Down sendorumlu çocuğun "koruyucu meleği" oldu

Down sendorumlu çocuğun "koruyucu meleği" oldu
Down sendorumlu çocuğun "koruyucu meleği" oldu
- Down sendromlu kızını kanserden kaybeden Mümine Altındaş, 3 yıl önce yuvada kalan ve kızına çok benzediğini söylediği down sendromlu Gizem'in "koruyucu anneliğini" üstlendi - Mümine Altındaş: "Gizem benim için ikinci bir hayat şansı oldu"

ISPARTA (AA) - MURAT YOLCU - Isparta'da yaşayan 45 yaşındaki Mümine Altındaş, down sendromlu kızı Ceren'i kanserden kaybetmesinin ardından, yuvada kalan ve yine down sendromlu olan 3 yaşındaki bir çocuğun "koruyucu anneliğini" üstlendi.

Mümine Altındaş, 1990'da dünyaya getirdiği ilk çocuğu Ceren'in bir süre sonra down sendromlu olduğunu öğrendi. Ceren'in diğer bireyler gibi yaşayabilmesi amacıyla büyük bir mücadelenin içine giren Altındaş, kızını rehabilitasyon merkezi ve engelliler için oluşturulan meslek okullarına götürmeye başladı. Evde de kızına okuma yazma ve matematik dersi veren Altındaş'ın çabasıyla, Ceren kısa sürede okuma yazmayı öğrenmeyi başardı.

Bir dönem Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğünde staj da yapan Ceren'in başarısı, anne Altındaş'ı kızının normal bir birey gibi hayatını sürdürebilmesi konusunda umutlandırdı. Fakat Mümine Altındaş'ın mutluluğu, kızının kemik kanseri olduğunu öğrenmesiyle hüzne dönüştü.

Yıllarca gelişimi için çaba gösterdiği kızının kansere yakalanmasıyla büyük üzüntü yaşayan Altındaş, bu kez Ceren'in tedavisi için hastanelere gitmeye başladı. Isparta ve Ankara 'daki hastanelerde 3 yıl süren tedaviden sonuç alınamadı ve Ceren 20011'de, henüz 21 yaşındayken yaşamını yitirdi. 

Kızının ölümünün ardından psikolojik olarak zor günler geçiren Altındaş, her gün Ceren'in mezarını ziyaret ederek teselli bulmaya çalıştı.

Bu sıralarda yıllarca kızının öğretmenliğini yapan Sosyal Hizmetler Uzmanı Ümmü Altınkaynak, telefonla aradığı Mümine Altındaş'a, Ceren gibi down sendromlu olan ve yuvada kalan 3 yaşındaki Gizem'e "koruyucu annelik" yapmasını önerdi. 

Çocuk yuvasına giden Altındaş, kızına çok benzettiği Gizem'e koruyucu annelik yapmaya karar verdi. Altındaş, prosedürlerin tamamlanmasının ardından 2012 yılında Gizem'i yanına alarak evdeki diğer iki "kardeşinin" yanına getirdi ve yıllarca Ceren'e gösterdiği hassasiyeti göstermeye başladı.

Gizem'e ders çalıştıran, onunla oyunlar oynayan, saçlarını tarayan Altındaş, eşi Eyüp, çocukları Feyza ve Eyüphan ile birlikte mutlu bir yaşam sürüyor. 

- "Gizem ikinci bir hayat şansı" 

Altındaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Gizem'in koruyucu anneliğini üstlenmesinin, kendisi için bir dönüm noktası olduğunu söyledi.

"Hani ikinci kez insana hayat şansı verilir ya, işte Gizem de benim için ikinci bir hayat şansı oldu" diyen Altındaş, "Ben onunla tekrar dirildim. Biri için bir şeyler yapabiliyorum. Ailem için de çok iyi oldu. Kızım Feyza onu çok seviyor. Gizem hastalandığı zaman panik yaşıyorum. Ceren'in hastalık dönemini geçirdiğim için endişeleniyorum. Gizem'in üzerine titriyorum" ifadesini kullandı. 

Koruyucu annelik yapmak için insanın içinde, Allah'ın verdiği çok özel bir sevgi olması gerektiğini dile getiren Altındaş, Ceren'le yapamadıklarını şimdi Gizem'le yapmak istediğini kaydetti.


    ETİKETLER:

    Ankara

    ,

    Isparta

    ,

    hayat

    ,

    Çocuk

    ,

    Aile

    ,

    Yaşam

    ,

    Matematik

    ,

    zaman

    ,

    sosyal

    ,

    ders