Engelli bebeğin "koruyucu meleği" oldu

Engelli bebeğin "koruyucu meleği" oldu
Engelli bebeğin "koruyucu meleği" oldu
- Isparta'da yaşayan 4 çocuk annesi Ayşe Kirez, zihinsel ve bedensel engelli 3 yaşındaki Alya'ya 2 yıldır koruyucu ailelik yapıyor - Başlangıçta elleri, kolları ve vücudunun herhangi bir yerini hareket ettiremeyen ve konuşmayan Alya, koruyucu aile desteğiyle artık gülüp el sallayabiliyor, "anne" diyor - Anne ve babası da engelli olan Ayşe Kirez: - "Çalıştığım için 'evlatlarıma bakamadım' diyebilirim. Çocuklarıma bazen bakıcılar, bazen de komşular baktı ama 4 çocuğuma veremediğimi ben Alya'ya veriyorum. Bu, benim canım, ciğerim, her şeyim"

ISPARTA (AA) - MURAT YOLCU - Isparta'da yaşayan 4 çocuk annesi Ayşe Kirez, zihinsel ve bedensel engelli 3 yaşındaki Alya'nın "koruyucu meleği" oldu.

Isparta'da 7 aylıkken doğan Alya bebek, doğum sırasında beyne oksijen gitmemesi sonucu zihinsel ve bedensel engelli olarak dünyaya gözlerini açtı. Bir süre kuvözde yaşam mücadelesi veren Alya bebek, buradaki tedavinin ardından ailesinin, bakım sorumluluğunu yerine getiremeyeceğini söylemesi üzerine Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü bünyesindeki yuvaya alındı. 

Bu süre zarfında ellerini, kollarını ve ayaklarını hareket ettiremeyen ve konuşmayan Alya bebeğin kaderi, 45 yaşındaki Ayşe Kirez'in kızı ile Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğüne gelmesiyle değişti. 

Evli olan kızının da koruyucu ailelik yapması nedeniyle sık sık çocukların kaldığı yuvaları görme fırsatı bulan Kirez'de zamanla koruyucu annelik yapma fikri oluştu. Bir süre düşündükten sonra koruyucu aile olmaya karar veren ve bu kararını eşi ve çocuklarına açan Kirez, olumlu yanıtın ardından müdürlük yetkililerine başvurdu.

Kirez, yetkililerin "engelli bir bebeğe koruyucu ailelik yapmak ister misiniz?" sorusuna hiç düşünmeden "evet" yanıtını verdi. Yapılan incelemenin ardından Kirez, koruyucu aile oldu.

Alya'yı kendi çocuklarından ayırmayan, hatta ona engeli dolayısıyla kendi çocuklarından daha çok özen gösteren Kirez, Alya'nın konuşabilmesi ve yaşadığı dezavantajı en aza indirmek için haftanın 3 günü rehabilitasyon merkezine gitmeye karar verdi. 

Gerçekleştirilen tedavi ve Kirez ile çocuklarının ilgisiyle 2 yıl önce hareket dahi edemeyen Alya, şimdi gülebiliyor, el sallayabiliyor ve "anne" diyor.

Günü Alya ile geçiren Kirez, zamanında çalıştığı için çocuklarına göstermediği ilgiyi Alya'nın sağlığına kavuşması için gösteriyor. 

- "Annem görme, babam bedensel engelliydi"

Anne Kirez, AA muhabirine, engelli bir ailenin çocuğu olduğunu, annesinin görme, babasının da bedensel engelli olduğunu söyledi. Evlendikten sonra annesinin hayatını kaybettiğini, babasının da engeli nedeniyle kardeşlerine bakamadığını dile getiren Kirez, bu nedenle iki kardeşinin devlet yuvalarında kalmaya başladığını anlattı. 

Çeşitli nedenlerden dolayı kardeşlerini yanına alamadığını, bu durumun da kendisini çok üzdüğünü dile getiren Kirez, bu yüzden her zaman yuvada kalan bir çocuğun bakımını üstlenmek istediğini anlattı. 

Kirez, evlendikten sonra eşi ile çalışmak zorunda kaldığını, bu nedenle 4 çocuğu ile de fazla ilgilenemediğini dile getirerek, zaman ilerledikçe çocuklarının büyüdüğünü ancak bir çocukla yakında ilgilenme arzusunun hiç bitmediğini aktardı. 

İlk başta engelli bir çocuğa bakmanın aklından geçmediğini ancak Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğündeki yetkililerin önerdiği Alya'yı ilk görüşte çok sevdiğini anlatan Kirez, "Hiç düşünmeden 'evet' dedim. Vücudunun hiçbir yerini hareket ettirmeyen Alya'nın bakımı beni endişelendiriyordu. Ancak 2 gün geçtikten sonra Alya'yı hiçbir şekilde bırakmak istemedim" dedi.

- "4 çocuğuma veremediğimi Alya'ya veriyorum"

Günün büyük bölümünü Alya'yla birlikte geçirdiğini, haftanın 3 günü de rehabilitasyon merkezine gittiğini aktaran Kirez, şöyle konuştu:

"Alya ilk geldiğinde vücudunun hiçbir kısmını hareket ettiremiyordu. Şimdi hareket edebiliyor, biraz da konuşmaya başladı. 'Anne' ve 'baba' diyebiliyor. 4 tane evladım var. Çalıştığım için 'evlatlarıma bakamadım' diyebilirim. Çocuklarıma bazen bakıcılar, bazen de komşular baktı ama 4 çocuğuma veremediğimi ben buna veriyorum. Bu, benim canım, ciğerim, her şeyim. Alya'yı hiç bir şekilde bırakmak istemiyorum. Ölürsem dahi kızıma söylüyorum 'sakın Alya'yı vermeyin' diye."

Ayşe Kirez, her geçen gün daha iyiye giden Alya'yı diğer çocuklar gibi görmek istediğini sözlerine ekledi.