Yalın, basit ve 'glam'

Yalın, basit ve 'glam'
Yalın, basit ve 'glam'
Parkorman'da sahne alan Placebo, sıkı konser grubu şanlarına uygun bir performans sergiledi ama Gezi yorgunluğu mu, İstanbul sıcakları mı bilinmez seyirci biraz durgundu.
Haber: BARAN ALP UNCU / Arşivi

Glam-rock, post-punk, elektronik-rock, industrial-rock… Son 20 yılın önde gelen alternatif müzik gruplarından Placebo’nun müziğini tanımlarken tüm bu sınıflandırmaları kullanmak mümkün. Placebo üyeleri ilk çıkışlarını yaptıkları 1994 yılından beri rock müziğinin değişik unsurlarını harmanlayıp, her daim yenilemeye çalıştıkları alternatif bir sound oluşturdu. Böylelikle kendini tekrar etme tehlikesiyle karşı karşıya olan rock müziğine yeni bir soluk getirdi. Etkileri soundlarıyla sınırlı değil pek tabi. Toplumsal cinsiyetçilik sınırlarını alaşağı eden imaj ve şarkı sözleriyle de özellikle 1990’larda Oasis’in Gallagher kardeşlerinin temsil ettiği hâkim maço ve homofobik duruşa da karşı çıktılar.
Bazılarınca alternatif müziğin içinde yer alan gerçek alternatifler olarak kabul edilen Placebo, 16 Eylül ’de piyasaya çıkacak ‘Loud Like Love’ isimli 7. stüdyo albümlerinin aynı adlı turnesi kapsamında önceki gün bir kez daha İstanbul ’daydı. Parkorman’daki konser söylendiği gibi tam 10’da başladı. Her ne kadar müzik dünyasının kalıplara sığmayan asileri de olsalar, ne de olsa serde Britanyalılık var. Işıkların kararmasıyla Sigur Ros’un Svefn-g-Englar melodisi üzerine oturttukları ‘Pure Morning’ ile kısa bir bekleyişe geçildi. İmaj ve kariyer çizgisinde yaşadığı olgunlaşma ve sadeleşme ile gittikçe David Bowie’ye benzeyen Brian Molko, bas gitarda Stefan Osdal ve davulda Steve Forrest’in eşliğinde sahnede belirdi. Konserin ilk bölümü ağırlıklı olarak son dönem parçalarıyla geçti.
Ama İstanbul’un boğucu nemi ve sıcağından mıdır, yoksa yoğun geçen Gezi yazının fiziksel ve manevi yorgunluğundan mıdır bilinmez; yaklaşık 8 bin kişilik konser kitlesi sanki biraz durgundu. Ancak iş ‘Every You, Every Me’ye gelince, kalabalıkta hareketlenme arttı. Sonrasında ‘Black-Eyed’, ‘Song to Say Goodbye’, ‘Special K’, ‘The Bitter End’ gibi klasiklerini çalan Placebo, sıkı konser grubu şanlarına uygun bir performans sergiledi. Bis bölümünde ise Placebo, seyircileri isyankar ve öfkeli gençlik zamanlarının parçası ‘Teen Angst’ten ve pek başarılı Kate Bush coverları ‘Running Up The Hill’den mahrum bırakmadı.


Bu yaz konserler Gezi’siz geçmiyor. Belki Roger Waters konserinde olduğu gibi yoğun değildi ama “Her yer Taksim, her yer direniş” sloganı yine atıldı. Bir söyleşisinde düşündüklerini şarkı söz ve müzikleriyle anlatmayı tercih ettiğini, konserlerde büyük politik konuşmalar yapmanın Bono’nun işi olduğunu söyleyen Brian Molko’nun cevabı ise yalın ve basitti: “Thank you”