AK Parti İstanbul İstişare ve Değerlendirme Toplantısı

AK Parti İstanbul İstişare ve Değerlendirme Toplantısı
AK Parti İstanbul İstişare ve Değerlendirme Toplantısı
- AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Davutoğlu: (3) - "Kim olursa olsun, hangi inanca sahip olursa olsun, hangi felsefeyi benimsiyor olursa olsun, her bir İstanbullunun ve Türkiye genelinde de her bir vatandaşımızın onuru, izzeti, haysiyeti bizim namusumuzdur" - "Çok güzel projeler var elimizde. Seçimlere kadar bunları halkımıza, İstanbullulara iyi anlatalım. Ta ki İstanbul üzerine düşünen herkes, İstanbul'un geçmişine de geleceğine de sahip çıkan hareketin AK Parti hareketi olduğunu anlamış ve görmüş olsun"

İSTANBUL (AA) - AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Kim olursa olsun, hangi inanca sahip olursa olsun, hangi felsefeyi benimsiyor olursa olsun, her bir İstanbullunun ve Türkiye genelinde de her bir vatandaşımızın onuru, izzeti, haysiyeti bizim namusumuzdur" dedi.

Davutoğlu, AK Parti İstanbul İl Başkanlığı'nda düzenlenen istişare ve değerlendirme toplantısında yaptığı konuşmada, "Çarpık kentleşme bize devredildi, bu bizim eserimiz değil" ifadesini kullandı. 

Buna çözüm bulmanın yükümlülükleri, sorumlulukları olduğunu dile getiren Davutoğlu, İstanbul'da 15, 16. yüzyıldan kalan eserlerin, 18, 19. yüzyıla kadar gidebildiğini ancak bu kadar modern teknolojiyle şu anda Esenler'deki 90 bin konutun deprem riski nedeniyle statik problemlerle karşı karşıya olduğunu kaydetti.

Davutoğlu, Esenler'de yürütülen kentsel dönüşüme ilişkin şu bilgileri verdi:

"Bu nasıl bir İstanbulluluk? İstanbullunun, hepimizin buna çözüm bulması gerekir. Bunların hepsi 40-50 yıl önce yapılan binalar. Sadece şu rakamı zikredeyim. 7 milyon metrekaredir Esenler'in tümü, 500 bin kişi yaşıyor. En yoğun alanlardan biri. Bugün devrettiğimiz araziyle birlikte Esenler'e 8,7 milyon metrekare alan daha ekliyoruz. Şu anki Esenler'den 1 milyon 700 bin metrekare daha fazla. Nereden? Hazine'ye ait askeri alanı devrediyoruz. Askeri ihtiyaçları başka bir alanda karşılayacağız. Peki devredince ne yapacağız? Yeni bir rant alanı oluşmayacak, dikey mimari gelişmeyecek. İmarı problemli olan bu 90 bin konutu bu alana taşıyacağız. 8 milyon 700 bin metrekarenin içindeki 2,5 milyon metrekareyi de dünyanın üçüncü büyük, Türkiye'nin de en büyük şehir parkına dönüştüreceğiz. Böylece hem dikey mimari değil, yatay mimari olarak yeni bir Esenler kurulacak hem de en geniş, İstanbulluların hülyası..."

- "AK Parti İstanbul'un geçmişine ve geleceğine sahip çıkan harekettir"-

İstanbul'da ecdattan kalan birkaç park dışında şehirde neredeyse park alanının olmadığını aktaran Davutoğlu, "Şimdi New York Central Park gibi, Hyde Park gibi daha büyük ölçekte bir şehir parkını kazandıracağız. Buradan da Taksim'de taşınan 10-12 ağaç için İstanbul'u neredeyse yakıp yıkmaya götürecek bir vandalizme yönelenlere bir mesaj, bir ders, bir güçlü tepki gösterilmiş olacak" diye konuştu.

Davutoğlu, hem yaşanabilir konutlar yapacaklarını hem tarihi koruyacaklarını hem de yeni bir İstanbul'u inşa edeceklerini vurgulayarak, şöyle devam etti:

"İstanbul yaşayan bir organizmadır, durduramazsınız hayatını. Nasıl Roma'da durmamış Osmanlı'ya dönüşmüşse kadimde de durmamış modernitenin çarpık şehirleşmesini kimi zaman yaşamışsa şimdi de durmayacak. Ama bizim İstanbul'a bakarken yukarıdan bir helikopterden bakıyormuşçasına, her bir taşını, detayını görerek yeni bir planlamaya ihtiyacımız var. Diğer belediyelerimize de buradan sesleniyorum. Çok güzel projeler var elimizde. Seçimlere kadar bunları halkımıza, İstanbullulara iyi anlatalım. Ta ki İstanbul üzerine düşünen herkes, İstanbul'un geçmişine de geleceğine de sahip çıkan hareketin AK Parti hareketi olduğunu anlamış ve görmüş olsun."

Davutoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 'ın, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanıyken de Başbakanken İstanbul'a aşık olduğunu anlatarak, "Bizler İstanbul'a aşığız. İstanbul'un bir taşına gelecek zarardansa bütün siyasi kariyerimizi yok edebiliriz. Her konuda hesap verebiliriz. Ancak İstanbul'a gelecek zararın İstanbul'un ruhunu, mimarisini, estetiğini, cemalini tahrip edecek bir zararın hesabını Ebu Eyyub el-Ensari'nin, Fatih Sultan Mehmet Han'ın önünde veremeyiz. Onun için bu anlayışı yaygınlaştırmamız şarttır" ifadelerini kullandı. 

-"Kimse hiçbir İstanbullunun gönlüne bir korku salmasın"-

Davutoğlu, İstanbul'un sadece Nişantaşı, Kadıköy, Beşiktaş gibi belli alanlardan ibaret olmadığını aktararak, "Esenler'de olduğu gibi yanlış kentleşmeden etkilenen tüm alanları da kuşatacak yeni bir felsefeyle bakmamız lazım. Dolayısıyla siyasetin  ekonomi yansıması itibarıyla İstanbul'a ayak uyduran her yatırım, tüm Türkiye'yi etkiler ve İstanbul'un mantığını, düşüncesini de değiştirir" değerlendirmesinde bulundu.

Milletvekili adaylarının, ilçe ve belediye başkanlarının, il yönetim kurulundaki tüm AK Parti kadrolarından 7 Haziran'a kadar İstanbul'un sokaklarını, kılcal damarlarına kadar dolaşmalarını isteyen Davutoğlu, "İstanbul'a olan aşkımızı, İstanbul'la ilgili vizyonumuzu, İstanbul'a olan hürmetimizi, saygımızı anlatmak konusunda olağanüstü gayret içinde olmalıdır. Nasıl İstanbul'a saygı gösteriyorsak her bir İstanbulluya da aynı saygıyı gösteriyoruz" dedi. 

Davutoğlu, hiçbir İstanbulluya ve vatandaşa herhangi bir şekilde bir uygulamayı dayatmadıklarına işaret ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Sayın Cumhurbaşkanımız 1994'te, belediye başkanlığı seçimlerini kazanmadan önce ne şehir efsaneleri üretildi hayat tarzlarına müdahale edileceği yönünde. 2002'de de aynı şekilde. Bunların hiçbirisi gerçekleşmedi. Hiçbir İstanbullunun gönlüne bir korku kimse salmasın. Bizim olduğumuz yerde, bizim güç ve iktidar sahibi olduğumuz yerde hiçbir insanın onuruna halel getirecek bir davranış olmayacaktır. Onun için Yeni Türkiye Sözleşmesi'nde siyasetimizin esasını ve temelini insan onuru olarak tanımladık. Kim olursa olsun, hangi inanca sahip olursa olsun, hangi felsefeyi benimsiyor olursa olsun, her bir İstanbullunun ve Türkiye genelinde de her bir vatandaşımızın onuru, izzeti, haysiyeti bizim namusumuzdur."

-"Onlar şiddet kullanıyorlarsa biz muhabbet dili kullanacağız"-

Başbakan Davutoğlu, başka partiye mensup siyasilerle siyasi anlamda rekabet edebileceklerini belirterek, şunları söyledi:

"Kıyasıya da mücadele ederiz. İşte miting meydanlarında bunu yapıyoruz. Ancak Türkiye'yi idare eden bir parti olarak, Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı olarak sizlere de Türkiye Cumhuriyeti'ni idare eden iktidardaki AK Parti'nin fertleri olarak, rakip siyasi partilerin mensuplarına dahi üzerinde mesuliyet addettiğimiz ve mesuliyetini hissettiğimiz vatandaşlarımız olarak bakmak durumundayız. Onlar şiddet kullanıyorlarsa biz muhabbet dili kullanacağız. Onlar öfke dili kullanıyorsa biz yeni bir siyaset söylemiyle onların gönlüne hitap etmeye devam edeceğiz. Bunu şunun için zikrediyorum, Doğu'da ve Güneydoğu'da gördüğüm şiddet ortamını İstanbul'a getirmek isteyenler var."

