Mağdur emniyetçiler FETÖ/PDY'yi anlattı

Mağdur emniyetçiler FETÖ/PDY'yi anlattı
Mağdur emniyetçiler FETÖ/PDY'yi anlattı
- Eski Emniyet Müdürü Avcı: - "Türk halkı, kafalarındaki sorularda bir garipliği, bir anormalliği gördü. Bunun, bir cemaat değil, cemaat görünümünde birçok şeye karışmış, artık cemaat ölçülerinden çıkmış bir grup olduğunun farkında" - Eski Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Arslan: - "Kanserli bir hücre gibi devletin her hücresine yerleşmiş bu örgütle, iktidar, muhalefet farkı gözetmeksizin herkes el birliğiyle bu örgüt bitirilmelidir" - Eski istihbarat Daire Başkanı Uzun: - "Paralel yapı, Türkiye'de bir terör örgütüdür. Örgüt, yurt dışında eğittikleri öğrencilerle eyleme başladığında herkes bu yapılanmanın uluslararası bir terör örgütü olduğunu anlayacak"

ISPARTA (AA) - MURAT YOLCU - Eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasına (FETÖ/PDY) ilişkin, "Türk halkı, kafalarındaki sorularda bir garipliği, bir anormalliği gördü. Bunun, bir cemaat değil, cemaat görünümünde birçok şeye karışmış, artık cemaat ölçülerinden çıkmış bir grup olduğunun farkında" dedi. 

Avcı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, cemaatin aktif suça karışmış elemanları hakkında başlatılan sürecin içinden geçtiklerini, bunlar için gelecek süreçte yargılama safhalarının başlayacağını kaydetti.

Devasa bir örgütle karşı karşıya olduklarını, çok kısa sürede bu örgütün bitirilemeyeceğini vurgulayan Avcı, örgütle mücadelenin 1 Kasım seçimlerinin ardından daha da ivme kazanacağına inandığını anlattı. 

Toplumun ilk başta bu örgütü dini bir teşkilat olarak değerlendirdiğini, dolayısıyla gerçek yüzlerini göremediğini ifade eden Avcı, zaman içerisinde vatandaşların dini bir teşkilatın devlette yaptıklarını anlamakta zorlanır hale geldiğini bildirdi. 

Toplumun bu örgütle ilgili tüm gerçekleri görmediğini, çünkü bu örgüt hakkında tüm bilgi ve belgelerin kamuoyuna yansıtılmadığını dile getiren Avcı, "Türk halkı, kafalarındaki sorularda bir garipliği, bir anormalliği gördü. Bunun, bir cemaat değil, cemaat görünümünde birçok şeye karışmış, artık cemaat ölçülerinden çıkmış bir grup olduğunun farkında. Ama bunların yaptığı suçları tam ortaya dökemedik. Çünkü yargılama daha yeni başlıyor, soruşturmalar gizli şekilde yürütülüyor. Önümüzdeki süreçte toplumun bu yapının gerçek yüzünü daha berrak şekilde göreceği kanaatindeyim" diye konuştu. 

- "Ortaya konulan belgelere ilkokul çocuğu bile güler"

Paralel yapının bugüne kadar yaptıkları şeyin çok ilginç olduğunu anlatan Avcı, şöyle konuştu:

"Deli misiniz, böyle bir şey olur mu, her şey saçma sapan' der. Oda TV davasında ortaya konulan belgeler var. Bu belgelere ilkokul çocuğu bile güler. Türkiye'de polislik, yapmış, azcık güvenlikte çalışmış, hakimlik yapmış, savcılık yapmış, bütün insanları gezdirin, hiç kimse bu belgeye gerçek belge diyemez, gülerler ona. Buradaki her şey garip, anormal. Baştan başlayıp, zincir devam ederken araya hep aynı örgütün mensupları gelmiş. Birine demiş, sen bu belgeyi yarat, diğerine demiş, sen bu belgeyi bul, diğerine demiş, sen bu belgeden iddianame hazırla, diğerine demiş sen bu belgeden hüküm ver. Bu arada kesinti yok. Buradaki her şey bir tiyatro. Bunları sadece kitaba yazmak önemli değil. Gelecekte bu davaların, duruşmaların, evrakların bir tiyatrosu, bir sineması olması lazım. Olmalı ki insanlar gerçeği görmeli." 

