Yeneceğim seni yağmur!

Yeneceğim seni yağmur!
Yeneceğim seni yağmur!
Yağmurlarıyla meşhur Londra'da açılan 'Yağmur Odası' sergisinde yağmurun içine dalıyorsunuz ama ıslanmıyorsunuz. Peki ama nasıl?
Haber: GÜLNAZ CAN / Arşivi

Yağışlarıyla meşhur Londra ’nın önemli sanat merkezlerinden Barbican bir süredir yağmur altında. Kompleksin içindeki The Curve Gallery, Londra kökenli bir sanat girişimi olan Random International’ın ‘Rain Room/ Yağmur Odası’ adlı işini sergiliyor.
Interaktif bir sergi olan ‘Rain Room’un kapısında, açıldığından bu yana hiç azalmayan bir sıra var. Belli ki izleyicinin bu enstalasyonda yağmuru kontrol edebileceği vaadi bir Londralı ya da oradan geçen kişi için fazlasıyla çekici.
Sırada beklemek, bu şehirde çoğunlukla yağmurda ıslanmak demek. Bu bekleme süresini, isteyen yağmurla ilişkisini sakince sorgulamak için değerlendirilebilecek iyi bir zaman olarak da görebilir. İroniyi kavradıktan sonra, arada yağmura hırslanıp; “İçeride ben seni alt ederim ama…” dememek de elde değil. Hafif bir korkuyla elbette… ‘Rain Room’da ıslanmamak üzere (yağmur nasıl olacak da bana yağmayacak?) botlar, montlar, çantalar özenle seçilir. Sonra sırada, galerinin kapısında bekleme esnasında iyiden iyiye test edilir.
Yağmurdan intikam için
 
‘Rain Room’, Random International’ın izleyiciyle birlikte ürettiği işlerden sonuncusu. Bu enstalasyonda, insanın çevreyi kontrol edebilme yetisi ve buna dair açlığı sorgulanıyor. Doğal bir olayı gerçekten kontrol edebildiğinde insan ne yapıyor? Otomatikleşmiş tepkilerini kırabiliyor mu? Sakinleşiyor, hatta donuyor mu? Yoksa öfkeleniyor mu?
‘Rain Room’da, karanlık bir labirentte, tepeden bardaktan boşanırcasına yağan yağmurun içine dalıyorsunuz. Görevlilerin “Aman çok hızlı hareket etmeyin” uyarılarından sonra, fazla yavaş olmamanın da gerekliliğini fark ediyorsunuz. Düşünecek zaman bulamadan hızla yağmurdan kaçmak, bir yandan da onu kovalamak gibi. Kaçmaya gerek yok, hareket eden bir nesne gördüğünde yağmur kesiliyor. Ancak zamanlamasını, onunla dans etmesini hemen öğrenmek; önünde, yanında ya da arkandakilerin deneyimlerinden anlık dersler çıkarmak, bir tür strateji belirlemek gerekiyor. Kimileri bu ziyarette şehirdeki yağmurdan intikamını alıyor, kimileriyse bu vesileyle yağmurla barışıyor. Ben henüz Londra’nın yağmurundan bıkmadım, ancak yanımdaki kadının “Bu kez beni ıslatamıyorsun yağmur!” haykırışı alkışla karşılandı.
Yağmur altında izlenecek tek gösterinin ‘Singing in the Rain’ olması durumuna son veren sergi, Barbican’daki The Curve Gallery’de 3 Mart 2013’e kadar sürecek. Günün her saatinde kapıda en az 1 saat bekleneceği de hesaba katılmalı.


    ETİKETLER:

    Londra

    ,

    sanat

    ,

    İntikam

    ,

    sergi

    ,

    zaman

    ,

    Karanlık

    ,

    Yağmur