Başbakan Davutoğlu canlı yayında

Başbakan Davutoğlu canlı yayında
Başbakan Davutoğlu canlı yayında
- Davutoğlu: (3) - "Geldiğimiz noktada ülkenin yüzde 14'ünü kontrol edebilen ve 5 milyon vatandaşını yurt dışına sürmüş, 7 milyon vatandaşını ülke içinde barınaksız bırakmış bir liderin ülkesine barış getirebilmesi, artık imkansızdır" - "Böylesi bir yönetimin Suriye'ye barış getireceğini iddia etmek, tarih ve realite bilmemek, Suriye halkının acısını görmemek anlamına gelir"

İZMİR (AA) -  AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, ülkesinin yüzde 14'ünü kontrol edebilen, 5 milyon vatandaşını yurt dışına süren, 7 milyon vatandaşını ülke içinde barınaksız bırakan Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad'ın ülkesine barış getirebilmesinin, imkansız olduğunu söyledi.

Davutoğlu, Show TV, Habertürk TV ve Bloomberg HT TV ortak yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

"Türkiye'nin şartlı olarak Esad'la geçişe onay verdiği" yönündeki iddiaların hatırlatılması üzerine Davutoğlu, ilk aşamada, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad'la reform yapılıp Suriye'de istikrarın korunabileceğini düşündüklerini, 2011 yılının ocak ayından eylüle kadar bu politikayı takip ettiklerini söyledi.

Esad, reform yerine halkına zulmetmeye başladığında şimdi konuşulan Esad'ın cumhurbaşkanlığı yetkilerinin daha güçlü başbakana veya bütün mezheplerin, toplumun tüm kesimlerinin olduğu bir otoriteye teslim edildiği bir yapıya devredilmesi gerektiğini, bir yıl kadar Rusya, İran ve herkesle konuştuklarını anlatan Davutoğlu, şöyle konuştu:

"Ama 2012'den itibaren Esad, varil bombaları kullanmaya, Türkiye ve çevre ülkelere milyonlarca Suriyeliyi sürmeye başladığında o zaman Esad'la bu işin olma ihtimalinin artık olmadığı kanaatiyle Esad'a karşı net tavrımızı aldık. Bu konuda ilk planımız da 2012'nin yazıdır, yani Esad'ın mutlaka gitmesi gerektiği. Ondan önce hatırlarsanız, ben dışişleri bakanı olarak Faruk Şara modelinden bahsetmiştim. Onları artık tartışmıyorum. Ama geldiğimiz noktada ülkenin yüzde 14'ünü kontrol edebilen ve 5 milyon vatandaşını yurt dışına sürmüş, 7 milyon vatandaşını ülke içinde barınaksız bırakmış bir liderin ülkesine barış getirebilmesi, artık imkansızdır."

- "İşgal ordusunun kendi ülkesini bombalamasına izin veren bir rejim"

Davutoğlu, Rusya ve İran'ın, Esad'ın arkasında olduğuna işaret ederek, "Mesele, Suriye halkı arkasında mı, Suriye halkı ne diyor? Suriye halkı arkasında olsaydı, şu an Rus uçakları orayı bombalıyor olmazdı. İşgal ordusunun kendi ülkesini bombalamasına izin veren bir rejim, meşru olabilir mi? Ama ne olur, bir tek Esad'ın gidişi konuşulur" diye konuştu.

Dışişleri Bakanı Feridun Sinirlioğlu'nun, gün içinde (dün) Suudi Arabistan, Rusya ve ABD ile görüşmelerde bulunduğunu dile getiren Davutoğlu, "Her formül görüşülüyor. Esad'ın gidişi üzerine, Cenevre 1 ve 2 bağlamında atılacak adımlar görüşülüyor ama nihai kertede, böylesi bir yönetimin Suriye'ye barış getireceğini iddia etmek, tarih ve realite bilmemek, Suriye halkının acısını görmemek anlamına gelir" ifadelerini kullandı.

