Yoldan çıkanların müziği

Yoldan çıkanların müziği
Yoldan çıkanların müziği
Vatikan kendileriyle hafif hafif dalgasını geçen Ghost B.C.'yi aforoz eder mi bilmiyoruz ama biz onları bağrımıza çoktan bastık.
Haber: BARIŞ AKPOLAT / Arşivi

Simsiyah kıyafetli, isimsiz üyeler (Nameless Ghouls/İsimsiz Gulyabaniler) ve şeytanın emrindeki solistleri Papa Emeritus II. Ghost, ilk albümü Opus Eponymus’la uzun süredir unuttuğumuz bir işe imza atmış ve ağzımız açık bize diz çöktürmüştü. Basit ve repetetif davullar, melodik gitarlar, ritmik baslar ve faklsetto tekniği kullanan melek gibi bir vokal. İnce, derinden hikâyeler anlatan bu vokalin melek sesineyse inanmak çok güç çünkü onlar şeytanın müritlerini oynuyorlar. Oynuyorlar darken şaka değil bu bildiğiniz tiyatro, çok da iyi rol yapıyorlar hani. Blue Öyster Cult, Black Sabbath ve Mercyful Fate gibi atalarından 30 yıl sonra teslim aldıkları bayrağı biraz da abartarak şahane bir şekilde taşıyorlar. Maskeleri, kılık kıyafetleri ilginç, müzikleri naftalinli. Anlattıklarıysa şeytanın manifestosu…
Gerek sahnedeki halleri gerek sözleriyle Alice Cooper’ın bundan 30 yıl önce efendisi olduğu ‘Shock Rock’ tarzını yeniden yorumlamakta üstlerine yok. Baştan beri kendilerini saklıyorlar, yüzlerini gören daha olmadı. Bu da onlara muazzam kullandıkları bir reklam potansiyeli sağladı. Bunun yanı sıra solistleri Papa Emeritus II’nin papalığa aday olması gibi ilginç tanıtımları, yayımlanan yeni albümleri ‘Infestissumam’ı tüm dünyada parlattı. İlk albümleri Opus Eponymus, İncil’de varoluşu anlatan ‘Genesis’le bitiyordu. Üyelerden biri bunu bir dinsizin doğumunu simgelediğini söylüyordu albüm yayımlanırken. ‘Infestissumam’la o dinsizi doğuran ekip aynı konseptten Hıristiyanlığa vurup Satanizmi yüceltmeye devam ediyor. Tabii ki, bunların hepsinin bir tiyatro oyunundan ibaret olduğunu grubun çeşitli röportajlarından anlayabiliyoruz. Infestissumam grubun müziğini daha iyi anlamamıza sebep ve Opus Eponymus’un vuruculuğuna sahip olsa da çıtayı öyle inanılmaz yükseğe taşımıyor. Grup pek çok söyleminde müziğinin kara mizahı kullanan teatral bir yapıda olması için uğraştığını vurguluyor. Ekstrem müziğin köklerine olan bağlılıklarını kendi müziklerine yansıtmak için elinden geleni yapsalar da kendi orijinallikleri ortada. Albümde dinlemeseniz de olur diyebileceğim bir şarkı yok fakat ‘Year Zero’, ‘Depth Of Satan’s Eyes’, ‘Idolatrine’ ve ‘Secular Haze’ kaçırılmamalı. Ayrıca ilk albümde The Beatles’ın ‘Here Comes The Sun’ını yorumlayan ekip bu albümde de ABBA’nın I’m a Marionette’ine el atıyor hem de Foo Fighters’dan Dave Grohl’a davulları çaldırarak. İsveç ’in bu gizli tarikatı, maskelerinin altından hafif hafif gülerek dalga geçtiği Vatikan tarafından aforoz edilir mi bilemiyoruz ama biz onları sırf selam durdukları gruplar ve zekâları sebebiyle bağrımıza çoktan bastık. Birkaç grup dışında kısırdöngüde olduğunu düşündüğüm dünya metal piyasasının böyle akılcı işlere çok ihtiyacı var.


    ETİKETLER:

    Dünya

    ,

    İsveç

    ,

    Aday

    ,

    Beatles

    ,

    Rock

    ,

    The Beatles

    ,

    Reklam

    ,

    Melek

    ,

    Papa

    ,

    Selam

    ,

    Dalga