scorecardresearch.com

Ve herkes için Metallica

Ve herkes için Metallica
Metallica beşinci İstanbul konserinde herkese hitap etme gayretindeki bir heavy metal grubu görünümündeydi. Yine de grup İTU Stadyumu'nu dolduran hayranlarını fazlasıyla mutlu etmeyi başardı.
Haber: DOĞU YÜCEL / Arşivi

Metallica, İstanbul’daki beşinci stadyum konserinde yine, yeni, yeniden stadyumu tıka basa doldurmayı başardı. Bu sadece İstanbul’a özgü bir başarı değil, Amerikalı grup bunu ve çok daha fazlasını dünyanın her tarafında yapabiliyor. Seyirci rakamlarına bakacak olursak The Rolling Stones, U2 gibi rock gruplarını bile sollamış olabilir. Böylesine bir büyüklüğe bir heavy metal grubu daha önce ulaşmadı ve tahminen de ulaşamaz. Fakat Metallica büyüdükçe ve dev bir para yapma makinesine dönüştükçe herkese hitap etmenin yollarını arar oldu. 13 Temmuz İTU Stadyumu’nda izlediğimiz Metallica bana herkese hitap ederken özünden uzaklaşan bir grup izlenimi verdi. 

Metallica Soma'yı unutmadı


Neden böyle düşündüğümü anlatayım
Bildiğiniz üzere, bu konserin setlisti www.metallicabyrequest.com adresinden Türkiye’de bilet alan kişiler tarafından oylandı. Metallica her zaman hayranlarının sesine kulak vermiş bir grup olmuştur, o yüzden ne kadar takdir etsek az. Fakat bu oylamaların sonuçları eski hayranlar için tam bir fiyaskoydu. Bir kere oylamaların hepsine az kişi katıldı. 35 bin kişinin katıldığı İstanbul konseri için oy veren kişi sayısı 7763. Yani bilet alanların beşte biri oy vermiş. Ki bu katılım diğer ülkelerde daha da az. Demek ki, bilet alıp da, sevdiği grubun şarkı listesine katkıda bulunmak için bir dakikasını bile harcamak istemeyenler var. Bana tuhaf geliyor bu. Neyse, bu istatistik bir yana, grubun şarkı listesi her yerde hemen hemen aynı şarkılardan oluştu. “Jukebox favorites” denir ya, biz diyelim “en ayağa düşmüş şarkılar”, işte o oy veren azınlık da gidip o yıllardır binlerce defa çalınan şarkılara oy vermişlerdi. İstanbul setlisti bu açıdan, yine “kötünün iyisi”ydi. Orion, And Justice For All ve sadece İstanbul’da ilk 16’ya giren Turn the Page vardı. Ama gerisi sürprizsiz bir “best of”tu. Buraya kadar grup açısından bir problem yok, demokratik bir seçime gitmişler, sandığa hile bulaştıracak halleri yok. 

Fakat şöyle bir uygulama yapmışlar: 17-18 ve 19. şarkılardan bir tanesi o gün SMS yoluyla seçilecek. Yani stadyuma girdiğinizde bu üç şarkının kodları dev ekranlarda geçiyor ve dilediğiniz şarkının kodunu 3799’a gönderiyorsunuz. Dilediğiniz kadar da oy verebiliyorsunuz. (Bu uygulama boyunca 10 bine yakın SMS atıldı) Bu SMS’ler ücretsiz değil elbette. Hadi buraya kadar da “eyvallah” diyelim. Peki Metallica üyelerinin arada bir kliplerle “Sevdiğiniz şarkı için SMS göndermeyi unutmayın, istediğiniz kadar SMS atabilirsiniz” diye reklam yapmasına ne demeli? Tamam, esprili videolar kaydetmişler ama bu kadar “dolar” kokan hareketlere ne gerek var? Metallica’nın kazandığı parayı, “Through the Never” veya “Lulu” gibi en baştan iflası kesin olan “çılgın proje”lere yatırdığını biliyoruz ama yine de kimsenin bir konser öncesinde sevdiği müzisyenleri ucuz bir spor /eğlence programı sunucusu gibi SMS dilenirken görmek isteyeceğini sanmıyorum. Hele bu grup thrash metal gibi punk kökenli bir türden gelen, plak şirketine öfkesinden albümün ismini “Kill’em All” koyan, zamanında “hiçbir zaman klip çekmeyeceğiz” bir grup olunca insan bu ticari kafaları yakıştıramıyor. Amerikalı bir gruptan naif bir beklenti olacak ama en azından bu SMS uygulaması Soma yararına yapılsa güzel olmaz mıydı? “Soma İçin Müzik” gibi inanılmaz bir kampanya yürüten Pozitif eminim bu seçeneği düşünmüştür ama Metallica belki kör gözüm parmağa yapmak istememiştir, bilemiyorum. Yine de, bir şarkının sunumu için Somalı bir dinleyici seçilmişken ve böyle bir SMS uygulaması yapılmışken insan düşünmüyor değil… 


