AK Parti'nin İzmir mitingi

AK Parti'nin İzmir mitingi
AK Parti'nin İzmir mitingi
- Genel Başkan ve Başbakan Davutoğlu: (3) - "Allah bu tekbirleri, bu semalardan hiç eksik etmesin. Hasan Tahsin bu tekbirler için ilk kurşunu sıkmıştı. Kuvayımilliye, Çakıcı Mehmet Efe, bu tekbirler için ayağa kalkmıştı. Şimdi Diyanete meydan okuyorlar. Bu milletin tarihine meydan okuyanlar bilsinler ki, bu semalarda, bu tekbirler her yerde olacak" - "Cumhuriyetçilik, cumhura hizmet götürmektir. Sağlık sektöründe biz gelene kadar hastanelerde günlerce sıra bekleniyordu. Kılıçdaroğlu, SSK Genel Müdürüydü. Şimdi emeklilere sahip çıktığını iddia ediyor. SSK hastanelerinde beklerken, emekliler kalp krizinden gidiyordu. Günlerce, emekliler maaş sırası bekliyordu. Şimdi emeklilerimizi istismar etmeye çalışıyor" - "Diyor ki, 'bana bir 4 yıl verin.' Niye biliyor musunuz? Niye daha fazla istemiyor çünkü hazinenin dolduğunu biliyor, bereketlendiğini biliyor. Gelecek çarçur edecek. SSK'yı zarara soktuğu gibi SSK'yı bitirdiği gibi Türkiye Cumhuriyeti Haznesi'ni de bitirecek. İzin verir misiniz? Hesap bilmeyen adama, hazineyi teslim eder misiniz"

İZMİR (AA) - AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, Diyanet İşleri Başkanlığı tartışmalarına ilişkin, "Allah bu tekbirleri, bu semalardan hiç eksik etmesin. Hasan Tahsin bu tekbirler için ilk kurşunu sıkmıştı. Kuvayımilliye, Çakıcı Mehmet Efe, bu tekbirler için ayağa kalkmıştı. Şimdi Diyanete meydan okuyorlar. Bu milletin tarihine meydan okuyanlar bilsinler ki, bu semalarda, bu tekbirler her yerde olacak" dedi. 

Davutoğlu, partisinin İzmir Gündoğdu Meydanı'nda düzenlenen mitinginde yaptığı konuşmada, meydanı dolduranlar arasında yer alan Rumeli ve Girit göçmenlerini, "Sizler bize Osmanlı'nın miraslarısınız" diye selamladı. 

Sözleri, tekbir sesleriyle kesilen Davutoğlu, "Allah bu tekbirleri, bu semalardan hiç eksik etmesin. Hasan Tahsin bu tekbirler için ilk kurşunu sıkmıştı. Kuvayımilliye Milliye, Çakıcı Mehmet Efe, bu tekbirler için ayağa kalkmıştı. Şimdi Diyanete meydan okuyorlar. Bu milletin tarihine meydan okuyanlar bilsinler ki, bu semalarda, bu tekbirler her yerde olacak" diye konuştu.

Davutoğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli 'nin meydanlara çıkarak, "milliyetçilik" dersi vermeye kalktığını, AK Parti olarak kendilerinin ise "milliyetçiliği" dünyanın neresinde olursa olsun soydaşlara el uzatmak olarak gördüklerini ifade etti. 

Türkiye'nin 2002 yılında kendi derdine çare olamaz bir konumda olduğu gibi Ortaasya'daki, Balkanlar'daki soydaşların derdine deva olamadığına işaret eden Davutoğlu, meydanı dolduran İzmirlilere şu soruları yöneltti: 

"Cumhurbaşkanımızla Orhun Anıtlarımıza gittiğimizde Bilge Kağan destanının, ilk Türk destanının bulunduğu yer metruktu, onun yolunu kim yaptı? buraya gelen Çakabey'in ataları Sultan Sencer'in mezarı metruktu, yıkık haldeydi Ortaasya'da kim yaptı? Kırım Tatarları sahipsizdi, evleri yoktu. Binlerce Kırım Tatarlarına kim ev verdi? Gökoğuz Türkleri Gagavuzlar, Moldova'da içme suyu bulamıyorlardı, bizden talep ettiler; 90'lı yıllarda söz vermişler kimse yapmamış, kim yaptı? Balkanlar'da Murat Hüdavendigar'ın türbesi, Kosova'da metruktu yıkılıyordu, kim inşa etti? Filibe'deki camilere, Priştine'yi, Prizren'i bütün ecdat yadigarına kim sahip çıktı?"

Sorulara meydanı dolduranlar, "AK Parti" diye karşılık verdi. 

- "Rumelilere, Evlad-ı Fatihan'a selam olsun"

İzmir'de dün sivil toplum örgütleriyle buluştuğu akşam yemeğinde, Üsküp'ten gelen bir dernek başkanının kendisine teşekkür etmek istediğini dile getiren Davutoğlu, şöyle devam etti: 

"21 Aralık'ta Türkçe Bayramı'na Üsküp'e gittiğimde, bir Üsküplü soydaş dedi ki, 'Sayın Başbakanım bize biraz bayrak gönderir misin?' Dedim ki, Evlad-ı Fatihan bizden bayrak isterse birazı olur mu? Talimat verdim, 'Rumeli'de ve dünyanın her köşesinde isteyen herkese üç emanet gönderilecek' dedim. Kur'an-ı Azimüşşan, al bayrak ve Türkçe sözlük. Bu kardeşimiz dün geldi dedi ki, 'her eve dağıtılıyor.' Orada emin olun ki, göz yaşları içinde dinledim. Kumanova'da, Ohri'de gidip kapıyı çalıp Kur'an-ı Azimüşşan ve al bayrak ile Türkçe sözlük verildiğinde Kur'an'ı ve bayrağı öpüp başına koyan Rumelilere, Evlad-ı Fatihana selam olsun." 

