Başbakan Davutoğlu canlı yayında

Başbakan Davutoğlu canlı yayında
Başbakan Davutoğlu canlı yayında
- Davutoğlu: (1) - "Biz bir tek toz biliriz o da memleketimizin tozu toprağı, o toza toprağa canımız feda. Başka da toz bilmeyiz. Sayın Bahçeli'yi bilemem, tozla ilgisi nedir? Ama bizim ilgilendiğimiz tek şey memleketin tozu toprağı" - "Sayın Bahçeli 5. partiyle, AK Parti'yle uğraşacağına, birer birer onun bu hayırcı tutumları sebebiyle partiyi terk eden kendi parti mensuplarıyla ilgilensin. Kendi evini tertibe koymadan, kendi evinde ne olup bittiğini takip edemeyen birinin başka bir evde ne olup bittiğini, oradaki ilişkileri tanımlamaya çalışması sadece komik olur. Önce kendi işine baksın"

İZMİR (AA) - Başbakan Ahmet Davutoğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin "Beyaz Toros" konusundaki ifadeleriyle ilgili, "Biz bir tek toz biliriz o da memleketimizin tozu toprağı, o toza toprağa canımız feda. Başka da toz bilmeyiz, herkes bizi bilir. Sayın Bahçeli'yi bilemem, tozla ilgisi nedir? Ama bizim ilgilendiğimiz tek şey memleketin tozu toprağı" dedi.

Davutoğlu, Habertürk TV, Show TV ve Bloomberg HT ortak yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Eş bulmayla ilgili sözlerinin kamuoyunun ilgisini çekmesini nasıl değerlendirdiği yönündeki soru üzerine Davutoğlu, sözlerinin bu kadar yankı yapacağını düşünmediğini, mitingde gençlerin bütün ihtiyaçlarının karşılandığını belirterek gençlere yönelik taahhütlerinden bahsettiğini anlattı. İş, aş olunca geriye de eş kalırsa annelere, babalara başvurulması gerektiğini ancak mümkün değilse kendilerinin yardımcı olacağını söylediğini ifade eden Davutoğlu, "Ama insana dokunmaktan, insani özden siyaseti koparanlar bunu öyle böyle istihzai noktaya çekmişler" değerlendirmesinde bulundu.

Akademik hayattayken yaşadığı bir olayı anlatan Davutoğlu, evlenmek isteyen iki öğrencisinin kendisinin devreye girmesini istediğini, önce erkek tarafına oturup "Allah'ın emri, peygamberin kavliyle kızımızı sizden istiyoruz", sonra kız tarafına geçip, "Biraz önce vaki olan talep üzerine Allah'ın emri peygamberin kavliyle kızımı size veriyorum" dediğini ve gülüşmelerin ardından söz yüzüğünün takıldığını bildirdi.

Davutoğlu, Dışişleri Bakanlığı döneminde de genç diplomatlarla yemek yerken birisinin "Beni bir arkadaş istiyor ama annem babam vermiyor, yardımcı olur musunuz?" talebinin geldiğini söyleyerek, tüm bunların sosyal hayatta güzel dokunuşlar olduğunu ifade etti.

-"Oğlum da olsa gelinimin tarafındayım"

Başbakan olmasının gençlerle konuşurken böyle sıcak diyalog kurmasına engel olmadığına dikkati çeken Davutoğlu, şöyle konuştu:

"(Devlet adamı hep sert yüzüyle görünmesi gerekir ve bu tür işlerle ilgilenmesi doğru değildir) gibi kanaat, eğer birilerinin zihinlerinde varsa devletin tam da bu sert görünen yüzünü yumuşatmak için siyaset yapmak gerektiğini düşünüyorum. Buradan istihza üretmeye çalışanlar, zaten kendileri bunu tartışırlar. Aslında bu da vaatlerin, taahhütlerin yerini bulduğunu gösteriyor. Başka bir yerde de söyledim, 'dünür başı olurum' dedim. Ama kız tarafı olurum genellikle. Yüzlerce nikahta şahitlik yaptım, çoğunu hatırlarım. Ben kız tarafıyım. Kendi yeğenim evlense, oğlum da olsa gelinimin tarafındayım. Onun için hep sorarım karşılaştığımda 'iyi davranıyor mu, sıkıntı varsa haber et' diye. Hayatımızın en doğal yönü. Güzel vesilelerdir bunlar, keşke mümkün olsa da her evliliğe şahitlik yapabilsem."

Davutoğlu, vaatlerinin hepsinin bir rasyonel bir de ileriye dönük gelir getirici kısmının olduğunu kaydeden Davutoğlu, tüm taahhütlerinin arkasında projesi olan gençlerin, devletin kendisine güven duyduğunu bilmesi hedefinin yattığına dikkati çekti.