- "Devletin tüm hücrelerine yerleşmiş bir örgüt var" 

Eski Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Emin Arslan da paralel yapı ile mücadele daha yolun başında olduklarını söyledi.

Örgütün yurtdışındaki "militanlarının" kendilerini gizleyerek, Türkiye'de çok sayıda siyasi, iş adamı ve medya çalışanları ile iletişim kurabildiğini vurgulayan Arslan, bu yapının yurt dışındaki yapılanmalarının da çözülmesi gerektiğini vurguladı. 

Bu örgütün Türkiye'de bir kanser gibi devletin tüm hücrelerine nüfuz ettiğini anlatan Arslan, bu yapının sadece emniyet ve yargıda değil hiç umulmayan yerde karşınıza çıkabileceğini belirtti. 

Bu örgütle bugün yapılan mücadelenin mevcut imkanlar içerisinde en iyisi olduğuna dikkati çeken Arslan, örgütün yurt dışındaki bağlantıları da araştırılarak mücadeleye ivme kazanabileceğini aktardı.

Mücadele başlatılmamış olsaydı, kendisi gibi birçok kişinin uydurma gerekçelerle hala cezaevinde kalacağını kaydeden Arslan, şunları kaydetti:

 "Bu örgüt, çocukların oyuncak hamuru gibi her şekle, her renge, her dini, her ideolojiyi kullanan bir örgüttür. Ben 42 yıllık devlet hizmetim esnasında gerçekten bu boyutta bir örgütün vahametini yeni gördüm. Herhalde pek örneği de yoktur. Kanserli bir hücre gibi devletin her hücresine yerleşmiş bu örgütle, iktidar muhalefet farkı gözetmeksizin herkesin el birliğiyle bu örgüt bitirilmelidir. Ama bunları yaptığı şekilde değil. Hukuka göre, maddi delillere göre yapılmalıdır." 

- "Operasyonlar bir merkezden yönetilmeli"

Eski Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Sabri Uzun ise Paralel Devlet Yapılanmasını herkese anlatmak için nereye çağrılırsa oraya gitmeye hazır olduğunu anlatarak, bunu Türk milletine bir hizmet olarak gördüğünü belirtti. 

PDY'nin bir inanç hareketi değil, terör örgütü olduğunu ifade eden Uzun, bunun sadece Türkiye'de değil, dünyanın birçok ülkesinde anlatılması gerektiğini kaydetti. 

Uzun, PDY'nin Türkiye'de terör örgütü olduğunu, örgütün yurt dışında eğittikleri öğrencilerle eyleme başladıklarında herkesin bu yapılanmanın uluslararası bir terör örgütü olduğunu anlayacağına dikkati çekti. 

Örgütün öğrencilere "Işık Evlerinde" biat etmeyi ve düşünmemeyi öğrettiğini vurgulayan Uzun, "Bizim yerimize abiler düşünür. Abilerin yerine de onların abileri düşünür. İş, cemaatin en üstündeki, mütevelli heyeti düşünür durumuna geliyor. Mütevelli heyeti de kainat imamı dedikleri kişi düşünür diyorlar. Sonuçta örgütüne bağlı insanların hepsinin yerine bir kişi düşünüyor. Böyle bir yönetim ne İslam'da var ne de demokrasilerde var. Örgütün içinde kimse düşünmeyecek. Liyakat yok. Hizmet var himmet var. Hizmet adını taktıkları şey himmet ödemekten ibaret" şeklinde konuştu. 

Kin ve intikam duygularının olmadığını anlatan Uzun, "Biz sadece cemaate bağlılık gösteren gençlerin, devlet eliyle kazanılması, bu yönde yasal düzenleme yapılmasını istiyoruz" dedi. 

Bugün yürütülmekte olan operasyonların bir merkezden, hatta bir karargah tarafından organize edilmesi gerektiğini belirten Uzun, "Biz bir karargah aklıyla hareket etmezsek, karşımızda bir karargah aklıyla hareket eden bir cemaat, bir organizasyon var. Dağınık bireyler haklı dahi olsalar, organize olmadıkları zaman, karargah aklı oluşturmadıkları zaman başarılı olamazlar" değerlendirmesinde bulundu.