Zamane erkekleri

Daha dün, alternatifsizlikten yakınan erkekler, artık içlerindeki alışveriş canavarını kolaylıkla doyurabiliyorlar.
Haber: MELİS ÇELEBİ / Arşivi

Daha dün, alternatifsizlikten yakınan erkekler, artık içlerindeki alışveriş canavarını kolaylıkla doyurabiliyorlar. Tabii bu, böyle bir canavarı olanlar için geçerli. Erkeklerin genlerinde alışverişin olmadığı iddiası boş sayılmaz. Yadsınamayacak kadar çok erkek alışverişten anlamıyor veya hoşlanmıyor. Bunlar kendilerini 'Beni baştan yarat' misali evlenmeden önce annelerinin, evlendiklerinde karılarının, ihtiyarladıklarında ise gönül ferahlığıyla kızlarının ellerine bırakırlar. Genelde resmi giysilerde yönlendirilmeye şiddetli bir ihtiyaç duysalar da, çorap alışverişinde üstlerine yoktur.
Marks & Spencer, bu erkekleri baz alarak,
'Mavi Liman' adlı koleksiyonunu piyasaya sürüyor. Gizliden gizliye hâlâ annelerinin onları giydirdiği hayalini kuranları saptamak
zor sayılmaz. Üstlerinde ya 10 yıllık, iki beden küçük bir takım elbise ya da kolej yıllarından kalma bir 'parti' gömleği gördükleriniz, yüzde doksan bu gruba dahil. İşte Travis ve Coldplay gruplarını popüler edenler de onlar. Bir de takım elbiseyi tişörtle giyenler var ki, peşine takıldıkları 'trendy'lik bazen fazla kaçabiliyor. Modayla flörtleri sonucunda ortaya çıkan bu 'Tom Fordvari' görüntüleri, bazen çizgiyi aşmalarına sebep olabilir.
Kış trendleri
Erkekler oldum olası askeri tarzda giysilerden haz almışlardır. Kim bilir belki bu genlerindeki savaşma duygusunu canlandırıyor, onlara kahraman olduklarını hatırlatıyordur. 11 Eylül'e rağmen, bu kış da etrafımızda bol miktarda asker renkler ve militer çizgiler görüyoruz.
Tüvit kuşkusuz yılın dokusu. Rahat kesimli tüvit paltolar, sokağa çıkarken giydiğiniz cinsten çok, evdeki bornozunuzu andırıyor. Yohji Yamamato, Fendi, Paul Smith, Cerrutti gibi birçok tasarımcı tüvitten vazgeçmemiş.
Dar zamanlarda insanların her zamankinden daha çok siyah giydikleri söyleniyor. Sezonun hit rengi olmasına şaşmamalı. Yüzyıllarca dinin, politikanın, zenginliğin, statünün ve askeri rejimlerin rengi olmuş. Ölümü söylemeye gerek bile yok. Dior, YSL, Prada, Calvin Klein, Jil Sander ve Armani gibi markalar, siyahı baş tacı ediyor. Erkeklerde de bir bohemliktir gidiyor. Rock'n'roll'un süperstarlarını anımsatan giysiler etrafı sardı. Tom Ford'un esinlendiği John Lennon'ın dışında, Paul McCartney, Kurt Cobain ve Lenny Kravitz, bu tarzın bileşimini oluşturuyor. Koyun derisi, süet kabanlar, kalın yün kazaklar ve jean'in her türlüsü ile erkekler 'boho'luğun hakkını verebilirler. Eminönü'nde bulunan 'Gazi'nin Yeri'ndeki süet kaban alternatifleri gibisi herhalde İstanbul'da bir yerde daha yok. Fiyata gelince, artık sizin pazarlık yeteneğinize kalmış.
Her erkek biraz Sinatra
70'lerin 'swing' akımı, dikkatleri Frank Sinatra'nın tarzına çekti. Sadece Sinatra'nın değil, aynı zamanda Dean Martin ve Sammy Davis Jr.'ın da. Robbie Williams janti takım elbisesi, parlak kösele ayakkabıları ve 'cool' şapkaları ile tarzın dünyaya açılan kapısı oldu. Damat Tween, Cacharel, Ermenegildo Zegna ve Sarar gibi markalar Sinatra'nın gardırobundan ürünler sunuyor. Resmi imajının yanında, Sinatra akımı 50'lerin günlük giysilerini de geri getiriyor. Retro desenli alternatifleri TopMan'den Hugo Boss'a her yerde bulmak mümkün. İlkbaharla beraber Sinatra, rolünü esas kahraman Humphrey Bogart'a kaptıracak. Beyaz takım elbisenizi kalın bir kravat, beyaz gömlek ve snob bir tavırla ister David Beckham tarzı, ister Tom Ford'un YSL için tasarladığı gibi beyaz smokin ceketi, siyah pantolon, siyah atkı ve siyah deri eldivenler
şeklinde giyin. Yeter ki giyin.
Bay 'stil'
Onlara ister 'cool' deyin, isterse 'hot'. Onları esas tanımlayan sözcük 'stil'. Sokak kültürünün havasını solumuş bu genç erkek modeli, İstanbul'u çoktan kasıp kavurdu. Sokak kültürü derken bu daha çok Londra, Amsterdam, Belçika ve New York sokakları demek oluyor. İstanbul, özellikle de Beyoğlu potasından geçtiğinde, az da olsa özgün bir şekil alıyor. Bunların kimi
İstiklal Caddesi'ndeki pasajların içindeki ikinci el dükkânlardan alışveriş etmeyi tercih ederken, diğer bir kısmı da Levi's Red Tab, Diesel, Miss Sixty, Adidas'ın yenilikleri peşinde koşuyor. Onlar renkten kaçmıyor, aksine yeşilller ve kırmızılarla canlanıyor. Onları 'Bay Stil' yapan, ne giydiklerinden çok, nasıl giydikleri. Geceden kalmış gibi saçları, günde en az yirmi dakikaya, iki avuç saç köpüğüne, saç spreyi ve ileride kel kalmasına önayak olan briyantine mal oluyor. Bunların yanında yine de kıyafetlerindeki kullanılmışlığı görmezden gelmek mümkün değil.
Artık bu 'eski ve 'kirli' temasını, birçok tasarımcı soluyor ve kullanılmışlığın hissedildiği koleksiyonlar hazırlıyor. Bu anlamda da sokak kültürünün gitgide daha fazla dünyayı etkisi altına aldığını görüyoruz. Will Smith'in, Robbie'nin ya da Liam'ın moda anlayışlarını Liverpool futbol kulübüne borçlu olduklarını düşünmek size komik gelebilir ama her birinin Sergio Tacchini imzalı tişörtler giydiği görüldü.