-"Onlarla aramızdaki fark" 

Bunu ancak kudretli bir devletin yapabileceğine değinen Davutoğlu, "Kendi öğrencisine, kendi vatandaşı olan öğrencisine ders kitabı veremeyen bir devlet bunu yapabilir mi? 2002'den önce öğrenciler ders kitabı alamıyordu. Anneler babalar borç harç sırayla ders kitabı alıyordu" dedi. 

Alandakilere, "milyonlarca ders kitabını öğrencilere veren kim, FATİH projesiyle yüzbinlerce öğrenciyi bilgisayarla tanıştıran kim" sorularını yönelten Davutoğlu, meydandakilerle birlikte "Onlar konuşur, AK Parti yapar" sloganını söyleyerek, muhalefet partileriyle aralarındaki farkın da bu olduğunu belirtti. 

-"Cumhuriyetçi olmak için önce cumhura saygı göstereceksin"

Davutoğlu, milletçilik kavramında olduğu gibi muhalefet partilerinin cumhuriyetçilikte de AK Parti'nin gerisinde kaldığını bildirdi. 

Cumhuriyetçi olmak için önce cumhura saygı gösterip, cumhurla buluşulması gerektiğine işaret eden Davutoğlu, şu ifadeleri kullandı:

"Bakın işte burası er meydanı. Burası Konak Meydanı, er meydanı, er... Şimdi soruyorum, cumhuriyetçi olduğunu iddia eden Kılıçdaroğlu 'na, madem cumhuriyetçisin, CHP 'nin geçen dönem 33 ilde milletvekili yoktu 33 ilde. MHP'nin o da milliyetçi güya, 45 ilde milletvekili yok ama AK Parti'nin 79 ilde milletvekili var, 2'sinde yoktu, onlarda da olacak inşallah. Cumhuriyetçi olmak için milletle buluşmak lazım. Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin her yerinde böyle miting yapabildi mi? Bahçeli, Türkiye'nin üçte birine, neredeyse yarısına gidebildi mi? Demirtaş, dün buradaydı, bu bayrağı burada dalgalandırdı mı? Peki Türkiye'nin her yerinde, Hakkari'de de Edirne'de de cumhurla al bayrağı dalgalandıran kim? Milli birliği savunan, 78 milyona hitap eden kim? Türkü ile Kürdü ile Sünnisi ile Alevisi ile Romanı ile Çerkezi ile Evlad-ı Fatihanı ile Evlad-ı Şamili ile hep beraber al bayrağı sahip çıkan kim? Neden çünkü bize her yer Türkiye. Onun için gelecek hafta Hakkari'de aynen Ordu-Giresun'da denizin üzerindeki havalimanı gibi Hakkari'de de Yüksekova'da havalimanı açacağız. Biz isteriz ki, Türkiye'nin her yerindeki vatandaşlarımız hizmetle tanışsın."

Cumhuriyetçi olmak için "itibar ve onur", "aidiyet ve bütün cumhuru kuşatma"  ile "cumhura hizmet" etme şartlarını yerine getirmek gerektiğini, bunu yapan tek partinin de AK Parti olduğunu vurgulayan Davutoğlu, şunları kaydetti: 

"Cumhuriyetçilik, cumhura hizmet götürmektir. Sağlık sektöründe biz gelene kadar hastanelerde günlerce sıra bekleniyordu. Kılıçdaroğlu, SSK Genel Müdürüydü. Şimdi emeklilere sahip çıktığını iddia ediyor. SSK hastanelerinde beklerken, emekliler kalp krizinden gidiyordu. Günlerce, emekliler maaş sırası bekliyordu. Şimdi emeklilerimizi istismar etmeye çalışıyor. Biz iktidara geldiğimizde en düşük SSK emekli maaşı 257 liraydı, şimdi bin 57 lira, 4 misli. BAĞ-KUR tarım emeklisi 66 liraydı, şimdi 816 lira, 12 misli; ama diyor ki, 'bana bir 4 yıl verin.' Niye biliyor musunuz? Niye daha fazla istemiyor çünkü hazinenin dolduğunu biliyor, bereketlendiğini biliyor. Gelecek çarçur edecek. SSK'yı zarara soktuğu gibi SSK'yı bitirdiği gibi Türkiye Cumhuriyeti Haznesini de bitirecek. İzin verir misiniz? Hesap bilmeyen adama, hazineyi teslim eder misiniz? Ya kendi aday oldu, Kağıthane'ye gidecek 'Kağıttepe' dedi. Sandığa gidecek, oy kullanamadı, yerini bilemedi. Ya, kendi oy pusulasına sahip çıkamayan adamla millet ve ülke temsil edilir mi? Kendisine oy veremeyenin millete hayrı olur mu? Ya, oy veremeyen birisi, Allah aşkına, millete herhangi bir şekilde öncülük yapabilir mi?"

(Sürecek)