Cumhurbaşkanı Erdoğan Iğdır'da

Cumhurbaşkanı Erdoğan Iğdır'da
Cumhurbaşkanı Erdoğan Iğdır'da
-Erdoğan: (2) -"Diyanet İşleri Başkanlığı makamına 320 bin liralık Mercedes'i layık görmeyenlerin, affedersiniz çocuklarının altında yarış arabaları var. Kendileri Mercedes, Audi'ye biniyor. Diyanet İşleri Başkanımız bizim, bu coğrafyanın aynı zamanda Diyanet İşleri Başkanıdır. Bu makama her şey layık" -"Böyle şeylerle uğraşılır mı? Bunlar eski Türkiye'nin siyaset anlayışıdır. Artık biz eski Türkiye'de yaşamıyoruz. Yeni Türkiye'de durum farklı. Ama bunlar bunu henüz anlamış değiller. Fakat anlayacaklar" -"Bunların dağa kaçırdıkları yavrular, gençler var. Bunlara orada hangi dini eğitimi veriyorlar biliyorsunuz değil mi? Zerdüştlük. Bunların, dağdakilerin zaten İslam'la alakası yok. Benim Kürt kardeşlerimin bunu bilmesi lazım" -"Daha dün sırf 'Kürtçe türkü okuyacağım' dediği için Ahmet Kaya'yı lince tabi tutanlar, bugün birden bire eş başkan sevdalısı oldular"

IĞDIR (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan , "Diyanet İşleri Başkanlığı makamına 320 bin liralık Mercedes'i layık görmeyenlerin, affedersiniz çocuklarının altında yarış arabaları var. Kendileri Mercedes, Audi'ye biniyor. Diyanet İşleri Başkanımız bizim, bu coğrafyanın aynı zamanda Diyanet İşleri Başkanıdır. Bu makama her şey layık" dedi. 

Erdoğan, Belediye Meydanı'nda halka hitap etti. 

İnançlı, dindar Kürt vatandaşların, "Taksim bizim kabemizdir" diyenlere hiçbir zaman destek olmayacağını belirten Erdoğan, "Bir zamanlar CHP 'liler hangi zihniyeti bu noktada konuşturuyordu? 'Kabe Arap'ın olsun, bize Çankaya yeter' diyorlardı. Birbirlerinden farkları yok. Al birini, vur ötekine. Aynı. Ama bizim Kabemiz Mekke. Orada" diye konuştu. 

İnançlı, dindar Kürt vatandaşlara seslendiğini bildiren Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bunların dağa kaçırdıkları yavrular, gençler var. Bunlara orada hangi dini eğitimi veriyorlar biliyorsunuz değil mi? Zerdüştlük. Zerdüştlük eğitimini veriyorlar. Nerede? Dağlarda veriyorlar. Bunların, dağdakilerin zaten İslam'la alakası yok. Benim Kürt kardeşlerimin bunu bilmesi lazım. Ateizm, Marksizm bunların çıkış yolu. Böyle bir noktanın içindeler. Ve inanıyorum ki ülkemde benim dindar Kürt kardeşlerim bu oyunu bozacak. Çünkü 'Biz Diyaneti kaldıracağız' diyor. Diyanet İşleri Başkanlığından ben bir Kürtçe mealli Kur'an-ı Kerim aldırdım, meydanlarda onu gösterdim. 'Bundan bir tane yaptırdılar' diyorlar. Kim diyor bunu? Eş başkanı. Bunun istismarını yapıyor. Hemen ertesi gün Diyanet İşleri Başkanlığı depoları gösterdi. 10 bin Kürtçe mealli Kur'an-ı Kerim bastırmışlardı. Ve bunu Doğu Anadolu'ya, Güneydoğu Anadolu'ya gönderdiler."

-"Dinimizin temsil makamında olan bir zata bu tür eleştiriler yapılmaz"

Erdoğan, bununla yetinmeyerek, Diyanet İşleri Başkanının kullandığı makam aracının değeri üzerinden tartışma yaratılmaya çalışıldığını aktararak, "Soruşturdum, dedim ki sorun bir Diyanet İşleri Başkanlığımıza kaç para? Dediler ki '320 bin, 330 bin lira.' Böyle bir Mercedes" dedi. 