Ve Tanrı erkeği yarattı
80'lerde ve 90'ların başında 'yeni erkek' imajı dünyayı etkisi altına aldı. Önemseyen, ağlayabilen ve kadınsı bir havada olmadan kozmetik kullanan bu erkek, Calvin Klein'ın Eternity, Yves Saint Laurent'ın Kouros parfümlerinin, Jockey külotlarının reklamlarında, Mothercare kataloğunun kapağında, GQ, Arena, For Him ve The Face gibi dergilerde karşımıza çıkıyordu. Onun için ayna, daha büyük önem taşıyordu. Nasıl olmuştu da erkekler böyle narsisistleşmişlerdi? Nedenlerden biri, kuşkusuz o güne dek tabuların, yıkılmaya başlamasıydı. Diğeri ise, feminen bir bakışa yol açılmasıydı. Her erkek dünyaya kadının penceresinden bakmanın nasıl bir şey olduğunu merak eder. İşte bu iyi bir fırsattı.
Dönemin Levi's reklamları da erkeğin konumu hakkında ilginç ipuçları veriyor. Çoğunlukla Levi's giyen erkek, kendisini izleyen kadının farkında bile değildir. Kadın duyduğu şiddetli arzudan tamamen kendisi sorumludur. Kadın ağzının suyu akarak bakadursun, erkek her ne yapıyorduysa yapmaya devam eder. Aynen birçok kadının yaptığı gibi, onlar da dergilerin sayfalarında, olmak istedikleri bir sürü erkekle karşılaşıp onları final çizgisine taşıyacak olan yüzlerce ürüne göz gezdiriyorlardı.