Yeni dünyamıza ulaşmak çok zor!

Yeni dünyamıza ulaşmak çok zor!
Yeni dünyamıza ulaşmak çok zor!
NASA, dün akşam yaptığı açıklamayla 'Dünya'nın kuzeni'ni bulduklarını açıkladı. Ancak bu gezegen o kadar uzak mesafede ki ışık hızıyla bile gidilse bin 400 yılda ulaşılabilecek.

NASA’nın Kepler görevi kapsamında, ilk defa yaşanabilir kuşakta yer alan Dünya benzeri olma olasılığı çok yüksek bir gezegenin varlığı kesin olarak saptandı. Üstelik bu gezegen Güneş ile çok benzer bir yıldızın etrafında dolanıyor! Kepler-452b adı verilen gezegen, şu zamana kadar Güneş benzeri yıldızların çevresinde bulduğumuz gezegenler arasında, “yaşanabilir kuşakta” yer alan en küçük gezegen.

Gökyüzünde Kuğu takımyıldızı yönündeki, bizden yaklaşık 1.400 ışık yılı uzaklıkta yer alan bir yıldızın çevresinde döndüğü tespit edilen Kepler-452b ile birlikte, Kepler Uzay Teleskobu’nun keşfettiği doğrulanan toplam gezegen sayısı 1.030 olmuş oldu. Yüz milyarlarca gökada içerisinden, yalnızca bizim gökadamızda bulunan yüz milyarlarca yıldız sisteminde bulunabilecek gezegen sayısını düşünün. Daha bunlardan 1.030 tanesine baktık ve Dünya’nın kuzeni olabilecek bir gezegen bulduk. Üstelik etrafında dolandığı yıldız dahi Güneş’imiz gibi G2 tayf türünden bir yıldız.

Kepler-452b yarıçap olarak Dünya’mızdan yüzde 60 daha büyük bir gezegen. Yani aslında bir Süper Dünya. Henüz kütlesi ve kimyasal yapısındaki araştırmalar sonuçlanmadı fakat, Kepler-452b’nin kayaç yapılı olma şansı oldukça yüksek görülüyor.

Gezegen Dünya’dan yüzde 60 büyük olmasına karşılık yıldızının etrafındaki bir turunu 385 günde tamamlıyor. Bu süre Dünya’dan sadece 20 gün daha fazla. Ayrıca kendi yıldızı olan Kepler-452 ile arasındaki uzaklığı, Dünya ile Güneş arasındaki mesafeden yalnızca yüzde 5 daha fazla.

Güneş ile Dünya arasındaki uzaklık ortalama 150 milyon km’dir. Kendi yıldızına bu mesafeden yalnızca yüzde 5 daha uzak bir yörüngede dolanan Kepler 542b gezegeninin yıldızına uzaklığı yaklaşık 158 milyon km olarak hesaplanıyor.

Peki bu gezegen NASA tarafından özel bir basın toplantısı ile duyurulmasını gerektirecek kadar önemli mi?

Bu sorunun cevabı hem evet, hem hayır. Ancak şu bir gerçek ki, Güneş’in neredeyse ikizi bir yıldızın etrafında, Dünya’nın şu an Güneş’e bulunduğu uzaklığın hemen hemen aynı yörüngede dolanan ve çok çok büyük ihtimalle kayalık yapıda olan bir gezegeni ilk kez keşfettik.

 

Belki de Dünya Versiyon2 olarak adlandırabileceğimiz bu gezegenin “Süper Dünya” sınıfında yer alması, üzerinde yaşam için gerekli altyapının var olma ihtimalini artırıyor. Çünkü, süper dünyaların kütleçekimi gezegenimizden çok daha fazladır ve bu nedenle ciddi bir atmosfer sahibi olmaları kaçınılmazdır.

Keşfedilen gezegenin çevresinde dolandığı Kepler-452 yıldızı; bizim Güneş’imizden 1.5 milyar yıl daha yaşlı, yani 6 milyar yıl yaşında. Güneş ile aynı yüzey sıcaklığına sahip, yarıçapı yüzde 10 daha büyük, parlaklığı ise yüzde 20 daha fazla. Bu da, keşfettiğimiz gezegenle arasındaki mesafe düşünüldüğünde, gezegenin şu an Venüs’ün Güneş’ten aldığı kadar ısı ve ışık aldığını gösteriyor.

Peki bu gezegen NASA tarafından özel bir basın toplantısı ile duyurulmasını gerektirecek kadar önemli mi?

Bu sorunun cevabı hem evet, hem hayır. Ancak şu bir gerçek ki, Güneş’in neredeyse ikizi bir yıldızın etrafında, Dünya’nın şu an Güneş’e bulunduğu uzaklığın hemen hemen aynı yörüngede dolanan ve çok çok büyük ihtimalle kayalık yapıda olan bir gezegeni ilk kez keşfettik.

Belki de Dünya Versiyon2 olarak adlandırabileceğimiz bu gezegenin “Süper Dünya” sınıfında yer alması, üzerinde yaşam için gerekli altyapının var olma ihtimalini artırıyor. Çünkü, süper dünyaların kütleçekimi gezegenimizden çok daha fazladır ve bu nedenle ciddi bir atmosfer sahibi olmaları kaçınılmazdır.

Ayrıca, bir süper dünya yine güçlü kütleçekimi sayesinde yüzeyinde yer alan sıvı suyu bizim Dünyamız gibi gezegenlerden çok daha uzun süreler boyunca koruyabilir. Örneğin şu anda Kepler-452b’nin aldığı kadar Güneş’ten ısı ve ışık aldığını söylediğimiz Venüs, yaşadığı küresel ısınma nedeniyle geçmişte yüzeyinde bolca var olan suyu kaybetmiştir. Bunun sebebi, bizim gezegenimiz Dünya ile hemen hemen aynı olan yerçekimidir. Bu yerçekimi, ısınıp buhar haline gelen ve atmosferin üst kısımlarına yükselen su moleküllerinin gezegenden hızlı bir biçimde kaçmasını önleyemeyecek kadar düşüktür.

Ancak, Kepler-452b’nin -henüz tam olarak bilinmeyen ama- Venüs ve Dünya’dan birkaç kat büyük olduğu aşikar kütlesi, bir küresel ısınma yaşansa dahi gezegenin barındırdığı suyun korunabileceği anlamına gelir. Yani, Kepler-452b, yaklaşık 6 milyar yıllık yaşam sürecinde nasıl bir iklimsel felaket yaşamış olursa olsun, (atmosferde buhar halinde veya yeraltında bile olsa) hala bol miktarda suya sahip olmalı.

Dolayısıyla NASA bilim insanlarını basın açıklaması yoluyla duyuru yapmaya iten motivasyon, bu gezegenin yüzeyinde sıvı suyun çok büyük ihtimalle hala bulunuyor olması. Bu da, gezegeni Dünya benzeri yaşamın varlığı için en büyük aday haline getiriyor.

Kaynak: Ögetay Kayalı -  Zafer Emecan / Kozmikanafor.com