scorecardresearch.com

Zaman Tamircisinin Dükkanı

Zaman Tamircisinin Dükkanı
14/02/2011 02:00
Tünel'e tam bir dakika 15 saniye kala, yolun sol tarafında tüm mütevazı ihtişamıyla uzanan Narmanlı Han'ın önünden geçerken, eğer şanslıysanız, dikkatsiz gözlerin fark edemeyeceği daracık bir giriş kapısından başlayan, yere ve duvara dizilmiş boy boy saatler göreceksiniz
Haber: Su Özdoğu / Arşivi

Saatler, sıra sıra dizilmişler, Narmanlı Han’ın içine doğru serilmişler, Narmanlı Han’ın altı basamağından çıkarak eni yaklaşık bir metre, boyu da olsa olsa bir buçuk metre olan, yarısı camla çevrelenmiş o minik dükkanın içine kadar doluşmuşlar.
İşte o saatleri takip ederseniz eğer, “Dünyanın en küçük saat tamircisi dükkanı”nın önünde olduğunuzu görürsünüz. Ben oraya “Zaman Tamircisinin Dükkanı” demek istiyorum. Ama lütfen, dükkan kelimesi sizi yanıltmasın. Dükkana ikinci bir kişi giremez. Yani dükkan istese de giremez. 

Saatiniz iyileşecek
Ama dükkanın içine baktığınızda şunları görürsünüz: sıra sıra dizilmiş milyonlarca saat kayışı, hiç evlenmemiş bir kadının ince ve solgun derili, rakamları okunmayan saatini, kalem piller, ilkokul beşe geçen o büyük kahverengi gözlü kıza annesinin doğumgününde aldığı, ortasında bir kaplumbağanın oturduğu bir saat, kalem pilden daha küçük piller, aldatılan bir sevgilinin hep aynı saatte duran kararmış altın bilezikli saati, hap gibi piller, sahibi öldü diye orda unutulmuş ve muhtemelen o dükkanı hiç terketmeyecek o kahverengi kalın kayışlı saat, çıplak gözle görülemeyecek minik vidalar, pili değişecek diye gelen ama bir daha hiç çalışmayacak bir saat, gözle görülebilen ama elle tutulamayan minik vidalar, birinin ilk saati, birinin son saati, birinin en mutlu saatleri, elle de tutulabilen vidalar, birkaçının ağladığı saatler, bazılarının seviştiği saatler, o vidaları yerine takmaya yarayan cımbızlar, çoğu kişinin sadece çalıştığı saatler, birazının hiç konuşmak istemediği saatler, yaklaşık dört düzine unutulmak istenen saat, yaklaşık sekiz düzine hatırlanmak istenen saat, milyonlarca uyku saati, kahkaha atılan saatler, sade Türk kahvesi içilen saatler, duşa girilen saatler, ayrılık saatleri, ihanet saatleri, kavuşulan saatler ve tüm bunların ortasında, o minik taburesine oturmuş, dizinin üzerine serdiği üzeri lekeli ama kirli olmayan örtüye sol elinin bileğini dayamış, avcunun içindeki saate dünyanın en küçük vidasını sokmaya çalışırken Rasim Amca’yı görürsünüz.
İşte ben o amcaya “Zaman Tamircisi” diyorum.
Rasim Amca, bembeyaz saçları, ne zaman gitsem üzerinde gördüğüm gri kırçıllı ceketi ve sakin gülümseyişiyle, “Buyurun, size nasıl yardımcı olabilirim?” der. Ben de her seferinde, bu kez beni kesin hatırlayacak ümidiyle gözlerinin içine bakarak, “Merhaba, nasılsınız efendim?” derim ve beklerim. Beni hiçbir seferinde tanımaz. Olsun. Bence ben onu tanıyorum. Bence o bir zaman tamircisi. Çok asil çünkü yaptığı işin önemine rağmen çok mütevazıdır ve asla kendisiyle ilgili konuşmaz. Hatta soru sormazsanız, muhtemelen hiç konuşmaz. Siz bozulan saatinizle yanına yaklaşırsınız, derdinizi anlatırsınız, saatinize şöyle bir bakar ve ne zaman alabileceğinizi söyler. Bu süre zarfı içinde Rasim Amca saatinizi alır, saatin içinde birikmiş ya da kaybolmuş tüm mutlulukları, üzüntüleri, kıskançlıkları, aşkların, öpücüklerin, yorgunlukların, ayrılıkların, bir zamanlar birilerinin içini delip geçen ya da hissettirmeden geçen zamanı yakalar, bir yere depolar, büker, uzatır, uçlarından alır, daraltır, durdurur, geri alır, ileri sarar, dondurur, serbest bırakır ve saatinizi size iade eder. Saatiniz iyileşmiştir artık. Bu bence yeni bir zamanın ve hayatın başlangıcıdır. Teşekkür eder Narmanlı Han’ın o daha önce orda olduğundan bile haberdar olmadığınız dar kapısından çıkar, akan hayata ve zamana karışırsınız.
Olur da bir gün, sizin de saatinizin akrep ve yelkovanı yerinden çıkar, saatleriniz birbirine karışmaya başlarsa, hani olur ya, siz de zamanda kaybolacak gibi olursanız, bir gün geçerken mutlaka uğrayın.
Adres: Zaman
Tamircisinin Dükkanı
Narmanlı Han No: 180
Tünel / İstanbul
İllustrasyon: Pelin Kırca

ETİKETLER:

Altın

,

İstanbul

,

haber

,

Tünel

http://www.radikal.com.tr/103989610398961

YORUMLAR
(1 Yorum Yapıldı)
Tüm Yorumları Gör

Elinize , kaleminize , yureğinize sağlık... - INCILAYHOREN

Sn Su Ozdogu , Oncelikle sizi cok kıskandığımı söylemeliyim:) Cunku babamı benden başka kimsenin bu kadar güzel anlatabilecegini düşünmezdim... Cok ama cook guzel yazmışşınız. Ailecek size cok tesekkur ediyoruz . Elinize , kaleminize , yureğinize sağlık. Zaman Tamircisinin kızı