Yabancılarla seks heyecan verir

"... o dönemin (60'lar) Marianne Faithfull'unu tanımayan, hatırlamayan dinleyici için Marianne
Haber: TUĞRUL ERYILMAZ / Arşivi

"... o dönemin (60'lar) Marianne Faithfull'unu tanımayan, hatırlamayan dinleyici için Marianne, saygı duyulacak bir isim olmanın dışında pek bir şey ifade etmiyor." Geçen haftanın Cumartesi ekinde Faithfull'un son albümü Kissin' Time üzerine yazılanların kibarca bir özeti bu.
1980 başları. Marianne Faithfull'un viski ve uyuşturucudan iyice yıpranmış ama müzik yazarı Richie Unterbergen'in deyişiyle
"dönemdaşlarından farklı olarak ona müthiş bir çağdaşlık veren" sesi her yanı sarsıyor: Broken English. Bu öyle bir albüm ki John Lennon'ın Working Class Hero'su da onda yeniden hayat buluyor. Why'd Ya Do It hep takılacağı seks ve umutsuzluk trip'inin ilk habercisi. Yoksa genç yazarımızın dediği gibi 'arıza' olsun diye seks nutukları atmıyor. Aynı anda Mick Jagger ve Alain Delon'u becerebilen bir kadın söz konusu olan. Hani benden de eskilerin deyimiyle
'donunda sallar'. Üstelik Marianne Faithfull'un 'madde bağımlılığı' takıntısı ucuz rock barlarda iki puff çekmek değildi, senelerce 'temizlenme' tedavisi gördü. Onun Sister Morphin'ini hiç dinlediniz mi?
Dört dörtlük yorum
Marianne Faithfull'un 1987'de çıkardığı muhteşem Strange Weather albümü ona nikotin lekeli şantöz unvanını kazandırdı (bütün no smoking faşizmine karşın kendisi hâlâ sahnede sigara içer. Bkz. CNBC-e'nin sıkça yayınladığı Kanada konseri). John Floyd onun bu sesini Billie Holiday'in son dönemiyle kıyaslar. Yalnızca Boulevard of Broken Dreams deyip geçelim. 90'lardan 2000'e dek yaptığı 20th Century Blues'da tarih bilinci olan müzikseverlerin ve müzik yazarlarının değerlendirebileceği Brecht-Weill ikilisinin faşizme karşı direnişin simgeleri olan The Ballad of Soldiers Wife, Alabama Song ve Mack The Knife gibi çok popüler gibi klasikleri dört dörtlük yorumlar. Tabii ki 'rating'i Mariah Carey ya da Jennifer Lopez'in yanına yaklaşamadığından 'sözleri boşver, tısçaklara bak'çı müzik yazarlarının gözünden kaçar. Tabii bu arada Sting, Lou Reed ve Tom Waits gibi abi ve amcalarla yaptığı, yine Kurt Weill için, Konzert Zum Jahres-Wechsel'i (Lost in the Stars) atlıyorum. 1999'da çıkardığı Vagabond Ways albümünde sesi ve öfkesi bütün haşmetiyle yerindedir. Neyse...
İşte o 'koca memeli melek' bu kez de Kissin' Time'la mainstream'in büyüsünü fazla yemeyen müzikseverleri bir kez daha mutlu ediyor. Alkol ve nikotin yüklü ses yine çok tahrik edici. Albüm synthesizers ve percussion ve vokalde Beck'in olduğu Sex With Strangers'la açılıyor. Faithfull ve Beck birlikte yazmışlar. Prodüktör de Beck. Albüme Beck'ten başka Blur, Billy Corgan ve Jarvis Cocker da katkıda bulunmuşlar. İçinde "You have nothing left inside/Bored you thought you'd try a little danger/It's time for sex/Sex with Strangers" ya da Nico için yazılan "Born in 1938/A good year for Reich.../She was fatherless/ In Fatherland" gibi sözler içeren bir albüm kesinlikle
'haydi gençler hop hop'çu steril beyaz Türklere göre değil. Onu biz karalara ya da isterseniz marjinal diyelim, bıraksınlar. Sliding Through Life On Charm'la Marianne bitirsin: "I am a Muse, not a mistress or a whore/Oh suburban shits who want some class".