-"Beyaz Toros" tartışması

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin "1 kilo toz 1 Toros" sözünün sorulması üzerine Davutoğlu, "Biz bir tek toz biliriz o da memleketimizin tozu toprağı. O toza toprağa canımız feda. Başka da toz bilmeyiz. Herkes bizi bilir. Sayın Bahçeli'yi bilemem, tozla ilgisi nedir? Bizim ilgilendiğimiz tek şey memleketin tozu toprağı, onu severiz. Onun dışında böyle ironilerle uğraşacak vaktimiz yok. Sayın Bahçeli çok büyük keşif yaptığı iddiasıyla bir şey söylüyor, arkasından ne çıkacağını deştiğinizde çok fazla bir şey de çıkmıyor" ifadelerini kullandı.

Kendisinin 1990'lı yılları geri getirmek isteyen, faili meçhulleri yapmak isteyen terör örgütü PKK ve terör baronlarına karşı o yılların geri gelmeyeceğini anlattığını dile getiren Davutoğlu, Türkiye'yi o günlere döndürme konusunda Demirtaş ve Bahçeli'nin "paslaştığını" savundu.

Davutoğlu, şöyle konuştu:

"JİTEM ile bu terör baronlarının karşılıklı birbiriyle neredeyse varoluşsal bir ilişkisi var. Biri olduğu için diğeri var. Birbirlerine muhtaçlar. AK Parti bu ilişkileri koparan, bitiren parti. Ben onu söyledim. AK Parti'den bunlar rahatsız. Çünkü bizim olmayacağımız bir yerde terör baronlarının ve bu tür faili meçhullerin tekrar başlayacağını ümit ediyorlar. Şimdi buradan tehdit mi çıkar? Nerede burada tehdit unsuru? Beyaz Toros'u savunmak mı çıkar, hayır. Şu çıkar; bizim dönemde faili meçhul bırakmadık, bırakmayacağız da. Ama bize savaş açanlar yani AK Parti'yi bu anlamda yıpratmak isteyenlerin art niyetleri Türkiye'yi 90'lara götürmek isteyenler onlar. Bir taraftan bunu HDP aldı kullandı Demirtaş, bir taraftan da Bahçeli kullandı. Bahçeli ile Demirtaş'ın nasıl paslaştığını gösteren güzel bir misal. İç Güvenlik yasasında da paslaşmışlardı. Hatırlarsınız Meclis bir gün toplandı. Meclisin bu tezkere ve diğer olaylarda da işbirliği yaptılar. Bunlar da aslında gösteriyor kimlerin paslaşıp neler yaptığını."

"Biz gelmezsek 90'lı yıllar faili meçhuller yeniden başlar" yönünde eleştirildiklerinin sorulması üzerine Davutoğlu, ne söylediğinin açık olduğunu, konuşmasının akışının takip edildiğinde ne söylediğinin anlaşılabileceğini ifade etti.

- 5. parti tartışmaları

Davutoğlu, MHP Genel Başkanı Bahçeli'nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve 5. parti tartışmalarına ilişkin sözlerinin hatırlatılması üzerine, Bahçeli'nin dikkatleri kendi partisindeki dalgalanmalardan başka noktaya çekmek istediğini ileri sürdü.

Bahçeli'nin kendi partisindeki dalgalanmaları ve kendisinin hayır diye diye partiyi nereye getirdiğini örtbas etmek için, o dalgalanmaları bastırmak için dikkatleri AK Parti'ye çekmek istediğini dile getiren Davutoğlu, "Bilsin ki biz AK Parti'liyiz. Ben de Sayın Bahçeli değilim, sorumluluktan kaçan biri değilim. AK Parti içinde de bu tür kafa karıştırıcı suallerle hiç kimse bir şey elde edemez" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın AK Parti'nin kurucu genel başkanı, kurucu lideri olduğunu, 13 yılda AK Parti'nin bütün başarı hikayelerinde onun payı, öncülüğünün bulunduğunu, her bir AK Parti'linin gönlünde kendisi de dahil yerinin ayrı olduğunu anlatan Davutoğlu, şunları kaydetti:

"Sayın Cumhurbaşkanımızı AK Parti'nin bu anlamda siyaset kültürünün en önemli inşa edici faktörleri arasında müstesna bir yere sahip olması bakımından bir değer olarak görürüz. Kimse de bu konuda kafa karıştırıcı bir ortama sebebiyet veremez. Ama bugün sayın Cumhurbaşkanımız anayasal konumu gereği partiler üstü bir konumdadır. Onun partiler üstü konumu bizim ona saygımızı azaltmaz, bizim ona duyduğumuz saygı da Cumhurbaşkanlığı makamının olduğundan farklı bir niteliğe büründüğü anlamına gelmez. Bugün siyasal anlamda atılan her adımın hesap verme makamında siyasal anlamda söylüyorum AK Parti ve onun genel başkanı olarak ben varım. Hükümet olarak atılan her imzada sorumluluk bize aittir. Cumhurbaşkanımız bu anlamda bu siyasi tartışmaların üstündedir. Bizim ona olan muhabbetimiz, saygımız bu ilişkinin doğasını değiştirmez, bu anayasal ilişkinin. Bu anayasal ilişki de bizim muhabbet ilişkimizin doğasını değiştirmez.