FOTOĞRAFLAR: MUHSİN AKGÜN

Bu konserle ilgili bir diğer sorun da, her şeyin çok gösterişli, çok parlak ve çok renkli olmasıydı. Aslında bu da “herkese hitap etme gayreti”nin bir uzantısı olarak görülebilir. One’dan örnek verelim. Belki de ana akım dinleyicileri en çok bu şarkıdaki lazer gösterisinden etkilenmiştir. Bu gösteriyi Metallica ilk olarak Grammy’de piyanist Lang Lang ile birlikte çıktığı One performansı esnasında yapmıştı. Ama işte o Grammy’di, bu ise bir Metallica konseri. One, Metallica hayranları için klibindeki gibi grenli ve siyah beyaz bir parçadır. Bu şarkıyı düğün salonu gibi kırmızı yeşil lazerlerle donatmanın alemi var mı? Mesela ‘Fade to Black’ adı üstünde “simsiyah” bir şarkıdır, onda bir ara pembe renkler görür gibi oldum! Peki ya Orion? İlk 16’ya girdiği için en çok gurur duymamız parçalardan biri. Bizim için karanlık hislerin geçit törenidir Orion. Her şeyden öte Cliff Burton’ın ruhu yaşar o şarkıda. Ama sahneye bakıyorsunuz, parlaklıktan gözleriniz kamaşıyor! Bir noktada itiraf edeyim, gözlerimi kapattım, konserin kendi adıma en güzel anları da onlardı. 


Eksilerden girdim, artılara geçeyim biraz. “Yeni albüm” benzeri bir bahaneleri olmadığı düşünülürse Metallica bu “yoktan var ettiği” turnede birçok cinlik yapmış. İnteraktif bir gösteri söz konusu. Sahnenin iki tarafında hayranları görebiliyorsunuz. Tahminen hayatlarının en güzel anlarını yaşayan coşkulu Metallica manyaklarını görünce sizin de coşasınız geliyor. Zaten prodüksiyon inanılmaz. Müthiş bir kamera ekibi var Metallica’nın, her gece spontane bir sinema filmi çekiyorlar adeta! Seyircilerle iç içe olan “podyum” mantığı da harika. Bu turneye özel olarak dizayn ettikleri parçalı dev ekranlar da modern bir hava katıyor. Fakat aynı şeyi alevler yerine koydukları lazerler için söyleyemeyeceğim. Alevlerden vazgeçen Metallica en büyük kozunu yani tehlikesini kaybetmiş gibiydi. Konser boyunca yakın zamanda izlediğim The Rolling Stones geldi aklıma. 


