Yönetmen Wes Craven hayatını kaybetti

Yönetmen Wes Craven hayatını kaybetti
Yönetmen Wes Craven hayatını kaybetti
'Elm Sokağında Kabus' ve 'Çığlık' gibi çok sayıda klasikleşmiş korku filminin yönetmeni Wes Craven 76 yaşında beyin kanserinden hayatını kaybetti.

RADİKAL – Korku filmi klasikleri ‘Elm Sokağı’nda Kabus’ ve ‘Çığlık’ın yönetmeni Wes Craven 76 yaşında beyin kanserinden hayatını kaybetti. Yakın zamana kadar televizyon ve sinema projeleri üzerinde çalışmaya ve yenilerini geliştirmeye devam eden Craven, korku filmlerine getirdiği yeni anlayışla sinema dünyasına izini bıraktı. Sinemaya kazandırdığı yeni ‘kötü karakter’ Freddy Krueger’la mizah ve kanı bir arada verebilen ‘slasher’ yönetmen olarak ismini tarihe yazdırdı.

“Mezun olduğumda belki de toplam 3 film görmüştüm, çünkü dini bir ortamdan geliyordum” diye anlatan Craven, Filmmaker.com’a verdiği röportajda New York’a taşınmasıyla Avrupa ’dan gelen filmleri izlemeye başladığını söylüyordu. Bergman ve Fellini gibi yönetmenlerin filmlerini izledikten ve hayal güçlerine hayran kaldıktan sonra film çekmeye karar verdiğini anlatıyor.

Felsefe ve yazarlık üstüne yaptığı yüksek lisanstan sonra, Craven’in ilk uzun metraj filmi kendi yazıp yönettiği, 2009 yılında ‘Soldaki Son Ev’ adıyla tekrar çekilen ‘Kanlı Tecavüz’ filmi oldu. İlk filmini, 2006’da tekrar çekilmiş olan ‘Tepenin Gözleri’ ve ‘Lanetli Kasaba’ takip etti.
Freddy Krueger’ın doğuşu

Craven, gişede çok başarı elde edememiş ilk filmlerinden ve 1982’de çektiği ‘Bataklık Canavarı’ndan sonra büyük bütçeli filmlere geçiş yaptı. İki yıl sonra kendi yazıp yönettiği ‘Elm Sokağı’nda Kabus’la büyük bir başarı yakaladı. ’13. Cuma’nın toplumda yarattığı korkudan sonra stüdyoların bile içinde kan bulunduran filmlere yanaşmadığı dönemde ‘Elm Sokağı’nda Kabus’ cesur ve Craven’ın adını duyuran bir filmdi.

1980’lerin korku filmlerinde ‘rüya gerçekliği’ tarzını başlatarak aynı zamanda Robert Leglund’un oynadığı lekeli cildi, sivri parmakları olan zalim ve ürkütücü Freddy Krueger gibi bir kült korku filmi karakterini de izleyiciyle tanıştırmıştı. Grotesk ve fantastik görüntülerle dolu olan ‘Elm Sokağı’nda Kabus’ Johnny Depp’in de ilk kez sinema izleyicisinin karşısına çıktığı filmdi.

Yeni yetenekleri keşfetmesiyle bilinen Craven aynı zamanda ‘Lanetli Kasaba’da Sharon Stone ve ‘Alacakaranlık Kuşağı’nın bir bölümünde Bruce Willis’e rol vererek o zaman adı bilinmeyen bu başarılı oyucuların ilk kez uzun metrajlı bir filmde oynamasını sağlamıştı.
“Freddy’yi durdurmanın tek yolu başka bir film yapmak”

1990’da film içinde film tekniğini kullandığı ‘Elm Sokağında Son Kabus’ta kendini oynayan Craven, “Freddy’yi durdurmanın tek yolu başka bir film yapmak” diyerek ‘Çığlık’ filmiyle yeni bir korku klasiğine imza atacağının ip ucunu vermişti. ‘Çığlık’ filmleriyle yeni nesil korku filmlerinin gidişatını belirleyerek 90’lar boyunca da ‘korkunun kralı’ ünvanını korudu. Dört ‘Çığlık’ filmini de yöneten Craven’ın ölmeden önce yönettiği son film de 2011’deki ‘Çığlık 4’ olmuştu.

Az bilinse de Craven zaman zaman korku türünün dışına çıkarak Meryl Streep’e en iyi kadın oyuncu Oscar adaylığı kazandıran dram filmi ’50 Cesur Kemancı’ gibi farklı işlere de imza attı. Ama gerilim filmi ‘Gece Uçuşu’ ve romantik komedi filmi ‘Paris, Seni Seviyorum’da yönettiği bir bölümde mekan olarak kullandığı Pere-Lachaise mezarlığının atmosferiyle kendi üslubundan çok da uzaklaşamadı.

Ölmeden önce MTV’nin çekeceği ‘Çığlık’ dizisi ve Toronto’da prömiyerini yapacak ‘The Girl in the Photographs’ filminin başyapımcılığını üstlenmişti. Sinema sektörüne katkısı henüz bitmemiş ve arkasında bıraktığı işlerle yeni nesile ilham kaynağı olmayı sürdürecek Craven’ı, meslektaşı ve ‘Testere’ filmlerinin yapımcısı Leigh Whannell şöyle anlatıyor: “Korku filmi hayranları Wes Craven’a gönülsüz bir şekilde veda ediyor. Benim neslime çok fazla anılar armağan etti: parmaklarımın arasından izlediğim filmler.”