Yine şişede durduğu gibi durmuyor

Yine şişede durduğu gibi durmuyor
Yine şişede durduğu gibi durmuyor
John Hillcoat- Nick Cave ikilisinin üçüncü ortak çalışması 'Kanunsuzlar', gangster filmleri içinde ortalarda bir yerde dursa da Tom Hardy ve Guy Pearce'in performansları için izlenilir.
Haber: ŞENAY AYDEMİR / Arşivi

Nick Cave, muhtemelen yeryüzünde yaşayan ender ‘on parmağında on marifet’ insanlardan birisi: Müzisyen, oyuncu, romancı, senaryo yazarı...
Cave’in film senaryosu kariyerinde ise ‘hemşerisi’ Avustralyalı yönetmen John Hillcoat ona yoldaşlık ediyor. İkilinin 1988 tarihli ‘Ghosts... of the Civil Dead’ ile başlayan birlikteliği 2005’te çektikleri Avustralya westerni ‘The Proposition’ ile devam etti. Hatırı sayılır övgüler alan bu filmin ardından Hillcoat, ‘The Road’ ile apokaliptik sularda gezindi tek başına... İkili bugün vizyona giren ‘Kanunsuzlar’ (Lawness) ile yeniden karşımızda.
Malum, ABD’de 1920-1933 yılları arasında uygulanan içki yasağı doğal olarak kendi yeraltı ekonomisini yaratmış, bu ekonomi de mafya –gangster- yapılanmalarını ortaya çıkarmış, kanlı pazar savaşları yaşanmıştı. Bu ‘karanlık’ ekonominin önemli aktörleri hiç kuşku yok ki Hollywood’un dikkatinden kaçmadı. John Dillinger ve Al Capone gibi gangsterler biraz da sinema sayesinde efsane oldular. 

Gerçek hikâye 
‘Kanunsuzlar’ da, işte bu dönemde kaçak içki imal eden ve kendi küçük pazarlarında yuvarlanıp giden Bondurant kardeşlerin hikâyesini anlatıyor. Baştan söyleyelim, ortada Sergio Leone’nin ‘Bir Zamanlar Amerika’, Brian De Palma’nın ‘Dokunulmazlar’ ve Michael Mann’ın ‘Halk Düşmanları’ gibi bir film ya da ‘Boardwalk Empire’ gibi çetrefilli bir dizi yok. Ama yasak ve ardından gelen ‘büyük buhran’ dönemi hikâyelerini sevenlerin mutlu olacakları bir yapım var.
Gerçek bir hikâyeden uyarlanan film 30’lu yılları başında yani ‘büyük buhran’ın tam ortasında geçiyor. Virginia’nın Franklin isimli küçük bir kasabasında kendi hallerinde içki üretip satan Jack, Forrest ve Howard Bondurant kardeşler farklı karaktere sahiptir. Küçük kardeş Jack, ergenlikten ‘erkekliğe’ geçiş korkularıyla birlikte olanaklarını fırsata çevirip ‘büyük gangsterler’ gibi olma hayalleri kurmaktadır. Howard ailenin fiziksel gücünü temsil ederken Forrest ise ‘stratejist’ görevini üstlenir. Bir de Forrest’in ‘ölümsüz’ olduğuna dair efsaneler dolaşmaktadır ortada.
Forrest’ın önderliğinde kendilerinden daha büyük ‘kartel’lerle uzlaşarak ve rüşvetçi yöneticilere bulaşmadan işlerini yürüten kardeşlerin düzeni kanun adamı Charlie Rakes’in gelişiyle bozulur. Charlie’nin uzlaşmaya yanaşmayan kardeşler karşısında giderek sertleşen tutumu ve Jack’in üst üste yaptığı hatalar birleşince işler çığırından çıkar.
Türün başarılı örnekleri düşünüldüğünde ‘‘Kanunsuzlar’ın ‘görkemli’ bir yapıt olduğunu söylemek zor. Geçen yıl Cannes’da Altın Palmiye için yarışan film klasik ‘western’ şablonuna sadık kalmayı tercih ediyor. Akıp giden bir hayat , kasabaya gelen yabancı, yabancıdan yönelen tehdit, masum birisinin yabancının gazabına uğraması ve kanlı final... 

Hardy ve Pearce farkı 

Bazı eleştirmenlere göre ‘Kanunsuzlar’ ‘orta karar’ bir film. Bence burada türe yönelik ‘görkem’ beklentisinin yeterince karşılanamamasına dair bir hayal kırıklığı var. Oysa film gücünü biraz da bu sükûnetinden ve karakterlerinden alıyor. Özellikle de yakın zamanda ‘Köstebek’te ve ‘Kara Şövalye Yükseliyor’un kötü adamı Bane olarak izlediğimiz Tom Hardy’nin içine kapanık ama güvenilir; cesur ama gereksiz gerilimden uzak duran ‘gizemli’ bir karakter olarak çizdiği Forrest portresi filmin ritmini de belirliyor aslında. Forrest’in hızlandığı zamanlarda film hızlanıyor, o temposunu düşürdüğünde düşürüyor. Aynı şekilde, biraz efemine ama çokça gaddar bir portre olarak karşımıza çıkar kanun adamı Charlie’de Guy Pearce’in döktürdüğü anlar filmin tempoyu belirleyen ikinci damarı oluyor.
Hillcoat ve Cave ikilisinin bu dönem yorumu türün büyük örnekleriyle karşılaştırıldığında ‘minimal’ bir yorum olarak da düşünülebilir.
Tom Hardy ve Guy Pearce’in oyunculuklarının yanı sıra filmde ‘misafir oyuncu’ gibi katkı sunan ve dönemin bir başka ünlü gangsteri Floyd Banner’ı canlandıran Gary Oldman renk katıyor. Forrest’in hayatını değiştiren kadın olarak izlediğimiz Maggie rolünde Jessica Chastain’in yeterince kullanıldığını söylemek zor (gerçi biz de hakkını veremedik!)
Not olarak filmin afişinin tepesine yazılan Shia LaBeouf’un ‘Transformes’la üzerine yapışan kimlikten kurtulması için daha fazla çabalaması gerektiğini belirtelim.
‘Kanunsuzlar’, türün sevenlerinin pişman olmayacakları, özellikle de Tom Hardy Guy Pearce ikilisinin performanslarının yüzü suyu hürmetine izlenilebilecek bir yapım olarak kayıtlara geçiyor.