Vokalden arta kalan yine bilindik

Vokalden arta  kalan yine bilindik
Vokalden arta  kalan yine bilindik
Nine Inch Nails'in ses üreticisi Trent Reznor'ın yeni projesi How to destroy Angels'ın albümü 'Welcome Oblivion' popa meylettikçe kendi sesini daha çok buluyor.
Haber: SEDA NİĞBOLU / Arşivi

Yakın müzik tarihinin en tutkulu hayran kitlesine sahip karakterlerinden biri Trent Reznor. Ona ait her şey çok karakteristik çünkü: Nerede duysanız tanıyacağınız kendi synth tonları, sevmeyenlerinin hiç hazzetmediği vokali, ‘endüstriyel’i kendince tanımlayıp kimileri için çok pop bir yere çekmesi, sahnedeki rock-star duruşu, bedenine ve cinselliğe yaklaşımı ve son dönemde internet ve hayranlarıyla kurduğu profesyonel ilişki...Ve gözardı etmenin imkânsız olduğu tüm karakterler gibi önemli bir karşı kitleye de
sahip. Ancak iki tarafın da hemfikir olduğu bir şey varsa o da prodüktörlük yetenekleri. Bu yüzdendir ki sesinin ve hikâyelerinin yokluğundaki ‘Ghosts’ serisi ve son dönem soundtrack’leri NIN’i ve BDSM eğilimlerini sevmeyenlere bile ulaşmıştı. Aynısı çoğunluğun bir geçiş dönemi ya da daha iyi şeylerin habercisi gibi gördüğü How to destroy Angels için geçerli değil maalesef.
Nine Inch Nails’i adeta tanrısallaştırırken dinleyicisinin ona ait hissetmesini sağlayan şey en şahsi acıları, en gizli fantezileri anlatırken bile “ben” değil “biz” demesiydi. Ve Pitchfork’ten Tom Breihan’ın da çok doğru tespit ettiği gibi hep belirsiz bir “sen/siz”e hitap etmesi... Bu yüzden yeni bir projeyle, hem de ismini bir Coil parçasından alan bir projeyle çıkageldiğinde (madem bu sefer “biz” diyemeyeceğiz) işin içinde başka bir tatmin olmalıydı. Ama How to destroy Angels, Mariqueen Maandig, Reznor’un soundtrack partneri Atticus Ross ve NIN görselcisi Rob Sheridan’ın ortaklığında en iyi niteliklerini yine Reznor’ın prodüksiyon marifetleri ve acı synth’lerinden alıyor. Ve bu tek kişilik gösterinin içerisinde trip-hop etkili ritimlerin üzerine binen yumuşak bir kadın vokalin uyumla oturabileceği çok alan yok. Albümün ilk yarısında Maandig’in vokali o kadar karaktersiz ki müziğin içerisinde solup gidiyor. İlerledikçe ‘Too late, all gone’ ya da ‘Strings and attractors’ gibi duyar duymaz akla takılan şahane NIN melodileriyle dolu parçalarda yine “biz”den bahsediliyor. ‘The Loop Closes’, ‘The Downward Spiral’ döneminin funky synth’lerine gönderme adeta. Albüm poplaştıkça kendi sesini daha çok buluyor ve Maandig’in varlığı daha çok anlam kazanıyor. Parıltılı 80’ler popuyla en aykırı parça olan ‘How long’ belki de How to destroy Angels’ın NIN tekelinden çıkması için gitmesi gereken yer. Kimi fazlalıklarına rağmen ağızda kötü bir tat bırakmayan ‘Welcome Oblivion’ çok iyi olmayı yanlış
vokallerle ıskalıyor. Yeni bir NIN/Reznor albümü olarak dinleyecekler içinse daha müthiş br haber var: Albümle neredeyse aynı anda gelen habere göre NIN beklendiği üzere yeniden aktive oldu.


    ETİKETLER:

    İnternet

    ,

    haber

    ,

    Rock

    ,

    Müzik

    ,

    Star

    ,

    Kadın

    ,

    dolu

    ,

    Karşı

    ,

    İlişki