Yönetmen ZacK Snyder İsa benzetmesi hep vardı

Yönetmen ZacK Snyder
İsa benzetmesi hep vardı
Yönetmen ZacK Snyder
İsa benzetmesi hep vardı

Galada gözler Amy Adams ın üzerindeydi.

Haber: KEITH KURMAN - kkurman@gmail.com / Arşivi

‘Man of Steel’ artık New York ’ta gösterime girdiğine göre, bu filmi yapmaya neyin sevk ettiğine bir bakış atabiliriz. Hollywood’da ‘çadır direği’ diye tabir edilen filmlerin herkesin aşina olduğu ve seriye çevrilen konuları vardır, stüdyolar da garanti gişe başarısı gözüyle baktıkları bu filmlerin yapım ve tanıtım sürecine büyük yatırım yapar.
Zamanla ‘çadır direği’ filmlerde, hikâyeler kadar her şeyi kotaran ekipler de belirleyici oldu. Bu süreçte yazarlar giderek daha fazla önem kazandı. Yapım tasarımları muazzam karmaşıklaştı. Geliştirmeden prodüksiyona, dijital efektlerden post prodüksiyona, süreçte binlerce kişi yer alıyor. Pazarlama, dağıtım, reklam derken, tüm bu işlerin altından kalkılması hayrete şayan. Sürecin herhangi bir aşamasında 225 milyon dolarlık yatırım durma noktasına gelebilir. Bu müthiş olduğu kadar da korkunç çalışma beraberinde büyük sorumluluk ve stres getiriyor.
Lakin Warner Brothers’ın yeni Süpermen uyarlaması olan ‘Man of Steel’in prodüksiyonu bir istisna gibi görünebilir. Yapımcı Charles Roven’ın halihazırda elinin altında gelişme aşamasında 25 proje var. “Bir sebepten prodüksiyonun durabileceğinden korktuğunuz bir noktaya geldiniz mi” diye sorduğumda, Roven, “Aslında tam tersi” diye yanıtladı.
Senaristler David Goyer ve Christopher Nolan’ın bu senaryo ile Batman-Kara Şövalye Yükseliyor filminin çalışmalarını eşzamanlı yürüttüğünü anlattı.
“Birdenbire senaryo teslim edilince, stüdyo ‘Ooo, bunu hemen yapmak istiyoruz’ havasına girdi’’ diyor Roven.
Niye beklemeleri gerektiğine dair savlar öne sürmeye çalışmışlar, ama stüdyo “Hayır, hayır, hayır, bunu hemen yapıyoruz” diye ısrar etmiş. “Biz de ekibi bir araya getirdik, neyse ki sonuç bu oldu” diyor Roven.
Oyuncu ve prodüksiyon ekibinin çoğu, böylesi tür filmleri açısından vazgeçilmez isimler. Russell Crowe, Amy Adams, Kevin Costner, Diane Lane ve Lawrence Fishburne gibi önemli kariyerleri olan görmüş geçirmiş oyuncular var.
Süpermen’in ezeli düşmanı General Zod’u canlandıran Michael Shannon ise, son dönemde HBO’nun destansı dizisi ‘Broadwalk Empire’da gergin, bastırılmış ajan Nelson Van Alden performansıyla öne çıkmıştı. Shannon, 40’tan fazla ödüllü filmde her dönüşümden geçebilen bir karakter oyuncusu olarak boy gösterdi. Bunlar arasında John Waters’ın yönettiği ‘Cecil B. Demented’ filminden Kristen Stewart ile birlikte rol aldığı ‘The Runaways’ ve Eminem ile ‘8 Mile’ filmlerine ve Cameron Crowe’un yönettiği ‘Vanilla Sky’a kadar birbirinden çok farklı projeler var.
Süpermen olarak döktüren Henry Cavill, ansızın ortaya çıkmış gibi gözükmesine rağmen son 10 yılda bir dizi filmde rol aldı ve Showtime’ın Jonathan Rhys Meyers’li müsrif dizisi ‘The Tudors’un önemli karakterlerinden Charles Brandon’ı canlandırdı.
Film temelde iki bölümden oluşuyor: Kal-el’in (Superman/Clark Kent) doğduğu gezegen Krypton’ın geçmişte kalan yıkım hikâyesi ve Clark Kent’in Superman’e dönüşme hikâyesi. İsa’ya atıf yapan ikonografinin aşırı kullanımını ise bir zayıflık olarak gördüm. Orijinal çizgi romandan yadigâr olarak, Superman’e Hz. İsa’nın yaşamıyla metaforik ilişkiler atfedildiği herkesin malumudur. Ancak bu kadar göze sokularak vurgulandığına daha önce tanık olmamıştım. Özellikle yönetmen Zack Snyder’ın bu konuda ne diyeceğini merak ediyordum. Belirtmek zorundayım ki, yanıtından tam tatmin olmadım.
“Superman ile İsa arasındaki ilişki bizim bu filmde icat ettiğimiz bir şey değil. Superman’in yaratılışından beri konuşulan bir şey. (…) Mitolojiden söz edip karakterin önemine ya da şu anın anlamına vurgu yapmak istediğinizde, insanların kolektif tecrübelerine atıf yapmak zorundasınız. Ne tüm fikirler illa birbirlerini dengelesin ne de bir fikir için diğer tüm fikirleri dışlansın derdinde değilim. Çizgi romanlarda yapıldığı gibi burada da tüm mitoloji kullanılıyor.”
David Goyer’in araya girip yönetmenin açıklamasına yardımcı olmaya çalışması, göndermelerin niye bu kadar açıktan açığa yapılması gerektiğini izah etmeye yetmedi.
“Superman mesihvari bir karakter, hem Eski Ahit hem Yeni Ahit, ama biz Gılgamış ve Beowulf’tan da yararlandık. Bunlar tanrılarla insanlar arasında arabuluculuk yapan klasik kahraman karakterler.”