmiş üç ayrı fotoğraf, üst üste konup birleştirilmiş. Böylece yeni bir ‘mekân’, yeni bir miras sit alanı oluşturulmuş: Bütün farklılık ve eşitlik tek bir karede. Bir Alman öğrenci, hayatında ilk kez camiye girmiş; kamera kayıtta. “İlginç” diyor, “Ayakkabıları çıkardık, halılar yumuşak.” Neden kadınlarla erkeklerin farklı yerlerde oturduklarını sorup, öğreniyor. Başka biri şöyle diyor: “Çoğu zaman önünden geçip gidiyoruz tarihi binaların, farkında bile olmadan. Halbuki sadece bakmak da yetmez o mirası edinmeye. İçine girmek, tarihini öğrenmek ve başkalarına da aktarmak lazım.”


Alman öğrencilerin hemen hepsi, İstanbul’u ilk kez ziyaret etmiş bu projeyle. Kendi ülkelerinde Türklerle yaşamaya alışkın olduklarından olsa gerek, ilgilerini mimari çekmiş daha çok. Robert mesela, İstanbul’dan döndükten sonra şehrin 100 yıl önce nasıl göründüğünü araştırmış. Eski ve yeni görüntüleri karşılaştırdığı an, onun için kültürel mirasın neden daha iyi korunması gerektiğini bir kez daha anladığı an olmuş. Bir ağızdan söylüyorlar: “Bir ülkeye gittiğinizde yaptığınız şey mutlaka oranın tarihi yerleri gezmek. Yani varsa bir kültürel miras, o hepimizin. Biz bunu iyice anladık.” “Kültürel mirasın değerini hiçbir zaman yitirmeyeceği ve tarihleşmiş yapıların, eserlerin sonsuza kadar korunması gerektiğini öğrendik” diyen Elif ise 16 yaşında bir Darüşşafakalı. Birkaç ay boyunca hiç bilmedikleri bir kültüre ait bilgiler edindiklerini anlatıyor, mutlulukla...

Sergi, 12 Eylül'e kadar Essen, Zeche Zollverein’da görülebilir.