Yanlış vasıflarıyla övünüyor yanlış

Yanlış vasıflarıyla övünüyor yanlış
Yanlış vasıflarıyla övünüyor yanlış
Haber: SEDA NİĞBOLU / Arşivi

10 sene kadar önce, kolaycı bir Beethoven sample’ının sample’ı üzerine kurulu ‘When I Get You Alone’u bisikleti üzerinde giderken söyleyen salaş giyimli uzun saçlı adamı hatırlayanlar mutlaka vardır. Eğer R&B-pop arasındaki bölgeye içeriden hâkim değilseniz varlığını muhtemelen unutmuşsunuzdur. Ama kendisi geçen süre içerisinde Brandy, Mary J. Blige ve Christina Aguilera gibi isimler için parçalar yazmanın yanında beş de solo albüm çıkardı. Fena olmasalar da asla kendi ismiyle tanınacak kadar parlak değillerdi ve kestirdiği saçları ve giydiği yeni takım da bunu değiştirmeye yetmedi. Çünkü eksik olan kendini parça verdiği isimlerden ayıracak bir parıltıydı. Ve arayı kapatıp liste başı olmanın yolunu nihayet bu albümle buldu Thicke. Sadece hit garantili Pharell’i yanına alarak değil, en ucuz numarayı kullanıp ortalığı karıştıracak seks temalı bir videoya ve cinsiyet rollerinin yanlış tanımlarına sarılarak. 

Berbat değil sıradan

Albüm hakkında denecek çok şey yok. En büyük çıkışına sahne olsa da müzikalite anlamında en sönük albümü. Falsettosu autotune’a kurban gidiyor, R&B klasikliğinden çıkayım derken dandik kulüp ritimlerine eğilim gösteriyor. En iyi anında bile Justin Timberlake ya da Mark Ronson dinlemeyi tercih etmek için onlarca sebep sunuyor. Berbat değil, sıradan. Ama tüm bunlar âşık çocuktan evrildiği “seks makinesi” tavrını nasıl yanlış anladığı ve uyguladığının yanında hiç de sorun değil. Yılların bitmeyen tartışmasını, “sen de istiyorsun, biliyorum” dayatmasını haklı çıkarmak için elinden geleni utanmadan yapan ve bunu sevimlileştirmesiyle çirkinliğini daha da arttıran ‘Blurred Lines’a nereden girsek ki? Terry Richardson etkili (hâlâ!) videoda boş bakışlı kadın ve erkeklerin yabancılaştırıcı vücut dilini ve üzerinde Thicke’nin malum organının büyüklüğünün yazılı olduğu balonları görünce “bu kadar ileri gidemez, herhalde kendi de dalga geçiyor” diyor insan. Kendi de gelen tepkiler üzerine hemen bu kartı oynayarak videonun ‘feminist bir söyleme sahip olduğunu’, klişelerle dalga geçtiğini iddia edecek kadar ileri gitti. Ama zekâ, mizah ya da provokasyonun yokluğunda sözde eleştirdiğini daha da desteklemekten başka bir yere gitmiyor ve üstelik albümün devamında da yanlış fiziksel vasıflarıyla övünüp bunu kadınlara dayatmaya devam ediyor.
Eleştiri bahane, yönetmeninin “eğer komik, saçma ve üstsüz bir video yaparsak herkes Robin Thicke’i tanır” dediğini kendi de söyledi. Eğer cinsiyet rollerine dair bakışında tutarlı ya da bilinçli olsaydı bir tartışmayı hak ederdi ama bunu bile dolaylı yapıp şöhret arzusuna kurban etmesi çok korkakça.