Zaman içinde egoları devreden çıkardık

Zaman içinde egoları devreden çıkardık
Zaman içinde egoları devreden çıkardık
Rock grubu Seksendört, Hande Yener'le düeti 'Rüya'nın ardından yeni single'ı 'Faili Meçhul'ü Poll Production etiketiyle yayımladı. Grup, single için "İçimize sinen, mutlu eden bir iş oldu" diyor.
Haber: ESRA ÜLKAR / Arşivi

Neden albüm değil de bir single’la çıkmak istediniz?
Tuna Velibaşoğlu: Aradan geçen üç yılda çok fazla projede yer aldık. Orhan Gencebay’ın, Onur Akın’ın projelerinde yer aldık. Hande Yener ile ‘Rüya’ cover’ı yaptık. En önemli sebebi, ‘Akıyor Zaman ’ albümünde çok fazla klip çekmek isteyip de başaramadığımız şarkılar vardı. Artık o hataya düşmek istemedik. Video çok önemli çünkü bunu konserlerde görebiliyorduk. Üçte üç yapıp üçüne de video çektik. Artık 10 şarkılık bir albümü satmaya çalışmaktansa insanların sevdikleri şarkıları teker teker almaları ve bizim onlara video çekmemiz daha mantıklı geldi.
Bundan sonra albüm gelebilir mi?
Tuna: Kesin bir karar mıdır onu bilmiyoruz. Belki tek şarkı olarak ilerleriz belki yine bir üç şarkılık bir albüm yapabiliriz, belki de bir albüme de dönüşebilir bu yıl sonuna doğru... Kesin bir kararımız yok.
Seter Karadeniz: Biz albüm diye yola çıktık bundan bir sene öncesinde. Daha sonra üç şarkı yapalım, üçünü de klip çekelim dedik.  Belki araya başka bir proje girer.
İskender Paydaş ile çalıştınız bu projede...
Tuna: İstediğimiz sound biraz daha canlıya yakın, 70’lere selam gönderen, biraz daha folklorik öğeler taşıyan daha akustik ağırlıklı bir sound’tu. İskender ağabeyle de ben daha önce çalışma fırsatı bulmuştum. Hepimizin içine sinen bir çıktı.
Erdem Ocak: Her zaman çekincemiz vardı. Prodüktörle nasıl olur neler yapabiliriz falan gibi... Bir de Türkiye ’de sayılı prodüktör var gruplarla çalışabilecek. İşlerini takip ettiğimiz, değer verdiğimiz bir insandı. Tuna zaten şarkıların altyapılarını bitirmişti. Çok güzel dokunuşlar yaptı, gerçekten imzasını attı şarkılara...
Single’daki şarkılar sound olarak bir önceki albüme daha yakın. Bu böyle mi devam eder?
Tuna: İyi anlamda mı sordun kötü bir anlamda mı sordun, o önemli (Gülüyor).
Serter: Sence nasıl gitsin?
Ben K.G.B’nin sound’unu daha çok sevmiştim. 
Tuna: Sen bizi başından beri takip ediyorsun. Biz de bir arayış içerisindeyiz, bu biraz da bitmeyecek bir arayış. Bu bir tarzsızlık, bir yanlış seçim değil aslında bakarsan. Yaşımız ilerledikçe dinlediğimiz müzikler değiştikçe ve aslında kendimiz de dinginleşmeye başlayınca müziğimiz de dinginleşmeye başlıyor. Zaman içinde müziği öğrenmeye başlıyorsun. Biz şimdi önceki albümlere baktığımızda kademe kademe müziği öğrenmeye başladığımızı aslında daha fazla kurcalamadan egoları devreye sokmadan belki de müzisyenliği bir kenara bırakarak gruba ve şarkıya hizmet etmeyi öğrendik. Bizim hedeflediğimiz şey daha dinlenebilir bir şey yapmaktı. O yüzden bu albümle beraber bir adım daha yaklaştığımızı düşünüyoruz. Bizi belki en çok mutlu eden iş bu oldu. Kendi içimizde bir adım daha yaklaştık dedik. Bu single hepimizin içine sinen, mutlu eden bir iş çıktı ortaya.
Duduk, şivi gibi farklı enstrümanlar da kullanmışsınız.
Erdem: Tuna zaten ilk şarkıyı yaptığında o ezgileri duyuyorduk. ‘Aklımı Geri Ver’, duduk, trompet istiyordu. Ama daha çok bizim Doğu yöresinden ve Ermeni müziğine yakın bir şeyler duyuyordu. Çok değerli müzisyenler eşlik etti. Biz böyle şeylere açığız aslında...
2005’te ilk albüm çıktığından beri hiç eleman değişikliği yaşamadınız. Bu konuda nadir gruplardansınız?
Okan Özen
: Biz bir şekilde tartışmalarımızı öncesinden yapıp bir ortak nokta buluyoruz. Gerçekten bu dört kişi normal hayatta bir arada olacak insanlar değiller. Ama daha önce de bahsettiğimiz gibi bir beşincimiz var. Seksendört bir beşinci eleman gibi... Ayrı bir oluşum bizim için... Tartışmalarımızı baştan yapıyoruz. İllaki ortak bir nokta bulunuyor. Yaşlarımız da ilerledi artık bu zamana kadar ayrılmadıysak bu saatten sonra da çok zor.
Türk sanat müziği de söylüyorsunuz konserlerinizde... Bunu bir projeye dönüştürme gibi bir düşünceniz var mı?
Tuna: Artık aslında biraz değişiklik yaptık. Onlar ilk dönem hem seyirciyle etkileşimi daha arttırmak için hem de bir yol arayışında olduğumuz için bazı denemelerdi. Ama artık zaman içerisinde albümlerimiz ve şarkılarımız oturduğu için neredeyse yayımlanmamış cover’ları çalmıyoruz konserlerde. Bir de orkestrasyonda değişiklikler yaptık. Gruba bir klavyeci aldık. 
Kim geldi?
Tuna:
Günce Işık. Günce bizim akustik projelere dahil olmuştu. Çok güzel bir sinerji yakaladık. Artık sahnede daha dingin daha dinlenebilir bir sound ile çalıyoruz. Bestelerimize daha fazla ağırlık veriyoruz. Yayımlamadığımız projeler dışında hiçbir cover’ı çalmıyoruz neredeyse artık. Cover şarkı olarak Sezen Aksu’nun ‘Masum Değiliz’, Ünlü grubunun ‘Rüya’ ve Orhan Gencebay’ın ‘Dokunma’ şarkısını yapıyoruz.
Yurtdışında da çok sık konserler veriyorsunuz. Şu an kesinleşmiş konserleriniz var mı?
Okan: 19 Nisan’da Münih, 20 Nisan’da Köln’de bir müzik festivalindeydik. 3 Mayıs’ta garajistanbul, 17 Mayıs’ta Belçika, 1 Haziran’da Brüksel, 20 Haziran’da Stuttgart’tayız.
Sizin tanınmanızda sosyal medyanın katkısı büyüktü. Şu an internete gelen kısıtlamalar hakkında siz ne düşünüyorsunuz?
Serter:
YouTube’un yasaklanması müzik sektörü de içinde olmak üzere pek çok sektörü etkileyen bir şey. Sırf Youtube’un yasaklanmasından dolayı reklam çekmekten vazgeçen şirketler var. İnsanların bilgi alma haklarını, video izleme haklarını ellerinden almaları komik geliyor. Twitter açıldı, YouTube’unda en kısa sürede açılmasını umut ediyoruz.