Vermeer'in sırrını çözmüş

Vermeer'in sırrını çözmüş
Vermeer'in sırrını çözmüş
Teksaslı mucit Tim Jenison, Vermeer'in tablolarının sırrını çözdüğünü iddia etti, Vanity Fair dergisi hikâyeyi sayfalarına taşıdı.

Johannes Vermeer’in, 1600’lü yıllarda yaptığı foto gerçek tablolarını nasıl yaptığı sanat dünyasının çözülemeyen gizemlerinden biriydi. Böylesine teknolojiye dayalı çalışmaları o yıllarda nasıl yaptığı soru işareti olarak kalmıştı. Şimdilerdeyse Teksaslı bir mucit olan Tim Jenison, bu gizemi çözdüğünü iddia ediyor.

Hollandalı ressam Johannes Vermeer, adeta Shakespeare tragedyalarından fırlamış bir karakter gibi sanat dünyasının en gizemli isimlerinden biri oldu hep. 21 yaşından itibaren yaptığı fotogerçekçi tabloları, ressamın doğuştan usta olduğu izlenimini veriyordu. Hollanda kaynaklarında Vermeer’in öğrencilik ya da çıraklık dönemine ait herhangi bir kayıt olmaması da, bu tezi doğrular nitelikteydi.

KAMERA OBSCURA...

Sanatçı 43 yaşında yani 1600’lü yıllarda hayatını kaybettikten sonra, çalışmaları iki yüzyıl boyunca hak ettiği değeri görmedi. Hatta tablolarının bu kadar gerçekçi olması, Lucian Freud gibi sanatçıların ağır eleştirilerine neden oldu. O yıllarda teknoloji pek mümkün kılmasa da Vermeer’in, şimdiki fotoğraf makinelerinin atası kamera obscura ile tablolarını yaptığını iddia edenler de oldu. Yaşayan efsane olarak görülen İngiliz ressam David Hockney ise Vermeer’in tablolarını lens ve ayna yardımıyla yaptığını iddia ediyordu. Bünyesinde beş Vermeer tablosu barındıran Met Müzesi’nin küratörü Walter Liedtke tartışmalarla ilgili şu açıklamayı yapıyor: “Vermeer’in kamera obscura kullandığı iddiasına karşı çıkmıyorum. Kullanmış olabilir. Ancak bu yöntemin, sanat eserinin değersiz olarak kabul edilmesi fikrini savunmuyorum.”

MERAKLI BİR MUCİT

Tüm bu tartışmalarında gölgesinde, Teksas’ta yaşayan ve sanat tartışmalarından pek de haberi olmayan Tim Jenison adlı mucit, Vermeer’in sırrını çözdüğünü iddia ediyor. Hayatını dev model uçaklar ve savaş robotları üzerinde çalışarak geçiren Jenison, video yapımında kullanılan NewTek isimli bir donanım ve yazılım geliştirmiş bir meraklı. Kızının ders notları üzerine Vermeer ile tanışmış ve ilgisini çeken bu teknik üzerine araştırmalara başlamış. Jenison o kadar meraklı bir adam ki, Vermeer tablolarını yerinde ziyaret etmiş, hatta Hollandaca bile öğrenip, makaleleri anadilinde okumuş. Jenison’a göre Vermeer, renkleri ve tonlarını çok iyi analiz etmiş bir ressam. Ancak yine de bu, ressamın fotoğraf kalitesine yakın resim yapmasına izin verecek kadar güçlü bir sav değildi. Peki o zaman Vermeer’in kullandığı teknik neydi?

VERMEER KOPYALAMIŞ

Jenison bir gün banyodayken aynaya bakar ve sırrı çözecek puzzle parçaları kafasında şekillenmeye başlar... Eğer lens, küçük ve hafifçe derecelendirilmiş bir ayna üzerindeki görüntüye odaklanır, ayna da ressamla tuval arasında bir yere yerleştirilip yansıtılırsa; ressam öne ve arkaya bakarak görüntüyü kopyalayabilirdi. Ta ki resim, gerçek görüntüdeki renk tonlarını yakalayana kadar. Beş yıl evvel Jenison bu tekniği mutfak masası üzerinde denemiş. Siyah beyaz bir fotoğraf çekmiş ve lens yardımıyla tuvale yansıtmış. Daha sonra yuvarlak bir ayna alarak fotoğraf ve tuval arasında durmuş. Fotoğraf ve tuval arasındaki renk tonları aynı olduğunda aynanın çerçevesinin görünmediğinin farkına varmış. Birkaç saat sonra da ortaya kusursuz bir kopya çıkarmış, üstelik daha önce bırakın resim yapmayı, çizim bile yapmamış biri olarak. Jenison o an için şöyle diyor, “Gözlerime inanamadım. İlk kez resim yapmıştım ve harika görünüyordu. İşte Vermeer’in tekniği buydu.”(Taraf)