Yapımcılar Malatya Film Festivali'ne tepkili

Yapımcılar Malatya Film Festivali'ne tepkili
Yapımcılar Malatya Film Festivali'ne tepkili

Deniz Akçay Katıksız'ın yönettiği 'Köksüz' de eser işletme belgesi olmadığı için yarışma dışı kaldı.

Sinema Eseri Yapımcıları Meslek Birliği (SEYAP), 'Köksüz', 'Hayatboyu' ve 'Daire' filmlerinin eser işletme belgeleri olmadığı gerekçesiyle Malatya Film Festivali'nin yarışma bölümünden çıkartılmasını eleştirdi. İşte SEYAP'ın açıklaması.

Bu yıl 15-21 Kasım 2013 tarihleri arasında dördüncüsü düzenlenecek olan Malatya Film Festivali'ne başvuran filmlerden “Hayatboyu”, “Köksüz” ve “Daire” isimli filmler eser işletme belgeleri 27.10.2013 tarihi itibariyle festivale ulaşmadığı gerekçesiyle, ön jürinin olumlu değerlendirmesine rağmen, ulusal yarışma programından çıkarıldı.
Çıkarıldı diyoruz çünkü festivalin programının açıklandığı, The Four Seasons'da yapılan basın toplantısında gösterilen festival tanıtım fragmanında bu üç filmden de görüntüler yer almaktaydı.
Festival yönetimi tarafından "bu kuralın festival yönetmeliğinde yer aldığı, filmlere gerekli esnekliğin sağlandığı, ancak basın toplantısı tarihi itibariyle belgesini alamamış filmleri yarışmadan çıkartmak zorunda kaldıkları" ifade edilmiştir.
Uluslararası birçok festivalde gösterilen “Hayatboyu” ve “Köksüz” filmlerinin, ayrıca ilk gösterimini geçtiğimiz ay Adana Altın Koza Film Festivali’nde yapmış “Daire” filminin Türkiye 'deki bir festivalde, üstelik gayet basitçe çözümlenecek bir eser işletme belgesi sorunu gerekçesiyle yarışmaya alınmaması, dünyada örneği olmayan gülünç bir tasarruftur.
Yapımcı bakış açısıyla bu konudaki görüşlerimizi kamuoyu ile paylaşmak isteriz:
1) Her üç film de eser işletme belgesi almak üzere bakanlığa resmi başvurusunu yapmıştır. Bakanlığın dosyaları değerlendirme işlemi en fazla bir haftalık bir süreçte gerçekleşecektir. Yani festivalin düzenleneceği tarihlerde her üç filmin de eser işletme belgesi bulunacaktır.
2) Bu filmlerin hepsi daha önce İstanbul , Adana ve Antalya'daki Film Festivalleri'nde ulusal yarışmalarda gösterilmiştir.
3) Filmlere festivalde "yarışma dışı" gösterilmeleri için davet yapılmıştır. Eser İşletme Belgesi'nin "yarışma filmleri" için talep edildiği belirtilmiştir. Oysa belge gerekiyorsa festivaldeki her türlü gösterim için istenmelidir.
4) Geçen yıllarda Malatya Film Festivali’ne katılan filmlerin bazılarının gösterimden birkaç gün önce eser işletme belgelerini teslim ettikleri hatırlatılmış, ancak festival yönetiminden bu konuda kayda değer bir cevap alınamamıştır.
Festival düzenleyen valilik, belediye ve benzeri resmi kurumlar sektör pratiklerini bilmediklerinden tüm festivallerin Danışma Kurulları mevcuttur. Malatya Film Festivali'nin Danışma Kurulu'nda herhangi bir sinema filmi yapımcısının olmamasının da bu durumun meydana gelmesinde önemli rol oynadığı anlaşılmaktadır.