"Diyanet İşleri Başkanlığı makamına 320 bin liralık Mercedes'i layık görmeyenlerin, affedersiniz çocuklarının altında yarış arabaları var" diyen Erdoğan, şunları ifade etti: 

"Kendileri Mercedes, Audi'ye biniyor. Diyanet İşleri Başkanımız bizim, bu coğrafyanın aynı zamanda Diyanet İşleri Başkanıdır. Bu makama her şey layık. Bakın şu anda Vatikan, Papa, Alitalia Havayollarının tahsis ettiği uçakla seyahat eder. Tarifeli uçakla değil. Bizim Diyanet İşleri Başkanımız niye buna layık olmasın. Ben de kullandığım zırhlı Mercedes'lerden bir tanesini Diyanet İşleri Başkanımıza tahsis ettim. Aynı zamanda uçak havuzumuzdan da, Başbakanımızla da bunu görüşeceğiz, bir tane herhangi bir yurtdışı seyahat yapacağı zaman Diyanet İşleri Başkanımız da o uçaklardan istifade edebilecek. Çünkü bizim dinimizin şu anda temsil makamında olan bir zata kalkıp da bu tür eleştiriler yapılmaz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli 'nin de "Ya istifa et ya da o Mercedes'i iade et" dediğini bildirdi. Erdoğan, "Beyefendinin eseri antika, eski araçlar kullanırmış. İnanın şu anda o araçları bu fiyata alamazsın. Sanki mensuplarının arasında Mercedes'e binen hiç yok" ifadesini kullandı. 

Bu tür tartışmaların yersiz olduğuna işaret eden Erdoğan, "Böyle şeylerle uğraşılır mı? Bunlar eski Türkiye'nin siyaset anlayışıdır. Artık biz eski Türkiye'de yaşamıyoruz. Yeni Türkiye'de durum farklı. Ama bunlar bunu henüz anlamış değiller. Fakat anlayacaklar" dedi.    

-"Müslüman bir sokulduğu delikten bir daha sokulmaz"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun imam hatip liselerinin orta kısmını kapatacaklarını söylediğini, ancak Kayseri'ye yaptığı ziyarette ise "Ben böyle bir şey söylemedim" dediğine işaret eden Erdoğan, şunları ifade etti:

"Seçim beyannamende var. 1+8+4, ne demek bu? Orta kısmın kapatılması demek. Müslüman bir sokulduğu delikten bir daha sokulmaz. Sen bu oyunu kime oynuyorsun? Ben imam hatip mezunuyum. Benim dört çocuğumun dördü de imam hatip mezunu. Ben memnunum. Hamdolsun. Ama ne yaptılar? Orta kısımını kapattılar. Ne oldu? 600 binden öğrenci sayısı 60 bine düştü. Ve bu dönemde biz hamdolsun, yeniden orta kısımları açtık. Katsayı vardı kaldırdık. Şimdi öğrenci sayısı nereye çıktı? 1 milyona çıktı. İşte bunları rahatsız eden bu. Şimdi her üniversiteye girebiliyor musunuz? Başörtü sorunu var mı? İşte Danıştay yeni bir karar daha aldı. Ne dedi? 'Düz liselerde de başörtü örtülebilir.' Bakın bugün HSYK'nın bir haberini okudum. Ne dedi HSYK? 'Artık yargıda da başörtü kullanılmasına mani bir hal yoktur.' Türkiye değişiyor, dönüşüyor. Hak yerini buluyor.

Daha dün sırf 'Kürtçe türkü okuyacağım' dediği için Ahmet Kaya'yı lince tabi tutanlar, bugün birden bire eş başkan sevdalısı oldular. Avrupa Parlamentosu'nda Ermeni iddialarına destek için bir saygı duruşu yapılıyor, CHP ve HDP'li milletvekilleri orada ayağa kalkıp buna destek veriyor. Ermeni iddialarına destek vermek, benim Iğdır'daki Kürt kardeşlerime de Azeri kardeşlerime de en büyük hakarettir."

-"Yol arkadaşlıklarını maşallah bayağı ilerlettiler"

Erdoğan, İç Güvenlik Paketi'nin TBMM'deki görüşmelerine de değindi. Erdoğan, "Bunların arasında durumu en vahim olan, milliyetçi parti iddiasındaki konum. İç Güvenlik Paketinin görüşmeleri sırasında bölücü örgütün partisiyle bu parti, yanlarına ana muhalefeti de alarak Meclis'i eylem alanına çevirmişlerdi. Vandalların, esnafın dükkanını yakıp yıkanların, sokak eşkıyalarının haklarını savunmak için her türlü yola başvurdular. O zaman ki yol arkadaşlıklarını maşallah bayağı ilerlettiler. Şimdi var güçleriyle bölücü örgütün partisinin barajı aşması için çaba sarf ediyorlar" diye konuştu.

HDP'nin barajı geçememesi halinde erken seçim olacağı, kaos çıkacağı yönündeki açıklamalara da dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti:

"Sen zaten bu millet 5 yıllığına iktidar görevi verdiğinde ne yaptın? 3,5 yıl kaldın, bırakıp gittin. Kendin gittin. 5 yıl yönetemedin. Bu MHP değil mi bizi IMF'ye borçlu kılan? O iktidarın ortağı. 23,5 milyar dolar borçla bize devrettiler hükümeti."      

(Sürecek)