Yaşarken gelen son

Yaşarken gelen son
Yaşarken gelen son
En iyi 'egzantrik' sözünün tanımlayabileceği Flaming Lips'in yeni albümü 'The Terror' yine özel ama egzantrik olmaktan evvel hüzünlü ve düşünceli.
Haber: SEDA NİĞBOLU - twitter.com/sedanigbolu / Arşivi

Dünyanın sonu fikrini takıntı haline getirmiş bir müzisyenler kuşağı siyahın her tonunu üzerimize salarak duyularımızla oynuyor. Kolektif bir karanlığı paylaşıyor, kötüye giden zamanları kutluyor ya da lanetliyoruz. Derken Flaming Lips çıkıp geliyor. Gökkuşağı renklerinin, güzelliğin, hafifliğin içerisinden öyle acı bir öykü anlatıyor ki bir kez daha görüyoruz, karanlığın içinde nefes almak için onun rengine bürünmeye gerek yok.
Flaming Lips’in resmettiği terör, adrenalin salgılatma amacı gütmeyen içedönük dehşeti ve hiçbir şiddet manzarasının bozamadığı güzelliğiyle hepsinden daha can yakıcı. Deneysel rock ve popun türlü türlü formunu bilimkurgu ve saykodelya tutkularıyla hem çok yabancı hem asla ağır olmayan kombinasyonlara maruz bırakan Flaming Lips’in tarihini en iyi tanımlayan sözcük ‘egzantrik’ olmalı. Wayne Coyne’un plastik bir balon içerisinde gezindiği abartılı sahne şovlarından bir gün içinde en çok konser veren grup rekoru kırmalarına, Ke$ha ile çalışmalarından satırlarca süren parça isimlerine...
’The Terror’ yine yabancı, yine özel ama egzantrik olmaktan evvel hüzünlü ve düşünceli. Mars’ta yaşam ya da pembe robotlar yok bu sefer, hem evrensel hem bireysel yalnızlık hikâyeleri var. Her zaman uçucu ama karmaşık ses yığınları bu kez berrak bir dinginlik ya da keskin gürültülerle aralanıyor. Dinmeyen bir bas uğultusunun altından, uzaklardan bir ağıt gibi geliyor Coyne’un yüksek perdeden vokali. 25 yıllık ilişkisinin sonlanması ve Steven Drodz’un uyuşturucuya dönmesinin albümün hissiyatına etkisi konuşuluyor. Son dört parçadaki derin acı duyulunca bundan emin oluyor insan. Hep aşka inanmış bu grup ölüm korkusundan, şeytanlardan, yalnızlıktan, vahşileşmekten bahsederken ne şarkıcı/şarkı yazarı müziğinin efkârlı doğrudanlığını ne de daha sert müzik türlerinin patlayıcılığını kullanıyor. Mesafeleri albümün derinindeki güzelliğe de dehşete de dokunabilmeyi imkânsızlaştırıyor. Terör kendilerinin de dediği gibi aşk bitse de yaşamaya devam ediyor. Albümün giderek daha derinlere kök salan etkisi gibi.


    ETİKETLER:

    mars

    ,

    şiddet

    ,

    Balon

    ,

    aşk

    ,

    Rock

    ,

    Müzik

    ,

    Yaşam

    ,

    zaman

    ,

    Konser

    ,

    plastik

    ,

    Evrensel