Zekeriyaköy, 'sanatçı köyü' olma yolunda...

Zekeriyaköy, 'sanatçı köyü' olma yolunda...
Zekeriyaköy, 'sanatçı köyü' olma yolunda...
Zekeriyaköy Sanat Grubu adıyla toplanan tasarımcı ve ressamlar alternatif bir sanat çevresi oluşturdu. Son sergi 'Sanatsal Şeyler' 31 Aralık'a kadar görülebilir.
Haber: MÜGE AKGÜN - muge.akgun@radikal.com.tr / Arşivi

Zekeriyaköy, İstanbul ’un çevresinde son 10-15 yıldır kurulan alternatif yerleşim yerlerinden. Ancak burası kaçış noktası diye doğan ve sonra birden uydu kente dönüşen benzerlerinden çok farklı. Henüz kimliklerini yitirmemişler. Hayat henüz çok sakin ve dingin...
Zekeriyaköy’de yaşayan Emin Turan, Filiz Vural, Seray Vural, Digna van Houte, Mine Sarper, Ender Baloğlu, Rezzan Özger, Nesteren Davutoğlu, Feride Bayraktar, Sevgi Karay, Serap Alıcıoğlu Akışık, Sirkka Lassila Çakır, Esra Dündaralp, Elizabeth Brandt, Süheyla Cezayirli, Melahat Yağcı, Banu Sandal, Semra Tolunay, Füsun Güzelöz, Özlen Ayata, Selma Yüce, Elhan Gülçur ve Ayşe Türker gibi isimler bir araya gelerek bir sanat grubu kurmuşlar.
Amaçları burasını bir sanatçı köyü yapmak. Yılda birkaç kez sergi açıyorlar. Bu yılki ‘Sanatsal Şeyler’ başlığını verdikleri çalışmalarını 31 Aralık’a dek Zekeriyaköy Robert’s Coffee’de sergiliyorlar. Yeni yıl için sevdiklerinizi ya da kendinizi şımartmak, özgün bir armağan almak istiyorsanız yolunuzu Zekeriyaköy’e düşürün...
Ekibe sonradan katıldığı halde reklamcılığın verdiği alışkanlıkla yaptığı işi hobinin ötesine taşıyan Nesteren Davutoğlu ile on bin objeyle neredeyse bir müze olan evinde buluştuk.
Sanata ne zaman ilgi duymaya başladınız? 
Nesteren Davutoğlu: 35 yıl reklamcılık yaptım. Öyle bir ki sanatın eteklerine tutunmak zorunda, kendini en etkili bir biçimde ifade etmek için. Kimi zaman ödünç alıyor, kimi zaman esinleniyor farklı disiplinlerden. Günde 14 saat çalışınca kendime bir cep açmak istedim ve Balkan Naci İslimyeli’nin atölyesinde çalışmaya başladım. Üç yıl kendimi o saatlerde çok iyi hissettim. Sonra da Zekeriyaköy’de bir yılbaşı etkinliği gördüm. Oturduğum yerde böyle bir sanat etkinliği olması çok hoşuma gitti. Hemen kendimi tanıttım ve onlar da beni kabul ettiler, grubun bir parçası oldum.
İçimizde profesyonel olanlar da var. Ama en çok bugüne dek hiçbir şey üretmediği halde bir atölyede bir sürecin içine giren, yaratıcılığını keşfedenlere çok saygı duyuyorum.
Daha çok üç boyutlu kolajlar, düzenlemeler görüyorum işleriniz arasında. Resim de yapar mısınız? 
Aslında iyi de resim yaparım ama malzemeler beni çok çekiyor. Her türlü malzemeyi yeniden değerlendirmek, onlardan yeni bir şeyler yaratmaktan kendimi alamıyorum. Oturup efendi gibi bir resim yapmaya fırsatım olmuyor.

Mozaik, seramik, keçe...

Deppo Mozaik: Süheyla Cezayirli, Mine Sarper, Esra Dündar ve Füsun Güzelöz çocuklarının okulundaki mozaik atölyesinde tanışmışlar, kurslara gitmişler. Şimdi ortaklaşa kurdukları bir mozaik atölyesinde çalışmalarını sürdürüyorlar.
Serap Alıcıoğlu Akışık: 15 yıl metalurji mühendisliği yaptıktan sonra seramik çalışmaya başlamış. Şimdi hem Tarabya’da hem de Zekeriyaköy’de birer atölyesi var. Kalıp ve döküm kullanmadan kişiye özel üretim yapıyor, kurslar veriyor. Feride Bayraktar: Marmara Üniversitesi’nde grafik okumuş, bir dönem mesleğini yapmış. Şimdi ev atölyesinde tellerle ve keçeden heykeller yapıyor, porselen objeler, takı tasarlıyor. Birçok karma sergiye katılmış. Bonn Frau Museum’un koleksiyonunda bir keçe eseri var.