Türkiye'nin hiçbir santimetre karesinde tehdide, şantaja, baskıya boyun eğmeyeceklerini, İstanbul'un hiçbir santimetre karesini de kimseye terk etmeyeceklerini dile getiren Davutoğlu, şunları kaydetti:

"Herkese saygı duyarız, saygı gösteririz onların herhangi bir şekilde, siyasi rakiplerimizin dahi zarar görmemesi için bu seçim kampanyasını en barışçıl şekilde olmasına özen gösteririz. Ancak Van'da, Siirt'te, Ağrı'da olduğu gibi milletvekillerimize saldırı yapan, şiddet yanlılarının İstanbul'da da aynı yöntemi benimsese de kamu düzeni adına hiçbir şekilde taviz vermeyiz. Bütün bu perspektifle inşallah İstanbul ki aziz bir şehir olarak nasıl tarihte bir iz bırakmışsa, nasıl bizim tarihi akışımızı şekillendirmişse, inşallah önümüzdeki 7 Haziran'da da yeni Türkiye'nin inşasında önemli bir kilometre taşına şahitlik edecek. Ben bütün teşkilatlarımıza büyük bir güven hissi içinde şunu ifade etmek istiyorum; inşallah 17 Mayıs'ta çok güzel bir mitingde beraber olacağız. Bir şölen, bir demokrasi düğünü halinde sandıklara gideceğiz ve İstanbul'da, özellikle de Türkiye'nin bütün bu siyaset sosyolojisinin yansıdığı bu güzel şehirde, milli irade bayrağını bir kez daha yükselteceğiz."

-"Onların adı sadece listeye değil, bizim gönlümüze de yazılmıştır"-

Bütün AK Parti teşkilatı mensuplarına bu mesajlarının iletilmesini isteyen Davutoğlu, milletvekili adaylarının bu dönem içinde halkla yoğun bir temasa girmesi gerektiğini aktardı. 

Davutoğlu, bu konuda hiçbir milletvekili adayının bir ayrıcalığı olmadığına dikkati çekerek, şöyle devam etti:

"Bana gelen raporlardan duyduğum güzel bir hissiyatı da sizinle paylaşmak istiyorum. Listenin en başındaki arkadaş kadar aynı heyecanla listenin sonunda olan arkadaşın çalışıyor olması bu davanın sağlam ellerde olduğunu gösteriyor. Listenin başlarında olan arkadaşlara değil, özellikle listenin sonlarında olan arkadaşlara hassaten teşekkür ediyorum. Şundan da emin olunuz, onların adı sadece listeye değil, bizim gönlümüze de yazılmıştır ve hiçbir zaman da çıkmayacaktır. Ama herhangi birisi eğer 'nasıl olsa yerim garanti' diye çalışma temposunu düşürmüşse, listede adları olsa da zamanla o itibarı kaybederler. Ama bir an bile birisi bunu düşünürse işte o andan itibaren kendi gönlündeki safiyeti ve mahviyeti de kaybeder, başka dava arkadaşlarının gönlündekini de kaybeder."

-"Bir çivinin dahi bir sarsıntı geçirmedi"-

Davutoğlu, günlerin kırgınlık, küskünlük günleri olmadığını belirterek, "Çok güzel imtihan verdi AK Parti kadroları. Mayamızın ne kadar sağlam olduğu hep ortaya çıktı. Bu masa etrafında bile 3 dönemi tamamlayan değerli büyüklerimiz var. Bir an bile tereddüt etmediler. Hiçbir zafiyet göstermediler. Onlara da ayrıca teşekkür ediyorum. Başka bir partide olsa büyük çalkantılar yaşanılacak olan bu kural bizde erdemle, sabırla, letafetle ve nezaketle karşılandı. Onlar seçim kaybederler koltuklarını terk etmezler" yorumunda bulundu. 

Bir çivinin dahi bu anlamda bir sarsıntı geçirmediğini aktaran Davutoğlu, konuşmasını şöyle tamamladı:

"Mayanın sağlamlığı burada. Milletvekili adaylarımızın bu güzel örneklerden de hareketle en iyi şekilde performanslarını göstereceklerine inanıyorum. Bizim hareketimiz siyasi bir hareket olmadan önce esasta, özde bir ahlak hareketidir. Bir irfan, hikmet hareketidir. Allah kadim gelenekten gelen bu güzel değerlerin hakkını vermeyi bize nasip eylesin. 7 Haziran'da inşallah güzel bir zaferi hep beraber yaşayalım."

(Bitti)