"Hz. Peygamber ve Birlikte Yaşama Ahlakı Konferansı"

"Hz. Peygamber ve Birlikte Yaşama Ahlakı Konferansı"
"Hz. Peygamber ve Birlikte Yaşama Ahlakı Konferansı"
- Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Yılmaz: - "Birlikte yaşamanın temel ögesi, merhamettir, sevgidir ve samimiyettir. Hz. Muhammed de bunu öğretmiş ve farklı din mensuplarına karşı, kendi ümmetine gösterdiği müsamahayı göstermiştir"

IĞDIR (AA) - Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Hasan Kamil Yılmaz, Hz. Muhammed'in farklı din mensuplarının birlikte, huzur içinde yaşamasını sağladığını, diğer dini gruplara kendi ümmetine olduğu gibi müsamaha gösterdiğini söyledi. 

Yılmaz, Iğdır Müftülüğünce Kutlu Doğum Haftası kapsamında düzenlenen "Hz. Peygamber ve Birlikte Yaşama Ahlakı Konferansı"nda, bu yılki etkinliklerde dini grupların birlikte, huzur içinde yaşamasının önemini anlattıklarını kaydetti.

Yılmaz, Hz. Muhammed'in birlikte yaşama örneklerini en iyi şekilde ortaya koyduğunu dile getirdi. 

Hz. Peygamber, Medine'ye geldiği dönemde farklı dinlere mensup insanların burada yaşadığını belirten Yılmaz, "Bu topraklarda farklı din mensuplarıyla yaşanacağı için Medine Vesikası hazırlanıyor. Bugünün modern dünyasında öne çıkarılan temel değerler buraya konuluyor. Medine Vesikası'nda öyle maddeler var ki bugünün devletlerinin ve hatta Birleşmiş Milletlerin henüz algılayabildiği konular vardır" dedi. 

Medine Vesikası'nda mal ve can güvenliği konusunun da bulunduğuna işaret eden Yılmaz, tüm dini grupların can ve mal güvenliğinin teminat kapsamına alındığını vurguladı.

Yılmaz, "Savaş hali dışında kimsenin canına kastedilmemesi gerektiği vurgulanmıştır" diyerek, "Din ve ibadet özgürlüğü sağlanmıştır. Yahudiler, Hristiyan ve Müslümanlar, kendi dinlerine göre ibadet etme özgürlüğüne sahip olmuştur" ifadesini kullandı. 

- "Peygamberimiz, Hristiyanlara kendi mescidini açmıştır"

Yılmaz, Hz. Muhammed'in farklı dinlere mensup insanlara da hoşgörü ve merhametle yaklaştığını kaydetti. 

Medine Vesikası'nda suç ve suçlunun nasıl yargılanacağının belirlendiğine dikkati çeken Yılmaz, "Suçlunun mutlaka cezasını çekmesi gerektiği teminat altına alınmıştır. Suçun şahsiliği de belirtilmiştir yani ceza, suçu işleyene verilmiştir. Bu konu 20. yüzyılda ilke haline gelmiş ama Medine Vesikası, binlerce yıl öncesinde bu maddeye yer vermiştir" diye konuştu. 

Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı:

"Yahudiler ve Müslümanlar, kendi kitaplarına göre yargılanmıştır. Bu, çok önemli bir konudur. Hz. Muhammed, Medine Vesikası ile yaşamanın örneklerini göstermiştir. Herkese rahmet ve merhametle muamele etmiştir. Birlikte yaşamanın temel ögesi, merhamettir, sevgidir ve samimiyettir. Hz. Muhammed de bunu öğretmiş ve farklı din mensuplarına karşı, kendi ümmetine gösterdiği müsamahayı göstermiştir. Peygamberimiz, yanına gelen ve ibadet yapmak için yer isteyen Hristiyanlara kendi mescidini gösteriyor. Bir Peygamber ki kendi mabedinde başka dinin ayin yapmalarına izin veriyor. Bundan daha büyük birlikte yaşama örneği ve hoşgörü olabilir mi?"