- "Bir başbakan olarak değil, dürüst aydın, insan olarak isyan ediyorum"

Başbakan Davutoğlu, geçmişte Esad'ı savunmayan hatta Esad'la iyi ilişkiler kurdukları için kendilerini eleştiren Türkiye'den bazı basın yayın organlarının, şimdi Esad'la geçişi neredeyse formül gibi sunmaya çalıştığına işaret ederek, şunları anlattı:

"Basın etiği bağlamında o kadar üzüldüm ki paylaşmak da isterim. İki gün önce sabahleyin hazırlıkları yaparken -bir yandan da televizyon açık olur izlerim, günün akışı içinde başka da vaktimiz olmuyor- Türkiye'den önemli bir haber kanalı Rus İHA'larının Şam'dan çektiği görüntüleri veriyor. Bütün binalar yıkılmış, yollar tahrip edilmiş, hava bombardımanı da sürüyor. Havadan bombaların düştüğünü görüyorsunuz. Yorumcu, görüntüleri gösterdikten sonra 'Şam'dan orijinal görüntüler' diyor ve şu yorumu yapıyor; 'Şam'a gidip Şam'da Esad'ın devrilmesinden sonra namaz kılacağını söyleyenler - yani bizleri kastediyor- herhalde ne kadar yanlış olduğunu anlamışlardır' gibi. Yani Allah aşkına, tam da burada, o görüntüleri çıkaran Esad. O Şam, Halep görüntüleri bir tek yolla olur, hava bombardımanıyla. Allah aşkına, Halep'i, Şam'ı biz mi bombaladık? Halep'te bir tek Türk mermisi, bombası mı var? Sen ait olduğun ülkeye hakaret edercesine sırf bizi yıpratmak için Esad'ı meşru, mazur, neredeyse kahraman gösteren bir yayın yapıyorsun. Burada gerçekten bir başbakan olarak değil, dürüst aydın, insan olarak isyan ediyorum."

"Bu katil, 300 bin insanı öldürdü" diyen Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Geçmişte, kendi halkına zulmetmediği dönemde, bizim dostumuzdu. Şu anda 2 milyon 200 bin Suriyeli Türkiye'de. Sıradan birisini çekin, 'Suriye'ye Esad barış getirebilir mi, Esad durmaya devam ederse ülkene geri gider misin' diye sorun bakalım. Yetim çocuklara, bacakları ampute edilmiş genç kızlara sorun. Ben onların hepsini gördüm. O genç hanımefendi, spiker, orada yorum yaparken bana, cumhurbaşkanına hakaret etmek için kaç genç kızın ampute edildiğini, bacaksız kaldığını biliyor mu? Bunu biz mi yaptık? Utanmak lazım. Gerçekten bunu içimden gelen isyanla söylüyorum. Bugün bize Esad'ı pazarlamaya çalışan bazı yazarlar, ben başdanışmanken 'Suriye-İsrail görüşmelerini yapıyorum' diye eleştiriyorlardı."

- "Tek parti iktidarı olma iddiasıyla buradayız"

Ahmet Davutoğlu, "Seçmen niye size, AK Parti'ye oy versin?" sorusuna ise 13 yıllık başarı hikayelerinin ortada olduğunu, seçim beyannameleriyle vizyoner bir Türkiye portresi çizebilen, verdikleri taahhütleri yerine getirebilen tek parti olduklarını söyledi.

" CHP istediği kadar vadetsin, koalisyona girmesi bile şüpheli olan birinin vaadine ne kadar itibar edilir?" diyen Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bunun için Türkiye'de huzur ve istikrar isteyen, Türkiye'nin etrafındaki ateş çemberinden korunmasını, terörle etkin mücadele isteyen ama aynı zamanda vatandaşlık haklarının en iyi şekilde korunmasını isteyen, kimsenin tahkir edilmediği, dışlanmadığı, ötekileştirilmediği Türkiye özlemi içinde olan, Türk'ü, Kürt'ü, Sünni'si, Alevi'si, hepsinin tek umut olarak göreceği parti, AK Parti. Bu çerçevede de ben halkımızın basiretle AK Parti'nin tek başına iktidar olması için oy kullanacağı kanaatindeyim. Hatta bizi çoğu zaman eleştirenlerin dahi 7 Haziran'dan bu yana partilerin ve liderlerin gösterdiği performansa bakarak, Türkiye'nin sigortası ve mayasının AK Parti olduğu gerçeğinden hareketle ülkenin geleceği için, bazı konuları eleştirseler bile, bize destek vereceklerini düşünüyorum."

(Sürecek)