Mevcut 5224 sayılı “Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılması ile Desteklenmesi Hakkında Kanun” ve bu Kanuna bağlı olarak çıkartılan "Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılmasına İlişkin Usül ve Esaslar Hakkında Yönetmelik" in “Sanatsal Etkinlikler Kapsamında Gösterilecek Filmler” başlıklı 15. Maddesinin son fıkrasında “ ülke içinde üretilen filmler de kayıt ve tescil edilmiş olmak kaydıyla bu etkinliklere katılabilir” hükmü yer almaktadır. Halihazırda sinema filmlerinin kayıt ve tescilleri İstanbul Telif Hakları ve Sinema Müdürlüğü tarafından yapılmaktadır. Kayıt tescil işlemleriyle birlikte filmlerin sınıflandırılması da aynı belgeyle Bakanlık tarafından yapılmaktadır. Oysa "kayıt ve tescil belgesi" ile "sınıflandırma belgesi" birbirinden farklı belgelerdir.
Kayıt tescil belgesi (bir diğer adıyla Eser İşletme belgesi), filmin gerçekleştirildiğine ilişkin, içinde filmle ilgili bilgiler dışında eser sahibi, bağlantılı hak sahibi ve yapımcıların da bilgilerini içermektedir.
Sınıflandırma belgesi ise filmin sektör uzmanları ve ilgili uzmanlık alanında olan kişiler tarafından değerlendirildikten sonra verilen ve gösterim şartlarını gösteren bir belgedir.
Yani ilk adım kayıt tescil, sonraki adım da eserin sınıflandırılması olmalıdır.
Yapımcı meslek birlikleri uzun bir süredir sinema filmlerinin "kayıt ve tescil" işleminin sektör tarafından yapılabilmesi için Sinema Genel Müdürlüğü ve Telif Hakları Genel Müdürlüğü ile görüşmektedirler. Meslek birliklerinin faaliyet gösterdiği Güç Birliği Binası içerisinde kayıt tescil işlerini yürütebilmek amacıyla bir birim dahi kurulmuştur. Ancak ilgili yönetmelik değişikliği halen yapılmadığından sektör kayıt ve tescili kendisi gerçekleştirememekte, özellikle festivallerde gösterilecek Türk filmleriyle ilgili problemler oluşabilmektedir.
Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’deki festivallerde gösterilen filmler de eser işletme belgesinden muaf olmalıdır. Zira festivaller filmlerin ticari olarak gösterildiği yerler değildir. Türk veya yabancı filmlerin Türkiye’deki festivallerde gösterilebilmesi için "eser işletme belgesi almaları zorunluluğu" hatalı bir uygulama olup uluslararası endüstri standartlarıyla da uyuşmamaktadır. Dolayısıyla mevcut yönetmeliğin 5224 sayılı kanun deşikliğinden sonra revize edilmesi gerekmektedir.
Ülkemizde son yıllarda giderek artan sinema filmlerinin dağıtım sorunu göz önüne alındığında festivaller seyircinin her türlü filmi izleyebileceği başlıca kültürel etkinliklerdir. Bizzat film festivali düzenleyen bir şehirde bu tip gerekçelerle filmlerin programa alınmaması ile son tahlilde izleyici cezalandırılmış olmaktadır. Bu durumun da böyle bir festivalin düzenlenmesinin temel gerekçesiyle çeliştiği düşüncesindeyiz.
Malatya Film Festivali’ni düzenleyen Malatya Valiliği ve Malatya Kayısı Araştırma-Geliştirme ve Tanıtma Fonu’nun uyarımızı dikkate alıp ilgili yönetmelikler değişinceye kadar en azından yarışmaya seçtiği filmlerin eser işletme belgelerini filmlerin festival gösterimi aşamasında talep etmesi gerekmektedir. Yapımcı meslek birlikleri ve Sinema Genel Müdürlüğü ile iyi iletişim halinde kolayca çözülebilecek bu sorun, bahsi geçen filmlerin ön jürinin değerlendirmesinden geçtikleri halde yarışmaya katılamayarak mağdur duruma düşmeleriyle sonuçlanmıştır.
Gelecek yıllarda bu ve benzeri oluşabilecek problemlerin çözülebilmesi için kayıt ve tescil işlemlerinin sektör tarafından yapılması gerektiğini bir kez daha kamuoyuna önemle duyururuz.