Yakamızı bırakamadı gitti

Yakamızı bırakamadı gitti
Yakamızı bırakamadı gitti
23 yıldır kesintisiz süren Celine Dion yağmuruna devam... Dion, yeni albümünde yine elini taşın altına koymuyor, 'bildiğini' okuyor!
Haber: SARP DAKNİ / Arşivi

Şöyle bir düşününce, kariyerinin başından beri Celine Dion’un yakamızı bir dakika bile bırakmadığını fark ederek ürperdim. Neyse ki ilk altı yılında sadece Kanada sınırları içinde pazarlanan sekiz Fransızca albüm yapmış da, en azından 80’li yılları rahat geçirmişiz. Dion Hanımefendi’nin dünyayı ele geçirme projesinin ilk ayağının bir Eurovision macerası olması da hem ironik hem de korkutucu. 1988 yılında çalışmalarını bütünüyle yurtdışında sürdürmesine rağmen, sadece Türk kökeniyle böbürlendiğimiz Atilla Şereftuğ imzalı ‘Ne partez pas sans moi’ adlı şarkıyla yarışmanın birincisi olup, birkaç hafta içinde de 300 binden fazla satınca, global bir diva’ya daha kavuşmuş olduk. Üstelik taşın altına ‘Türkler’ olarak elimizi sokabildiğimiz için fazlasıyla mutluyduk.
Ne olduysa ondan sonra oldu. 1990 tarihli ‘Unison’dan sonra Celine Dion durmaksızın albüm yayımlamaya başladı. İngilizce ve Fransızca karışık olarak üzerimize gelen bu yağmurdan ne kadar istersek isteyelim kurtulamadık. Hatta Meat Loaf’un senelerce peşinden koştuğu ‘It’s All Coming Back to Me Now’u onun ellerinden acımasızca (ç)aldığında, gizli gizli sevip dinlemekten kendimizi alamadık. Biz onun tuhaf halleri ve fotoğraflarıyla inceden inceye dalgamızı geçerken, 200 milyonu aşan satışı ve 25’inci stüdyo albümü ‘Loved Me Back to Life’la yeniden karşımızda Celine. Bunca başarı yetmiyormuş gibi hırsından senelerce Las Vegas’ta da kapalı gişe sahne alan Dion, şovlarında yorumladığı bazı şarkıları bu albüme kaydırmaya karar vererek işe başlamış. ‘Journey’ cover’ı Open Arms, Stevie Wonder’lı ‘Overjoyed’, Billy Joel imzalı ‘Lullabye’ ve Babyface destekli ‘At Seventeen’ de böylece albümdeki yerini alıyor.
Daniel Merriweather’in birkaç sene önce Adele ile birlikte kaydettiği Water and the Flame, başlangıçta albüme adını verecekken, ismine yeterince saygı gösterilmediğini iddia eden Daniel ile yaşanan gerilim, Dion’un muhtemel bir sinir krizi sonrası yaptığı bir basın açıklamasıyla albümün adını da değiştirmesine sebep olmuş. Mevzunun detaylarını anlatacak yerimiz yok. Ancak Merriweather’in sonuna kadar haklı olduğu aşikâr. Trajik olan ise bu yorumun albümün en iyi şarkısı olması... ‘Loved Me Back to Life’ için Ne-Yo’dan Sia Furler’e, Diane Warren’dan Audra Mae’e sayısız yıldız isimden şarkı toplanmış. Eh zenginin malı, züğürdün çenesi... Dion yine taşın altına elini koymadan, yani hiçbir şarkının yazılım sürecine katılmadan bir albümü daha böylece tamamlıyor. Tutkulu hayranlarını bir kez daha mutlu edeceği kuşkusuz. Ancak biliniz ki ‘ Batı cephesinde yeni bir şey yok.’