James Hetfield’ın anonsları diğer konserlerde söylediklerinden farksızdı. Bir tek ‘Turn the Page’i seçen tek ülke olmamızdan dolayı, şarkıdan sonra “Bu şarkıyı seçtiğiniz için çok teşekkür ederim” deyişinde esaslı bir duygu hissettim. Yoksa dürüst olmak gerekirse “Metallica Family oh yeahhhh” laflarına artık karnımız tok… 

And Justice For All şarkısına ayrı paragraf açmak isterim. Çünkü birçok ülkede ilk 20’ye bile girmeyen bu şarkının Türkiye’de ilk 16’ya girmesini çok “manidar” buluyorum. “Ve Herkes İçin Adalet” olarak çevirebileceğimiz şarkının sözleri adeta günümüz Türkiye’sini anlatıyor. “Adaletin koridorları yeşile boyandı, sadece para konuşuyor… Adalet kayboldu, adalete tecavüz edildi, ipler ellerinde, adaletle işleri bitti, gerçeği aramak bitti, kazanmak her şey…” Bu sözlerin yüksek sesle söylenmesinden birkaç şarkı sonra çok kısa sürse de toplu bir “Her yer Taksim her yer direniş” haykırışı da konsere pek bir yakıştı. Fakat yine de konserin coşkuda tavan yaptığı şarkıları soracak olursanız, ilginç bir kararla açılış şarkısı olarak seçtikleri ‘Master of Puppets’, ‘Creeping Death’, ‘For Whom the Bell Tolls’, ‘Enter Sandman’ ve ‘Wherever I May Roam’u gösterebilirim.
 



Bir de tabii gelenek olduğu üzere stadyumun tüm ışıklarının açılarak çalınan Seek and Destroy… “Kill’em All”dan listeye giren tek şarkı oydu ve koca stadyum bir anda küçülerek bir thrash metal kulübüne dönüşüverdi. Ta ki o toplar atılana kadar! Sahneden seyircilere doğru atılan siyah toplar arasında onlardan çok daha kocaman rengarenk “tatilci” deniz topları vardı. Ve o sarı mavi kırmızı toplar bana göre dün izlediğimiz Metallica’yla ilgili çok şey anlatıyordu. Bilirsiniz, çamaşır makinesinde bile siyahlarla renklileri yıkamak oldukça risklidir. Siyah tişörtleriniz solabilir. İşte İTÜ Stadyumu’ndaki Metallica siyah giyinmişti ama yakından bakınca çamaşır makinesi azizliğine uğramış alacalı bulacalı bir siyah görüyorduk… 

Simsiyah bir Metallica için yeni bir albümün getireceği esaslı bir heyecan dalgası şart gibi. 
Biz buradayız, bekleriz!
 


NOTLAR:
• Son üçe kalan Whisky in the Jar, Fuel ve Battery üçlüsünden SMS yarışmasını kazanan şarkı Battery oldu. Hetfield’ın en az oy alan Whiskey in the Jar için sürekli gaz vermesi komikti.
• Grup bu turnede, kariyerleri boyunca hiç çalmadıkları ‘The Frayed Ends of Sanity’i Finlandiya’da çaldı. Sanırım şarkıyı canlı çalınca gaza gelmişler, Seek and Destroy’un sonuna bu şarkıdan minik bir bölüm eklediler.
• Hetfield, Orion’un sonunda “Bu arkadaşım Cliff Burton içindi” deyip göğe selam çaktı.
• Bir seyirci Sad But True’yu, bir diğer seyirci For Whom the Bell Tolls’u sundu. For Whom the Bell Tolls’u sunan ters şapkalı arkadaşın bir anda frontman’liğe soyunması enteresandı!
• Seyircinin The Memory Remains’e eşlik edişini görmeliydiniz. (Ya da duymalıydınız)
• Kirk Hammett’ın acilen sololara çalışması lazım. Millet Lars’ın davulculuğuna laf eder de dün zayıf halka Kirk’tü.
• Yeni şarkı Lords of Summer, Hetfield’ın tüm gaza getirme çabalarına rağmen pek coşkuyla karşılanmadı. Bu şarkının aranjmanına çalışmaları gerek, bu haliyle yeni albüme girmezse iyi olur. (Haddini aşan açıklamalar volume 666)
• Bu konser Metallica by Request turnesinin Avrupa'daki son konseriydi. Grup bundan sonra yeni albüm çalışmalarını hızlandıracak.
• Pozitif’in organizasyonuyla konserden sonra dünya kupası heyecanı yaşandı. Binlerce metalci final maçının son on beş dakikasını ve uzatma bölümünü kale arkasına kurulan dev ekrandan izledi. Metallica’dan sonra dünya kupası finalini izlemek paha biçilmez bir tecrübeydi!

