'Veda'ya ses veren kadın

'Veda'ya ses veren kadın
'Veda'ya ses veren kadın
Zülfü Livaneli'nin son filmi 'Veda'yla "sesini duyuran' Elçin Bulut'un, 'Ege'ye Sevdalandık' isimli ilk albümü çıktı. Ege türkülerinden oluşan albümde, bir de Livaneli bestesi var
Haber: ELİF EKİNCİ / Arşivi

‘Veda’ filmini izleyip de ‘Bir Fırtına Tuttu Bizi’ türküsünü söyleyen sesin kim olduğunu merak etmeyeniniz yoktur herhalde. O vakit merak edip soruşturup adını öğrendiğimiz Elçin Bulut’un artık bir albümü var. Bulut’la, Zülfü Livaneli’nin müzik yönetmenliğini üstlendiği, Ege türkülerinden oluşan ‘Ege’ye Sevdalandık’ isimli albümünü konuştuk.

Sizi ilk kez ‘Veda’ filmiyle tanıdık değil mi? Yoksa öncesi var da biz mi bilmiyoruz?
Hacettepe İngiliz Dili ve Edebiyatı mezunuyum ben, konservatuvar eğitimi almadım ama müzikle hep uğraştım aslında. Ankara yıllarımda Grup Ilgın bağlama üçlüsü’yle konserlere çıkardım, repertuvar ve sahne deneyimim var aslında ama tanınmıyordum tabii.

Zülfü Livaneli’yle nasıl kesişti yollarınız?
Çocukluğumdan beri Zülfü Livaneli hayranıydım. Çoğumuz gibi onun şarkılarıyla büyüdüm. Seneler önce bir röportajı vardı Zülfü beyin; “Konserlerimde şarkı söyletecek genç yetenekler arıyorum” diyordu. Ben de bunu okumuş, aklımın bir köşesine yazmışım. Yıllar sonra bir gün “Hadi yollayayım artık” dedim ve bir kayıt gönderdim. Hemen cevap geldi Zülfü beyden. Tam ‘Veda’nın hazırlık aşamasındaymış o sırada ve Rumeli türküleri okuyacak bir kadın vokal arıyorlarmış. Bunun üzerine görüştük, tanıştık ve çalışmaya başladık.

Hangi parçaları seslendirdiniz ‘Veda’da?
Hem Fikriye’nin hem de Latife’nin söylediği şarkıları seslendirdim. Latife’nin söylediği ‘Manastırın Ortasında’yı, Fikriye hanımın söylediği ‘Bir Fırtına Tuttu Bizi’yi ve Balkan göçü sahnesinde kullanılan ‘Yeni Cami Avlusunda’yı seslendirmiştim.

Küçük de bir rolünüz oldu galiba...
Evet, Atatürk ’ün Rum meyhanesinde zeybek oynadığı bir sahne var, o sahnede, arkada Selanikli şarkıcı rolündeydim. Repliğim yoktu, ama sette bulunmak çok güzel, çok keyifliydi.

Zülfü Livaneli’ye vokal de yapıyorsunuz aynı zamanda. Evet, mayıstan beri birlikte çalışıyoruz. Yaz konserlerinin tamamında Zülfü beye eşlik ettim. Çok da yararlı oldu benim için, onun yanında aldığım eğitimi hiçbir konservatuvarda alabileceğimi düşünmüyorum.

Albümden bahsedelim biraz. Neden Ege türküleriyle başladınız işe?
Türkiye ’de türkü deyince akla hep Karadeniz türküleri, Doğu türküleri geliyor. Onları da seviyorum ama Ege’nin bu yönden bir tanıtım eksikliği vardı bence. Biraz da o yüzden böyle bir albüm yapmak istedim. Albümde ilk parçamız Zülfü beyin bana hediye ettiği ‘Ege’, son parçamız da benim Zülfü beye hediyem ‘Bir Sevdaya Tutulduk’. Müzisyen Sahir Ünal’ın vefatından önce Zülfü beye hediyesiydi aslında, ben de albüme alarak jest yapmak istedim.

Karadeniz türkülerini de severim dediniz, var mı söylemek istediğiniz türküler?
Kazım Koyuncu’yu çok dinlerdim. Onun şarkılarını bir dönem çok söylemişliğim var. Hatta Lazca türküleri bile, o dili hiç bilmeden ezbere söylerdim. Şimdi de çalışsam söylerim herhalde ama çalışmam lazım şive için.

Sever miydiniz Kazım Koyuncu’yu? Çok severdim, hatta Kazım’la bir tanışma hikâyem de var: Ankara’da bir kafeye gidip geliyormuş sık sık. Onu tanıyan bir arkadaşımla konuşurken, “Acaba gitsek bizi kabul eder mi?” dedim. Derken, arkadaşım haber verdi biz bir arkadaşımla geliyoruz diye ve gittik kafeye, ama ben bizim yüzümüze bakmaz diye düşünüyorum tabii. 10 dakika sonra geldi, “Kusura bakmayın matmazel, beklettim sizi” diyerek oturdu yanımıza, elimizi öptü. Çok esprili, çok sıcakkanlı bir adamdı. Ama o gün otururken de dikkatimi çekmişti zaten, sigaranın birini söndürmeden diğerini yakıyordu. Ertesi hafta da öğrendik ki kansermiş.

Albümden sonra konser oldu mu hiç ya da olacak mı?
Yok, hayır, albümden sonra olmadı. Zaten daha çok yeni, ama yaz için planlarımız var tabii.


    ETİKETLER:

    Atatürk

    ,

    Türkiye

    ,

    Ankara

    ,

    Ege

    ,

    Mayın

    ,

    Fırtına

    ,

    haber