Bu Türk siyasetinde belki ilk defa yaşanan bir süreç olarak bazılarınca istismar edilmeye çalışılabilir ama biz böyle istismara kapı da aralamayız, karnımız da tok. O anlamda Sayın Bahçeli 5. partiyle, AK Parti'yle uğraşacağına, birer birer onun bu hayırcı tutumları sebebiyle partiyi terk eden ve partiden ayrılan kendi parti mensuplarıyla ilgilensin. Kendi evini tertibe koymadan, kendi evinde ne olup bittiğini takip edemeyen birinin başka bir evde ne olup bittiğini, oradaki ilişkileri tanımlamaya çalışması sadece komik olur. Önce kendi işine baksın."

Koalisyon görüşmeleri sırasında gündeme gelen "istikşafi" kelimesinin hatırlatılması ve 1 Kasım'da sandıktan koalisyon çıkması halinde ilk olarak hangi partiyle görüşüleceği yönündeki bir soru üzerine Davutoğlu, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik'in yaşadığı bir olayı anlattı.

Çelik'in 2 genç gördüğünü ve bu kişilere "Hayırlı niyet mi var" diye sorduğunu, o kişilerin de "İstikşafi görüşmelerimiz devam ediyor" dediğini anlatan Davutoğlu, istikşafi gibi yeni tabirlerin geldiğini, biraz gerilimli siyasi atmosferin ötesinde bunların toplum hayatına da tebessüm katan hususlar olduğunu ifade etti.

"Bu sefer istikşafi görüşme ihtiyacı hissetmeden milletimizden aldığımız yetkiyle ben tek parti iktidarı olacağımızı ümit ediyorum, düşünüyorum" diyen Davutoğlu, diğer siyasi partilerin yavaş yavaş kendilerini AK Parti'yle çalışmaya hazırlamış olmalarının iyi olduğunu ancak 2 Kasım'da ne olacağını kimsenin bilemeyeceğini söyledi.

- "AK Parti olmadan bu ülkede siyaset dizayn edilemez"

Davutoğlu, Bahçeli'nin 7 Haziran akşamı bütün kapıları kapattığını, niye öfkelendiğini de anlamadığını bildirerek, diğer liderlerin de AK Parti'yi dışarıda bırakacak formülleri uygulamaya çalıştığını söyledi.

Kılıçdaroğlu'nun, HDP'nin aldığı oyları MHP'ye pazarlayıp önce Bahçeli'yi başbakan yapmaya kalkıştığını, sonra kendisinin başbakan olmaya kalktığını anlatan Davutoğlu, Deniz Baykal'ın da hepsini toplayıp Meclis Başkanı olmaya kalktığını belirtti. "Bir baktık piyasada müşteri çok da mal yok" diye konuşan Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Millet kimseye vermemiş bir şey, onlar bu yetkiyi alacağız zannediyor. Ne oldu sonunda 4 ay içinde. AK Parti olmadan bu ülkede siyaset dizayn edilemez."

Dün Şanlıurfa'da, bugün İzmir'de, daha önce Van'da, Trabzon'da coşkuyla toplanan kalabalıklara hitap ettiğini belirten Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

" CHP , Şanlıurfa ve İzmir'de arka arkaya bu coşkuda miting yapabilir mi? MHP, Van'da ve İzmir'de veya Van'da, Trabzon'da bu coşkuda miting yapabilir mi? HDP, Trabzon'da miting yapabilir mi? Yapar da hani hukuken yapamaz demiyorum. O coşkuda yapar mı? Peki bunu kim yapabiliyor, biz. Tabiri caizse Türkiye'de siyasetin mayası AK Parti'yle karılmış. AK Parti'yle karıldığı için AK Parti'yi dışarıda tutamazsın. Şimdi bunu fark ettiler, bu güzel bir şey. Birer birer bu gerçeği görmeleri güzel bir şey. Bu gerçeğe ihtiyaç hisseder miyiz? Ben öyle düşünmüyorum. 7 Haziran sonrasında bu gerçeği görselerdi belki de şu anda Türkiye'de bir koalisyon hükümeti vardı, onu da tecrübe ediyor olabilirdik. Ama ben inşallah 2 Kasım'da kimseye ihtiyaç duymadan kendi göbeğimizi kendimiz keseriz diye düşünüyorum."

(Sürecek)