PENTAGRAM’DAN SÜRPRİZLİ KONSER
Metallica’dan önce çıkan Türkiye metal efsanesi Pentagram sürprizli bir şarkı listesiyle çıktı sahneye. İlk albümden epeydir çalmadıkları Powerstage ve Rotten Dogs’u çaldılar. Bu iki şarkıda eskiden Hakan Utangaç vokal yapardı, bu defa Gökalp Ergen’den dinledik. Gökalp safkan thrash metal olan bu şarkılarda müthiş bir yorum ortaya koydu. Bir diğer sürpriz ise Brain on the Wall’du. “Trail Blazer” albümünde yer alan bu şarkıyı belki de 20 yıldır çalmamışlardır! Pentagram artık alışık olduğumuz üzere performansı sırasında birçok teknik aksaklık yaşadı. Gökalp’in de bazı şarkıların sözlerinde takıldığını gözlemledim. Yine de her biri Metallica hayranı olan grup son derece ateşli bir performans çıkardı. Geçmişin Yükü, Şeytan Bunun Neresinde, Ölümlü ve Bir gibi “manidar” şarkılara eşlik etmek bünyeye iyi geldi.


http://www.radikal.com.tr/120164712016473

YORUMLAR
(3 Yorum Yapıldı)
Tüm Yorumları Gör

Olmamış - user846558

Bu eleştiri yazısı tamamiyle yazmak için yazmak olmuş. Yani boş sayfaları doldurmak, ha bi kaç tane daha fotoğraf koysaydınız aralara boş yazılara biraz daha meyil vermemiş olurdunuz. Metallica grubu 81 den beri bu işin içinde ve sahne şovu bakımından dünyanın en iyileri arasında. Buda bu işin erbabı olduklarını gösterir. Yani bize kısaca "uğraşmayın gençler siz böyle şeylerle, kafanızı yormayın. Alın biletinizi gelin biz gerekeni yaparız." Demişlerdir. One da neredeyse savaşı yaşadık, gerçek bi savaş ortamı vardı. Grubun hız kesmeden konsere devam etmesi ve ara ara dinleyicilerle sohbet etmesi de mükemmeldi. Kısacası bu profesyonel ekip konserin ve paranın hakkını yeterince verdi.

Eksik anlatımlar var - user389214

One şarkısında lazerle ışık gösterisindeki amaç rengarenk düğün havası değildir. O şarkıdaki lazerle ışık gösterisine dikkat edecek olursanız tepenizde uçuşan kurşunları imgeler ve bunun rengarenk olmasının sebebi de savaşın güzel birşeymiş gibi bir gereklilikmiş gibi insanlara sunulmasına karşı yapılan tepkinin ifadesidir!. Keşke biraz daha Metallica'nın özünü anlayarak yada kendileri ile bir röportaj yaparken sorarak yazsaymış... Bilerek veya bilmyerek hala Metallica ülkemizde yanlış anlatılmaya devam ediliyor ben en çok buna üzülüyorum! Keşke bir paragraf bile olsa Organizatör firmanın eksikliklerinden bahsedilseydi. Koskoca stadda susuz kaldık! 20 bin kişilik kapasitesi olan stadyumda 35 bin kişi vardı!

eksik/yanlış - user399712

Çok şey var burada gerçekten yorum yapılabilecek ve gerçekten haksız olunan yerler yazar tarafından, ama ne biriyle kapışmak ne de polemiğe girmek istemiyorum. Sadece bir yanlışı düzelmek istiyorum: Metallica'nın turnesinin son konseri değil bu, sadece avrupa ayağının son konseriydi, kanadadan devam ediyor turne Ağustos ayında.